Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gökalp Şentürk
Gökalp Şentürk

Devlet Aklı Terörle Pazarlık Etmez

Devlet dediğiniz yapı, sadece bugünü yöneten bir mekanizma değildir.

Devlet; hafızadır.

Tecrübedir.

Milletin ortak iradesidir.

Bazen kılıç kadar güçlü, bazen merhamet kadar kuşatıcı olması gereken büyük bir akıldır.

İşte bu nedenle Türkiye’nin Güneydoğu meselesine sadece bugünün tartışmalarıyla bakmak büyük bir yanılgıdır.

Bu mesele dün başlamadı.

Yaklaşık iki asırdır farklı dönemlerde farklı isimlerle karşımıza çıkan, Cumhuriyet döneminde ise PKK terör örgütünün kanlı saldırılarıyla derinleşen tarihî bir meseledir.

Yıllar boyunca bu ülke bedeller ödedi.

Nice anneler evlatlarını kaybetti.

Nice ocaklara ateş düştü.

Nice gençlerimiz toprağa verildi.

Ve bütün bu acıların arkasında, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef alan karanlık hesaplar vardı.

Şunu açıkça ifade etmek isterim.

Ben ne inkâr siyasetinin yanında oldum ne de terörün dayattığı hiçbir anlayışı kabul ettim.

Çünkü benim için mesele nettir.

Bu ülkede yaşayan her vatandaşın hakkı, hukuku ve onuru devletin güvencesi altındadır.

Güneydoğu’da yaşayan Kürt kardeşlerimizin ekonomik, sosyal ve kültürel talepleri elbette konuşulmalıdır.

Konuşulmalıdır ki eksikler görülsün.

Konuşulmalıdır ki sorunlar çözülsün.

Konuşulmalıdır ki devlet ile millet arasındaki bağ daha da güçlensin.

Çünkü onlar bu ülkenin ayrılmaz bir parçasıdır.

Aynı bayrağın altında yaşıyoruz.

Aynı vatan toprağını paylaşıyoruz.

Aynı şehitlere ağlıyoruz.

Aynı geleceğe yürüyoruz.

Ancak burada çok önemli bir çizgi vardır.

Vatandaşın hakkını savunmak başka bir şeydir.

Terörü meşrulaştırmak başka bir şeydir.

Benim itirazım tam da bu noktadadır.

Devlet ile terör örgütü aynı zeminde değerlendirilemez.

Çünkü devlet meşruiyetini milletten alır.

Terör ise gücünü silahtan ve korkudan almaya çalışır.

Devletin muhatabı vatandaşlarıdır.

Silah değildir.

Terör örgütleri değildir.

Devlet aklı bunu gerektirir.

Eğer bir bölgede ekonomik sorun varsa devlet çözer.

Eğer eğitimde eksik varsa devlet giderir.

Eğer kalkınmaya ihtiyaç varsa devlet yatırım yapar.

Eğer vatandaşın bir şikâyeti varsa devlet dinler.

Ama bunların hiçbiri terörün gölgesinde yapılmaz.

Çünkü silahın olduğu yerde özgür irade olmaz.

Korkunun olduğu yerde gerçek demokrasi kurulamaz.

Beni tanıyanlar bilir…

Yıllardır Türk dünyasını takip eden, farklı coğrafyalarda yaşayan insanlarla temas kuran bir gazeteci olarak şunu gördüm:

Devletler içeride birliklerini kaybettikleri zaman dışarıdan yönlendirilmeye açık hâle gelirler.

Balkanlar bunun acısını yaşadı.

Irak bunun bedelini ödedi.

Suriye bunun yıkımını gördü.

Bugün dünyanın birçok bölgesinde yaşanan çatışmalar bize aynı gerçeği gösteriyor.

Bir devletin en büyük gücü sadece ordusu değildir.

En büyük gücü, vatandaşlarının birbirine olan güvenidir.

Türkiye’nin ihtiyacı ayrışmak değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı kardeşliğini güçlendirmektir.

Bizim ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bizim ortak geleceğimiz bu topraklardır.

Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras ise huzurlu ve güçlü bir ülkedir.

Bu yüzden bir kez daha söylüyorum.

Bizim itirazımız çözüme değildir.

Bizim itirazımız usule ve yöntemedir.

Devlet vatandaşını dinlemelidir.

Devlet adaleti sağlamalıdır.

Devlet herkese eşit mesafede durmalıdır.

Ama devlet, silahı hiçbir zaman muhatap almamalıdır.

Çünkü güçlü devletin merhameti vardır.

Ama güçlü devletin tavizsiz bir iradesi de vardır.

Benim inandığım devlet anlayışı budur.

Benim savunduğum kardeşlik anlayışı budur.

Çünkü inanıyorum ki bu aziz millet, bin yıllık ortak kaderinden aldığı güçle geleceğe birlikte yürümeye devam edecektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER