Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gökalp Şentürk
Gökalp Şentürk

Dron Çağında Savaş! Moskova’nın Üzerindeki Gölge

Dünya yeni bir savaş doktrininin doğuşuna tanıklık ediyor.

Bir zamanlar tankların, savaş uçaklarının ve uzun menzilli füzelerin belirlediği askeri üstünlük kavramı bugün sessizce değişiyor. Artık gökyüzünde milyonlarca dolarlık savaş uçakları değil, birkaç bin dolarlık insansız hava araçları stratejik dengeleri değiştirebiliyor.

Ukrayna ile Rusya arasında yıllardır devam eden savaşın son safhası bize bunu açıkça göstermektedir.

18 Haziran 2026 tarihinde Ukrayna tarafından Moskova’yı hedef alan geniş çaplı İHA operasyonları yalnızca bir saldırı değildir. Bu operasyon, savaş tarihinin yeni bir sayfasıdır.

Çünkü bugün cephede sadece askerler savaşmıyor.

Yapay zekâ destekli sistemler, otonom dronlar, elektronik harp unsurları ve siber saldırılar da savaşın aktif tarafı hâline gelmiş durumda.

Rusya’nın yıllardır övündüğü çok katmanlı hava savunma sistemleri, düşük maliyetli kamikaze dron sürülerine karşı beklenenden daha fazla zorlanmaktadır. Bu durum yalnızca Rusya için değil, dünyanın bütün orduları için ciddi bir uyarıdır.

Bugün birçok ülkenin milyarlarca dolar harcayarak kurduğu hava savunma şemsiyeleri, yüzlerce küçük dronun aynı anda saldırdığı senaryolara karşı yeterli koruma sağlayamayabilir.

Asıl dikkat çekici olan ise Ukrayna’nın değişen savaş stratejisidir.

Uzun süre savunma pozisyonunda kalan Kiev yönetimi artık cephe hattında bekleyen bir aktör olmaktan çıkmıştır. Savaşı Rusya’nın derinliklerine taşımaya çalışan yeni bir anlayış sahaya yansımaktadır.

Bu anlayışın temel hedefi ise Rus enerji altyapısıdır.

Petrol rafinerileri…

Doğalgaz tesisleri…

Enerji nakil hatları…

Bunlar sadece ekonomik tesisler değildir.

Bunlar Rusya’nın nefes borularıdır.

Çünkü modern savaşlarda ekonomisini ayakta tutamayan devletler, cephede ne kadar güçlü görünürse görünsün uzun vadede yıpranmaya mahkûmdur.

Ukrayna’nın amacı yalnızca bir tesisi vurmak değildir.

Asıl hedef, Rusya’nın savaş finansmanını zayıflatmak ve küresel enerji piyasalarında baskı oluşturmaktır.

Diğer tarafta Rusya da boş durmuyor.

Özellikle Odessa üzerinde yoğunlaşan stratejik baskı dikkat çekmektedir.

Odessa sıradan bir şehir değildir.

Odessa, Ukrayna’nın Karadeniz’e açılan kapısıdır.

Tahıl koridorlarının merkezi, ticaretin kalbi ve dış dünyaya açılan en önemli penceresidir.

Bu limanın işlevsiz hâle gelmesi durumunda Ukrayna yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik olarak da ağır darbe alacaktır.

Karadeniz bağlantısını kaybeden bir Ukrayna’nın hareket alanı ciddi ölçüde daralacaktır.

İşte bu nedenle savaşın kaderi yalnızca cephede değil, limanlarda, enerji tesislerinde ve lojistik merkezlerinde belirlenmektedir.

Harkiv, Kiev ve Odessa üçgeninde yaşanan mücadele artık klasik bir toprak savaşı değildir.

Bu bir altyapı savaşıdır.

Bu bir enerji savaşıdır.

Bu bir teknoloji savaşıdır.

Ve en önemlisi bu, geleceğin savaşlarının provasıdır.

Türk savunma sanayii açısından da burada çıkarılması gereken önemli dersler vardır.

Dünya artık yalnızca tank sayısına, uçak filosuna veya füze stoklarına bakmıyor.

Dron sürülerine karşı koyabilecek sistemler…

Yapay zekâ destekli hava savunma ağları…

Elektronik harp kabiliyetleri…

Ve otonom savaş teknolojileri yeni dönemin belirleyici unsurları olacaktır.

Bugün Moskova semalarında görülen dronlar yalnızca Rusya’yı hedef almamaktadır.

Onlar aynı zamanda bütün dünyaya bir mesaj vermektedir:

21. yüzyılın savaşları artık eski kurallarla kazanılmayacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER