Dünyada demokrasi nutukları atanlar, insan hakları dersleri verenler, konu kendi siyasi çıkarları olduğunda nasıl sessizliğe bürüneceklerini bir kez daha gösterdi.
7 Temmuz 2026 tarihinde Moldova Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla, Gagauzya’nın seçimlere ilişkin bazı yetkileri sınırlandırıldı. Kâğıt üzerinde bunun adı “anayasal düzenin güçlendirilmesi” olabilir. Ancak gerçekte olan, 1994 yılında tanınan özerk statünün adım adım aşındırılmasıdır.
Bugün mesele sadece bir hukuk tartışması değildir.
Bugün mesele, Türk kimliğini, Türk kültürünü ve Türk iradesini temsil eden Gagauz Türklerinin geleceğidir.
Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda ilerleyen Moldova’da yaşanan bu gelişmeye karşı, yıllardır dünyaya demokrasi ve insan hakları dersi vermeye çalışan Avrupa’nın sessizliği ise ibret vericidir.
Nerede Avrupa Parlamentosu?
Nerede Avrupa Konseyi?
Nerede insan hakları örgütleri?
Yoklar…
Çünkü onların demokrasi anlayışı evrensel değildir; çıkar odaklıdır. İşlerine geldiğinde insan haklarından söz ederler, işlerine gelmediğinde ise olup biteni görmezden gelirler. Çifte standardın adı bugün yine “demokrasi” olmuştur.
Oysa Gagauzya sıradan bir coğrafya değildir.
Orası Türkçenin konuşulduğu, Türk kültürünün yaşatıldığı, tarih boyunca kimliğini büyük mücadelelerle korumuş Gagauz Türklerinin yurdudur. Gagauzya’nın meselesi sadece Moldova’nın iç işi olarak görülemez. Bu mesele, Türk dünyasının ortak meselesidir.
Türkiye’nin ve bütün Türk dünyasının bu süreci dikkatle takip etmesi gerekir. Çünkü bugün sessiz kalınan her hak ihlali, yarın daha büyük müdahalelerin önünü açacaktır.
Kimse yanlış anlamasın…
Biz başka ülkelerin iç işlerine karışılmasını savunmuyoruz. Ancak uluslararası hukukla güvence altına alınmış özerk hakların zayıflatılmasına da sessiz kalamayız. Demokrasi sandıkta başlar ama hukukla yaşar. Hukukun zedelendiği yerde ne demokrasi kalır ne de özgürlük.
Türk dünyası artık sadece kültürel bağlarla değil, ortak meselelerde ortak duruş sergileyerek güçlenmek zorundadır. Gagauzya’da yaşanan gelişmeler de bunun en önemli sınavlarından biridir.
Ben hem bir gazeteci hem de Turan Elleri Ozanlar Yazarlar Şairler Aydınlar Derneği (TOYŞAD) Genel Başkanı olarak bu sürecin takipçisi olacağım.
Çünkü Gagauzya yalnız değildir.
Gagauz Türkleri yalnız değildir.
Ve Türk dünyası, kendi öz evlatlarının hak ve hukukunu savunacak iradeye sahiptir.

YORUMLAR