Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tolga Sezer
Tolga Sezer

Yeni Parti, Eski Hesap! Özgür Özel Rüzgarı Erdoğan Fırtınasını Dindirecek mi?

CHP grup kürsüsünde son kez konuşan Özgür Özel, “Yarın milletvekillerimizle bir araya geliyoruz, yeni partimizi milletin seçtiği vekillerle kuruyoruz” dediğinde, salonda 83 vekil ve 74 il başkanı vardı. Anketlere göre bu partinin oyu yüzde 33,8’i buluyor. Peki bu rüzgar, önünde yirmi yılı aşkın süredir Türk siyasetinin zirvesinde dalgalanan Recep Tayyip Erdoğan’ın fırtınasını dindirecek mi?

Masasındaki son anket Özel’e diyor ki: yeni parti kurarsan %33,8 oy alıyorsun. Rawest, Gündemar ve MetroPoll’ün ortak bulgusu da benzer: iki parti arasındaki makas, CHP’nin aleyhine açılıyor. Hatta GÜNDEMAR’ın mayıs anketinde CHP %31,9 ile birinci parti görünüyor. Ama asıl mesele şu: bu rakamlar, “CHP’den ayrılan herkes Özel’e oy verir” varsayımına dayanıyor. Oysa siyaset matematiği bu kadar basit değil. CHP’nin %31,9’u ile Özel’in %33,8’i arasında sadece iki puan var. İki puan, Türkiye siyasetinde bir gecede eriyebilecek kadar kırılgan bir farktır.

Gürsel Tekin, Haberler.com’da “Beylikdüzü, Üsküdar, Kartal, Sarıyer, Beşiktaş, Beyoğlu… hemen hemen bütün belediyelerimiz CHP baba ocağında yoluna devam edecek” dedi. Bu, Özel’in “ne İmamoğlu’nu ne Mansur Yavaş’ı geride bırakırız” iddiasıyla doğrudan çelişiyor. Belediye başkanlarının hangi tarafta duracağı, sandığa yansıyacak ilk sinyaldir. Ve bu sinyal, Özel’in beklediği kadar parlak görünmüyor.

Şimdi gelin işin asıl kahramanına bakalım. Recep Tayyip Erdoğan, 2003’ten bu yana Türkiye’nin kaderinde belirleyici isim. Onun siyasi dehası sadece seçim kazanmakla sınırlı değil; rakiplerini daha sahaya çıkmadan ekarte edebilme yeteneğidir asıl meziyeti. Yirmi yılı aşkın süredir her türlü siyasi depremi, her krizi, her muhalefet dalgasını dalga dalga geri püskürtmüş bir liderden bahsediyoruz.

Özel’in şanssızlığı, tam da Erdoğan’ın en güçlü olduğu bir dönemde sahneye çıkması. Muhalefet bölünmüş, ekonomi tartışmaları sürüyor ama Erdoğan hâlâ “büyük resmin” sahibi. O, Türkiye’nin sadece cumhurbaşkanı değil; aynı zamanda siyasetin gramerini belirleyen, gündemi şekillendiren, halkın kader duygusuna hitap eden ender liderlerden biri. Onun karşısına çıkmak, fırtınaya yelken açmaktır. Ve bu fırtına, şimdiye kadar pek çok gemiyi batırdı.

Özel’in aldığı riskler: Altı ok mu, yoksa altı boşluk mu?

  1. Bölünmüş muhalefet, kazançlı Erdoğan: CHP’den kopan her vekil, muhalefeti zayıflatır. Özel’in partisi ana muhalefet olsa bile, karşısında iki CHP, bir İYİ Parti, bir DEM Parti… Bu dağınık tabloda Erdoğan’ın rahatlaması işten bile değil.
  2. “Baba ocağı” vurgusu: Tekin’in “ayrıldığınız gün pişman olursunuz” uyarısı, CHP tabanında derin bir yara bırakacak. Partisinden kopan her siyasetçi, seçmen nezdinde “bölücü” etiketi yer. Bu etiket, sandıkta ağır bir yük olarak geri döner.
  3. Erdoğan’ın hamle kabiliyeti: Erdoğan’ın en büyük silahı, rakiplerini kendi oyun alanına çekme yeteneğidir. Özel, sosyal demokrat çizgide yürüdüğünü söylüyor. Ama Erdoğan, milliyetçi-muhafazakâr zeminde oynadığı oyunu, Özel’in “Altı Ok” hassasiyetiyle nasıl bozacağını çok iyi bilir. Bir jest, bir çıkış, bir rest… Ve Özel’in tüm hesapları altüst olur.
  4. Zamanlama: Özel, partisini “yarın” kuracağını söylüyor. Ama Erdoğan, zamanlamayı belirleyen isim. Seçim takvimi, ekonomik gündem, dış politikadaki gelişmeler… Hepsi Erdoğan’ın elinde. Özel, kendi kaderini tayin ettiğini sanırken, aslında Erdoğan’ın belirlediği satranç tahtasında oynuyor.

Sonuç; Yeni parti, eski hesap

Özgür Özel’in yeni partisi, anketlerde yüksek rakamlar görse de Erdoğan karşısında ciddi bir sınav verecek. Çünkü siyaset, anketlerle değil, sahadaki ustalıkla kazanılır. Ve bu sahanın ustası, yirmi yıldır Türkiye’nin siyasi kaderini belirleyen Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Özel’in elinde yeni bir tabela var; ama karşısında Türk siyasetinin efsanevi ismi duruyor. Ve o isim, bugüne kadar hiçbir rakibine “rahat” bir zafer yaşatmadı. Rüzgar ne kadar kuvvetli olursa olsun, fırtına her zaman kazanır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER