Ortadoğu yanıyor…
Ama mesele sadece bir coğrafyanın gerilimi değil.
Bugün İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ekseninde şekillenen kriz, aslında yeni bir dünya düzeninin taşlarını döşüyor.
Bu ateşin dumanı ise en çok bizim coğrafyamıza, yani Kafkasya’ya ve Türkistan’a ulaşıyor.
Çünkü artık savaşlar sadece cephede kazanılmıyor.
Koridorlarda, enerji hatlarında, ticaret yollarında kazanılıyor.
Ve bu yeni oyunda en kritik hamlelerden biri, hiç şüphesiz Azerbaycan tarafından yapıldı.
Karabağ Zaferi…
Bu zafer sadece bir toprak kazanımı değildir.
Bu zafer, Türk dünyasının jeopolitik hafızasının yeniden ayağa kalkmasıdır.
Bu zafer, “biz buradayız” diyen bir iradenin sahaya yansımasıdır.
Azerbaycan artık sadece bir ülke değil;
denge kuran, oyun bozan ve gerektiğinde oyun kuran bir aktördür.
Bugün asıl savaş, haritalar üzerinde çizilen yeni ticaret yollarında veriliyor.
Zengezur Koridoru…
Bu sadece bir ulaşım hattı değildir.
Bu, Türk dünyasının birbirine bağlanmasıdır.
Bu, doğudan batıya uzanan kadim yolun yeniden dirilmesidir.
Ve tam da bu yüzden, bu koridor üzerinde küresel bir satranç oynanıyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgede uzun vadeli, hatta 99 yıllık hakimiyet planları konuşuluyorsa, bilin ki mesele sadece ekonomi değil.
Bu, hakimiyet meselesidir.
Bu, küresel gücün yeniden dağıtılmasıdır.
Bir başka kritik başlık: enerji…
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her kriz, dünyayı titretiyor.
Çünkü enerji, modern çağın silahıdır.
Ama artık alternatifler konuşuluyor.
Türkistan…
Zengin yer altı kaynakları, doğalgaz rezervleri ve stratejik konumuyla yeni bir enerji merkezi olma yolunda ilerliyor.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu, “tek kapıya mahkumiyet” devrinin bitmesi demektir.
Ve en kritik kırılma noktası…
Dolarsızlaşma!
Bugün enerji ticaretinde, ülkeler kendi para birimleriyle alışveriş yapmayı konuşuyorsa, bu sadece ekonomik bir tercih değildir.
Bu, mevcut küresel finans sistemine karşı açık bir meydan okumadır.
Bu, “tek kutuplu dünya” düzenine vurulan bir darbedir.
Tüm bu gelişmelerin ortasında bir gerçek var:
Dünya değişiyor.
Ve bu değişim, en çok bizim coğrafyamızı etkiliyor.
Kafkasya, Türkistan ve Ortadoğu artık sadece kriz bölgeleri değil;
aynı zamanda geleceğin merkezidir.
Bu süreçte ya oyunun kurucusu olacağız…
Ya da başkalarının yazdığı senaryoda figüran.
Başka bir ihtimal yok.
Türk milleti tarih boyunca yol açmıştır.
Yol takip eden değil, yol gösteren olmuştur.
Bugün de aynı iradeye, aynı şuura, aynı dirilişe ihtiyacımız var.
Çünkü mesele artık sadece sınırlar değil…
Mesele, geleceğin kim tarafından yazılacağıdır.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk

YORUMLAR