Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tolga Sezer
Tolga Sezer

Kıbrıs’ın Kanlı Tarihi, EOKA Zulmü ve Unutulmayan Katliamlar

Akdeniz’in incisi Kıbrıs, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren karanlık bir döneme tanıklık etmiştir. Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik bir soykırım ve zulüm politikası yürüten EOKA terör örgütü, adanın kanlı tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. Bu yazıda, EOKA’nın kuruluşundan gerçekleştirdiği katliamlara, bugüne uzanan etkilerine ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı derin travmaya ışık tutacağız.

EOKA (Ethniki Organosis Kiprion Agoniston), Yunanca “Kıbrıslı Savaşçıların Millî Örgütü” anlamına gelir. 1 Nisan 1955 tarihinde, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama (Enosis) hedefiyle kurulan bu silahlı örgüt, dönemin Britanya sömürge yönetimine karşı mücadele ettiğini iddia etse de asıl amacı, adadaki Türk varlığını ortadan kaldırmaktı.

Örgütün lideri, Yunan ordusunda subay olan Yeoryos Grivas’tır. Grivas, Bizans kahramanı Digenis Akritas’a atfen “Digenis” takma adını kullanmış ve örgütü bu ideal etrafında şekillendirmiştir. EOKA, Filistin’de İngilizlere karşı savaşan Irgun örgütünü örnek almış ve gerilla taktikleriyle adada kanlı bir direniş başlatmıştır.

EOKA’nın en karanlık yüzü, Akritas Planı ile ortaya çıkmıştır. Bu plan, Kıbrıs Türklerinin adadan silinmesini ve adanın tamamen Yunanistan’a bağlanmasını hedefliyordu. 16 Ağustos 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortaklık yapısı, Rumlar tarafından bu hedefe ulaşmak için bir sıçrama tahtası olarak görülmüş ve kısa sürede silah zoruyla Türkler yönetimden dışlanmıştır.

EOKA’nın Kıbrıs Türklerine yönelik en kanlı saldırılarından biri, 21 Aralık 1963’te başlayan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamdır.

  • 20 Aralık 1963 gecesi, Lefkoşa’nın Tahtakale semtinde Kıbrıs Türkü Zeki Halil ve Cemaliye Emirali şehit edildi.
  • İlk saldırılarda yalnızca Lefkoşa’da 92 Türk öldürüldü, 146 kişi yaralandı.
  • 23 Aralık 1963’te Ayvasıl köyünde esir alınan 21 Kıbrıs Türkü, elleri bağlanarak katledildi ve toplu mezara gömüldü.
  • 24 Aralık 1963’te ise Kumsal bölgesinde, Türk Alayı’nda doktor olarak görev yapan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve 3 çocuğu banyo küvetinde vahşice katledildi. Bu olay “Kumsal Katliamı” olarak tarihe geçti.

Toplamda, 364 Kıbrıs Türk’ü bu saldırılarda hayatını kaybetti. Katliamlar, 30 Aralık 1963’te imzalanan Yeşil Hat Anlaşması’yla son bulsa da, Rum saldırıları 1974 yılına kadar devam etti.

Kanlı Noel’in yanı sıra, EOKA militanları Kıbrıs’ın dört bir yanındaki Türk köylerine baskınlar düzenledi:

  • Matyat Köyü Baskını (23 Aralık 1963): 1000’e yakın silahlı Rum askeri ve EOKA militanı, Matyat isimli Türk köyüne baskın yaptı.
  • Sinde Katliamı (12 Temmuz 1958): Rumlar, İnönü köyünden ayrılan Türk işçileri taşıyan konvoya pusu kurarak 5 Türk’ü öldürdü.
  • Atlılar Katliamı (13 Temmuz 1958): Küçük bir Türk köyü olan Atlılar’da, ovada hayvanlarını otlatan 3 Türk, Rum askerleri tarafından katledildi.

Bu katliamlar, EOKA’nın sistematik bir şekilde Kıbrıs Türk varlığını yok etme amacının açık kanıtlarıdır.

EOKA terör örgütü, resmen dağılmış olsa da zihniyeti ve etkisi günümüzde hala hissedilmektedir. Her yıl 1 Nisan’da, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’da EOKA’nın kuruluş yıl dönümü törenlerle kutlanmakta, okullarda “1 Nisan EOKA Günü” resmi olarak anılmaktadır.

2026 yılında, GKRY Lideri Nikos Hristodulidis, “EOKA ile gurur duyuyorum” diyerek örgütün “mücadelesinin” yeni nesillere aktarılması gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, aşırı sağcı ELAM partisi ile EOKA arasında güçlü bağlar olduğu değerlendirilmekte, sınır hattında sivil Türklere yönelik saldırılar devam etmektedir.

Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) paylaştığı videoda, eski bir EOKA militanının kendi ağzından yaptığı itiraflar yer almaktadır. Bu itiraflar, katliamların planlı ve sistematik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

EOKA’nın Kıbrıs Türk halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırım ve zulüm, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından biridir. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk askerinin adaya ayak basması, bu zulme son vermiş ve Kıbrıs Türkü’ne yeniden özgürlük ve güven getirmiştir.

Ancak EOKA zihniyeti ve Enosis hayali hala canlıdır. Bu nedenle, “Unutmadık, unutmayacağız ve başkalarının unutmasına asla izin vermeyeceğiz”. Kıbrıs’ın iki ayrı halkı ve iki ayrı devleti olduğu gerçeği, uluslararası toplum tarafından kabul edilmelidir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER