28 Şubat’ta başlayan o meşum saldırıların üzerinden tam 11 gün geçti, 12. günün içindeyiz. Trump “4 haftada bitiririz” diyordu ama Ortadoğu bataklığı yine bildiğini okuyor. İşte son durum:
Hamaney Sonrası İran:
Dini liderin hayatını kaybetmesiyle İran’da 40 günlük yas ilan edildi ama cephede yas falan yok. İran, Basra Körfezi’ndeki ABD üslerini vurmaya devam ediyor. “Rejim çöker” diyenler yanıldı; halk, dış saldırı karşısında şimdilik kenetlenmiş görünüyor.
Türkiye’nin “Füze” Alarmı:
4 Mart’ta Türkiye yönüne gelen o balistik mühimmatın NATO tarafından imha edilmesi bardağı taşıran son damlaydı. Ankara, “Savaş kapımıza dayandı” diyerek itidal çağrılarını en üst perdeye çıkardı.
Trump’ın Çıkmazı
Biden’a “beceriksiz” diyen Trump, şimdi Netanyahu’nun stratejik oyuncağı haline gelmiş durumda. Amerikan çocukları, İsrail’in bölgesel planları için yine ateşe atılıyor.
İmamoğlu Davası: Büyük Bir Hukuki Hesaplaşma
Davanın üçüncü gününde Silivri’de tansiyon düşmüyor. “Siyasi operasyon” yorumlarını bir kenara bırakıp, iddianamenin ve mahkeme salonunun soğuk gerçeklerine bakalım:
Rakamlar Dudak Uçuklatıyor
160 milyar TL’lik kamu zararı iddiası… Bu, sadece bir yerel yönetim davası değil; Türkiye tarihinin en büyük “yolsuzluk ve örgüt kurma” suçlamalarından biri olarak kayda geçiyor. 407 sanıklı bir devasa dosyadan bahsediyoruz.
Salondaki Gerginlik
Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasındaki o “söz sırası” tartışması… Jandarma barikatı arkasında yapılan savunmalar… İmamoğlu, suçlamaları reddedip “Bu bir hukuk mücadelesidir” diyor. Heyet ise “Duruşmayı uzatmayın” uyarısında ısrarcı.
Peki Ne Olacak?
İddianamede istenen hapis cezaları bin yılları buluyor. Bu bir hukuki süreç; kanıtlar konuşacak, belgeler yarışacak. Ama sokaktaki vatandaşın merakı şu: Bu dava 2028 seçimlerinin ön sözü mü, yoksa gerçekten bir temiz eller operasyonu mu?
Dışarıda nükleer tesislerin bombalandığı bir bölge savaşı, içeride ise ülkenin en büyük şehrinin başkanının yargılandığı devasa bir dosya. Mart 2026, sinirlerin çelikten olması gereken bir ay.

YORUMLAR