Bir ülkede servet sahibi olmak, fabrika kurmak, yatırım yapmak, istihdam sağlamak elbette kıymetlidir. Ancak hiçbir servet, hiçbir makam, hiçbir ekonomik güç; bir insana milletin herhangi bir kesimini küçümseme, aşağılama veya alay konusu yapma hakkı vermez.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine iş insanı Rahmi Koç hakkında “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama” suçlaması kapsamında soruşturma başlatıldığı açıklandı. Burada önemli olan şahısların kimliği değil, hukukun işletilmesidir. Çünkü hukuk devletinde isimler değil, fiiller yargılanır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel karakteri hukuk devletidir. Hukukun önünde ne zengin fakir ayrımı vardır ne de makam mevki üstünlüğü. Eğer ortada toplumun bir kesimini hedef alan, insan onurunu zedeleyen, ayrıştırıcı ve aşağılayıcı ifadeler varsa bunun değerlendirilmesi mahkemelerin görevidir.
Milliyetçilik, bazı çevrelerin zannettiği gibi insanları aşağılamak değildir. Tam tersine milliyetçilik; Türk Devleti’nin çatısı altında yaşayan her vatandaşın onurunu, hukukunu ve insanlık değerini korumaktır. Türk milliyetçisi; kökenine, mezhebine, bölgesine bakmaksızın devletine bağlı her vatandaşın şerefini kendi şerefi bilir.
Bu nedenle bir insanın zengin olması, holding sahibi olması veya ekonomik güce sahip olması onu hukukun üstüne çıkarmaz. Servet büyüdükçe sorumluluk da büyür. Toplum önünde bulunan insanların kullandıkları her kelime, yaptıkları her açıklama milyonlara ulaşmaktadır. Bu yüzden sözün ağırlığını bilmek zorundadırlar.
Unutulmamalıdır ki tarih boyunca nice servet sahipleri geldi geçti. Ancak milletin hafızasında kalanlar servetleri değil, milletine gösterdikleri saygı ve bıraktıkları ahlaki mirastır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemeleri vardır. Bir iddia ortaya atıldığında hükmü sosyal medya değil, bağımsız yargı verir. Bizim beklentimiz de budur. Kim olursa olsun, hangi aileden gelirse gelsin, hangi ekonomik güce sahip olursa olsun; hukuk önünde eşitlik ilkesi tavizsiz uygulanmalıdır.
Çünkü adaletin terazisi kişilere göre eğilip bükülmeye başladığı gün devlet zayıflar. Hukukun herkese eşit uygulandığı gün ise devlet güçlenir, millet huzur bulur.
Türk Devleti’nin büyüklüğü, zenginlerini korumasında değil; vatandaşlarının onurunu korumasındadır. Ve hiç kimse, sahip olduğu servetin gölgesine sığınarak milletin herhangi bir evladını küçümseme hakkını kendinde göremez.

YORUMLAR