Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği’nden Çarpıcı Uyarı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği, “Çocuklarımızı Kaybediyoruz” başlıklı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, dijital bataklık, eğitim sistemindeki ezberci yapı ve sosyal alan eksikliği eleştirilirken, “Bugün susarsak yarın çok geç olacak” uyarısı yapıldı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve

Son iki günde Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, sivil toplum kuruluşlarını da harekete geçirdi. Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karataş imzasıyla yayımlanan basın açıklaması, adeta bir “yangın çığlığı” niteliği taşıyor.

“KORKU PANDEMİSİ YAŞIYORUZ”

Dernek, açıklamasına çarpıcı bir tespitle başlıyor:

“Sabahları çocuklarımızın çantasını hazırlayıp onları okula uğurlarken içimizde hissettiğimiz o ağır tedirginliği, ‘Acaba bugün eve sağ salim dönebilecek mi?’ korkusunu artık saklayamıyoruz. Sadece sokakta veya otobüste değil; çocuklarımızın en güvende olması gereken okullarımızda bile artık derin bir ‘korku pandemisi’ yaşıyoruz.”

Açıklamada, ihtiyaçlar hiyerarşisinin en temel basamağı olan “güvende olma” hissinin kaybedildiği, bu ortamda toplum olarak akıl sağlığının korunmasının zorlaştığı vurgulandı.

“ŞİDDETİ UYGULAYANLAR KENDİ ÇOCUKLARIMIZDI”

Dernek, yaşanan acı olaylara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul bahçelerinde yaşanan o acı olayları izlerken sadece öfke değil, derin bir kalp ağrısı çektik. Çünkü o şiddeti uygulayanlar, eline kalem yakışması gereken, henüz ortaokul çağındaki kendi çocuklarımızdı. Biz bu çocukları tanıyoruz; onlarla sokakta, sahada her gün göz göze geliyoruz.”

DİJİTAL OYUNLAR VE İNTERNET KAFELER TEHLİKESİ

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, çocukların maruz kaldığı dijital şiddete ilişkin:

“Bu çocuklar maalesef sanal dünyaların, şiddet dolu dijital oyunların içinde kayboluyorlar. Okulun hemen köşesindeki internet kafelerde, yaş sınırlarına hiç bakılmadan saatlerce ekranlara hapsediliyorlar. Karşımızda empati kurmayı öğrenemeden, şiddeti tek çözüm yolu sanarak büyüyen ve gerçek hayatla bağı tamamen kopmuş bir nesil tehlikesi var.”

EĞİTİM SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ: “KUBBE ÜSTÜNDE CEVİZ KURUTMAK”

Dernek, eğitim sistemine de sert eleştiriler yöneltti:

“Eğitim sistemimiz de onlara ne yazık ki merhem olamıyor. Asırlar önce Sadi Şirazi’nin uyardığı gibi, adeta ‘kubbe üstünde ceviz kurutmaya’ çalışıyoruz. Her çocuğun kalbi, aklı ve yeteneği birbirinden o kadar farklıyken; hepsini aynı kalıba sokmaya çalışmak, onların eşsiz potansiyellerini körelten ve çocuklarımıza faydadan çok zarar veren bir yaklaşımdır.”

Açıklamada, “Nasıl ki yeni bir bina yaparken önce zemin etüdü yapılıyorsa, çocuklarımızın da yeteneklerine göre bir zemin etüdü yapılmalıdır” ifadesiyle bireysel farklılıklara dikkat çekildi.

Gençlerdeki umutsuzluğa da değinilen açıklamada, “’Okusam da işsiz kalırım’ diyerek hayal kurmaktan vazgeçen her genç, sokağın ve bağımlılığın kucağına itilmiş, şiddetin en kolay avı haline gelmiştir” denildi.

STK’LARA DA ELEŞTİRİ: “İĞNEYİ KENDİMİZE BATIRALIM”

Dernek, sivil toplum kuruluşlarına yönelik de özeleştiride bulundu:

“Bizler sivil toplum kuruluşları olarak iğneyi biraz da kendimize batırmalıyız. Sadece kâğıt üzerinde kalan, süslü raporlardan öteye geçmeyen projelerle kamu kaynaklarını harcamak, sahada gerçekten dertlenen insanların emeğine ihanettir. Bizim raporlara değil; doğrudan o çocukların kalbine, o ailelerin evine dokunmaya ihtiyacımız var.”

ÜÇ MADDELİK ÇAĞRI

Dernek, çözüm için şu üç adımın atılmasını talep etti:

ÇağrıAçıklama
Dijital bataklığı kurutalımOkul çevrelerindeki internet kafeler ve dijital platformlar tavizsiz denetlenmeli, çocuklar sanal şiddetten çekilmeli.
Birey odaklı eğitime geçelimEğitim sistemi çocukları eleyen yapıdan kurtarılıp, her çocuğun içindeki cevherin keşfedildiği bir yuvaya dönüştürülmeli.
Sosyal alanlar açalımGençlere kendilerini ifade edebilecekleri sosyal, sportif ve sanatsal alanlar açılmalı; öfkeleri umuda dönüştürülmeli.

