Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Oğuzhan Kaplan
Oğuzhan Kaplan

Şu Sıralar Hiç Anlamadığım Beş Şey

BU “TINY HOUSE” MERAKI

Bakıyorum herkesin dilinde bir “Tiny House”dur gidiyor. Neymiş? Doğayla iç içe olacakmışız, az eşyayla mutlu olacakmışız. Yahu kardeşim, biz zaten yıllarca o küçücük evlerden kurtulmak için çabalamadık mı? Otuz metrekareye koca bir hayatı sığdırınca ruhumuz mu genişliyor, yoksa sadece eşyaların arasında hapis mi kalıyoruz? Bana biraz “yokluk güzellemesi” gibi geliyor, hadi hayırlısı.

​RESTORANLARDAKİ O MANASIZ “ŞOV”LAR

Yemek yemeye mi gidiyoruz, sirk izlemeye mi belli değil. Garson geliyor, masanın ortasında bir şeyler yakıyor. Öteki taraftan biri çıkıyor, eti havadan tuzluyor. Arkadaş, ben sadece karnımı doyurmak istiyorum! Eti tabağıma sessizce bırakıp gidebilir misin? Lütfen. O ateşler, o gürültüler, o gereksiz tantana… Hepsi hesaba eklenen ekstra 5 bin lira demek. Başka bir şey değil.

​SOSYAL MEDYADAKİ “MÜKEMMEL HAYAT” POZLARI

Herkes çok mutlu. Herkes her sabah detoks suyuyla uyanıyor. Herkesin spor salonunda karın kası var. Herkes her hafta sonu başka bir Avrupa şehrinde “espresso” yudumluyor. Peki, bu ülkedeki bu kredi kartı borçları kimin? Kim bu sabah işe giderken metrobüste oflayan amca? Sosyal medya bir “mutluluk tiyatrosuna” dönüştü. Ve biz de en önden bilet almış izliyoruz.

ŞU “YAPAY ZEKA” KORKUSU

“Yapay zeka işimizi elimizden alacak, robotlar dünyayı ele geçirecek…” Geçelim bunları efendim, geçelim. Yapay zeka dediğin şey daha “Bugün ne pişirsem?” sorusuna doğru düzgün cevap veremiyor. Bizim asıl sorunumuz yapay zeka değil, “doğal zekayı” kullanmamakta ısrar etmemiz. Robotlar dünyayı ele geçirirse, emin olun bizim bürokrasiden dolayı sistemi kilitlerler, iki güne vazgeçerler.

​HER ŞEYE ACAYİP SİNİRLENME HALİMİZ

Trafikte kornaya basana sinirliyiz. Yanlış bakana sinirliyiz. Twitter’da (ya da her neyse işte) farklı düşünene sinirliyiz. Şöyle bir derin nefes alıp “Ya sen de haklısın” demeyi ne zaman unuttuk biz? Herkes her an patlamaya hazır bir bomba gibi sokaklarda geziyor. Biraz sakinlik beyefendiler, biraz nezaket hanımefendiler… Vallahi dünya batmıyor.

​BİR DE ŞU VAR…

​Geçen gün bir kafede gördüm. Gençten bir çocuk, karşısındaki kıza bakmıyor bile. İkisi de telefonlarına gömülmüş.

Soruyorum şimdi:

Bu mu yani iletişim?

Bu mu yani sosyalleşmek?

Eğer buysa, ben eski usul “göz göze bakışıp susmayı” bin defa tercih ederim.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER