Telefonlarımız artık sadece birer iletişim aracı değil. Günün yirmi dört saati açık, ışıl ışıl parlayan birer dijital kumarhane halini aldı maalesef.
Sokakta yürürken, televizyon izlerken, hatta evlatlarımızın baktığı ekranlarda bile bahis reklamlarıyla karşılaşıyoruz. Bu illet, evlerimizin en mahrem yerine kadar girdi.
Dernek çatısı altında sahada birebir gördüğümüz acı tablo bize şunu söylüyor: Bu iş artık bütçe meselesi, ekonomi meselesi olmaktan çoktan çıktı. Geleceğimizi, aile bağlarımızı ve çocuklarımızı kemiren derin bir vicdan yarası, hatta bir beka meselesi haline geldi.
Hastane Koridorlarındaki Sessiz Çığlık
Tedavi merkezlerinin kapısını çalan anne babaların feryatlarına kulak verin. Büyükşehirlerdeki psikiyatri hastanelerinde madde bağımlılığından sonra ikinci sırada ne var biliyor musunuz?
Sanal kumar ve sanal bahis bağımlılığı.
Düğün yapma hayali kuran, bu ülkede onurlu bir yaşam sürmek isteyen gençlerimiz, ekonomik sıkıntılar ile bu sanal bataklığın vadettiği “kolay para” yalanı arasında ezilip gidiyor. Her yüz evliliğe karşılık onlarca boşanmanın yaşandığı, aile bağlarının koptuğu bir dönemden geçiyoruz. Her gencin cebine kadar giren bu dijital kumarhaneler, toplumsal dokumuzu içeriden çürütüyor.
“Yasal” Olanın Masumiyeti Var mı?
Devamlı yasa dışı bahis ve kumarla mücadele edildiğini duyuyoruz. Tabii ki edilsin, sonuna kadar üstüne gidilsin. Peki ya adına “yasal” denilenler?
Ekranlarda yasal kumarın reklamları serbestçe dönerken; içkinin, sigaranın reklamı yasak olan bu ülkede kumarın teşvik edilmesi hangi vicdana sığar? Biri yasal yolla oynatılmış, diğeri yasa dışı… Ne fark eder? O masalarda kaybedilen yoksulun ekmek parası, gencin umudu, ailenin huzuru. İnsanların dişinden tırnağından artırarak kurduğu hayallerin bir tuşla yok edilmesi artık durdurulmalı.
BTK ve Kararlı Adım Vakti: Güney Kore Modeli Mümkün
Bu iş sadece “çocuklar oynamayın” diyerek ya da üç beş uyarı broşürü dağıtarak çözülemez. Dünyada bunun örnekleri var. Mesela Güney Kore, gençlerini bu uçurumdan korumak için çok sert adımlar attı; zararlı sitelerin ve sunucu merkezlerinin erişimini kökünden engelledi.
Bizim ülkemizde de bu iradeyi göstermek pekâlâ mümkün. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar isterse neler yapılmaz ki:
* Bu sanal kumar ve bahis platformlarının server merkezlerine giden yollar kökten kapatılabilir.
* Ülke içindeki tüm dijital kumar ağlarının sunucu ve altyapı bağlantıları kesilebilir.
* Reklamı yapılan ve para transferine izin veren tüm dijital kapılar tek kararla kapatılabilir.
Eğer bu sanal kumar çarkının fişini çekmek teknik olarak imkân dahilindeyse; bu ülkenin huzuru ve evlatlarımızın yarınları için o adım bir an önce atılmalıdır.
Bir ülkenin en büyük zenginliği betonu, binaları ya da kasasındaki parası değildir. Bir ülkenin en büyük zenginliği; zihni berrak, hayalleri olan genç nesilleridir.
O nesillerin ekran başındaki sanal masalarda harcanmasına göz yumarsak, yarın çıkıp evlatlarımıza verecek hiçbir cevabımız kalmaz.
Bu sessiz felakete artık hep birlikte “dur” demeliyiz.
Ömer Karataş – Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

YORUMLAR