“BUGÜN SUSARSAK, YARIN ÇOK GEÇ OLACAK”

Açıklamanın sonunda dernek Başkanı Ömer Karataş şu uyarıyı yaptı:

“Bugün o çocukların ellerinden tutmazsak, yarın kendi çocuklarımızın güvenliği için ağlamaya hakkımız olmayacak. Gençlerimizin geleceği, öğretmenlerimizin güvenliği ve toplumumuzun huzuru için artık vakit kaybetme lüksümüz yoktur. Bugün susarsak, yarın çok geç olacak!”

Basın açıklamasının tam metni

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği’nin yayımladığı basın açıklamasının tam metni şöyledir:

KOCAELİ BAĞIMLILIKLA MÜCADELE VE REHABİLİTASYON DERNEĞİ
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 15 Nisan 2026
Konu: Çocuklarımızı Kaybediyoruz: Gelin, Geleceğimizin Ellerinden Birlikte Tutalım!

Sabahları çocuklarımızın çantasını hazırlayıp onları okula uğurlarken içimizde hissettiğimiz o ağır tedirginliği, “Acaba bugün eve sağ salim dönebilecek mi?” korkusunu artık saklayamıyoruz. Sadece sokakta veya otobüste değil; çocuklarımızın en güvende olması gereken okullarımızda bile artık derin bir “korku pandemisi” yaşıyoruz. İhtiyaçlar hiyerarşisinin en temel basamağı olan “güvende olma” hissini kaybettiğimiz bu ortamda, toplum olarak akıl sağlığımızı nasıl koruyacağız?

Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul bahçelerinde yaşanan o acı olayları izlerken sadece öfke değil, derin bir kalp ağrısı çektik. Çünkü o şiddeti uygulayanlar, eline kalem yakışması gereken, henüz ortaokul çağındaki kendi çocuklarımızdı. Biz bu çocukları tanıyoruz; onlarla sokakta, sahada her gün göz göze geliyoruz.

Bu çocuklar maalesef sanal dünyaların, şiddet dolu dijital oyunların içinde kayboluyorlar. Okulun hemen köşesindeki internet kafelerde, yaş sınırlarına hiç bakılmadan saatlerce ekranlara hapsediliyorlar. Karşımızda empati kurmayı öğrenemeden, şiddeti tek çözüm yolu sanarak büyüyen ve gerçek hayatla bağı tamamen kopmuş bir nesil tehlikesi var.

Eğitim sistemimiz de onlara ne yazık ki merhem olamıyor. Asırlar önce Sadi Şirazi’nin uyardığı gibi, adeta “kubbe üstünde ceviz kurutmaya” çalışıyoruz. Her çocuğun kalbi, aklı ve yeteneği birbirinden o kadar farklıyken; hepsini aynı kalıba sokmaya çalışmak, onların eşsiz potansiyellerini körelten ve çocuklarımıza faydadan çok zarar veren bir yaklaşımdır. Nasıl ki yeni bir bina yaparken önce zemin etüdü yapılıyorsa, çocuklarımızın da yeteneklerine göre bir zemin etüdü yapılmalıdır. İşin en acı tarafı ise, gençlerimizin gözlerine baktığımızda gördüğümüz o umutsuzluktur. “Okusam da işsiz kalırım” diyerek hayal kurmaktan vazgeçen her genç, sokağın ve bağımlılığın kucağına itilmiş, şiddetin en kolay avı haline gelmiştir.

Bizler sivil toplum kuruluşları olarak iğneyi biraz da kendimize batırmalıyız. Sadece kâğıt üzerinde kalan, süslü raporlardan öteye geçmeyen projelerle kamu kaynaklarını harcamak, sahada gerçekten dertlenen insanların emeğine ihanettir. Bizim raporlara değil; doğrudan o çocukların kalbine, o ailelerin evine dokunmaya ihtiyacımız var.

Lütfen artık hepimiz şapkamızı önümüze koyalım. Sadece kınayarak veya görmezden gelerek hiçbir şeyi çözemeyiz. Gelin, şu adımları hep birlikte atalım:

• Dijital Bataklığı Kurutalım: Okul çevrelerindeki internet kafeleri ve dijital platformları tavizsiz şekilde denetleyerek çocuklarımızı bu sanal şiddetten çekip alalım.

• Birey Odaklı Eğitime Geçelim: Eğitim sistemimizi çocukları eleyen bir yapıdan kurtarıp; zorla ezberletilen bilginin “mürekkebi kurumadan” kaybolmadığı, her çocuğun içindeki cevherin keşfedildiği bir yuvaya dönüştürelim.

• Sosyal Alanlar Açalım: Gençlerimize kendilerini ifade edebilecekleri sosyal, sportif ve sanatsal alanlar açalım ki; içlerinde biriken öfkelerini buralarda umuda dönüştürsünler.

Bugün o çocukların ellerinden tutmazsak, yarın kendi çocuklarımızın güvenliği için ağlamaya hakkımız olmayacak. Gençlerimizin geleceği, öğretmenlerimizin güvenliği ve toplumumuzun huzuru için artık vakit kaybetme lüksümüz yoktur.

Bugün susarsak, yarın çok geç olacak!

Saygılarımızla

Ömer Karataş
Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı