Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gökalp Şentürk
Gökalp Şentürk

CHP’de Mutlak Butlan Tartışması: Muhalefet Krizi mi, Türkiye’nin Zaman Kaybı mı?

Türkiye ateş çemberinin tam ortasında dururken, millet geçim sıkıntısıyla boğuşurken, sınırlarımızın ötesinde yeni haritalar çizilmeye çalışılırken, Türk siyaseti maalesef yine kendi iç kavgalarına hapsolmuş durumda. Bugün vatandaşın derdi mutfaktaki yangın, adaletteki güven kaybı, gençlerin umutsuzluğu ve devletin geleceğidir. Fakat bakıyoruz ki ana muhalefet partisinin gündeminde millet değil, “mutlak butlan” tartışmaları var!

Bir ülkenin ana muhalefeti, iktidarı denetlemek, alternatif üretmek, devlete yön verecek kadroları hazırlamak zorundadır. Muhalefet; kavga eden değil, güven veren makamdır. Ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan tablo, milletin umut aradığı bir yapıdan çok, kendi meşruiyetini tartışan bir görüntü ortaya koymaktadır.

Soruyorum açıkça:

Kendi içinde düzen kuramayan bir yapı, Türkiye’nin düzenini nasıl kuracaktır?

Kendi kongresinin, kendi iradesinin, kendi yönetiminin meşruiyetini tartışan bir siyasi anlayış, yarın devleti yönettiğinde hangi güveni verecektir?

Bugün “mutlak butlan” denilen mesele hukuki bir kavram olmanın ötesine geçmiştir.

Bu mesele artık Türk siyasetinin içine düştüğü dağınıklığın sembolü haline gelmiştir. Çünkü vatandaş şunu görmektedir:

Milletin sorunları konuşulmuyor, koltuk savaşları konuşuluyor!

Türkiye’nin ana gündemi; işsizliktir, üretimdir, tarımdır, sınır güvenliğidir, Türk dünyasıdır, Doğu Akdeniz’dir, Adalar Denizi’dir, milli beka meselesidir.

Ama siyaset kurumu ne yazık ki günü kurtaran polemiklerin içine sıkışmıştır.

Muhalefetin güçlü olması, demokrasinin sigortasıdır.

Bu yüzden meseleye sadece parti meselesi olarak bakmıyorum. Çünkü ana muhalefetin zayıflaması, Türkiye’de siyasetin zayıflaması demektir. Muhalefetin itibarsızlaştığı yerde iktidar da denetimsizleşir.

Bu nedenle CHP’nin yaşadığı kriz yalnızca kendi iç problemi değil, Türk siyasetinin kalite problemidir.

Fakat burada asıl tehlike şudur:

Siyaset, milletin gözünde güven kaybetmektedir.

İnsanlar artık proje duymuyor…

Vizyon duymuyor… Devlet aklı duymuyor…

Sadece birbirini suçlayan siyasetçiler görüyor.

Millet ise kavga değil çözüm istiyor!

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey; sosyal medya polemikleriyle beslenen kısır çekişmeler değil, devlet ciddiyeti taşıyan bir siyaset anlayışıdır.

İktidar da muhalefet de artık hamaset değil strateji üretmek zorundadır. Çünkü dünya yeniden şekilleniyor ve Türkiye’nin kaybedecek tek bir günü bile yoktur.

CHP’nin yapması gereken şey çok açıktır:

Önce kendi içinde kurumsal otoriteyi sağlamak…

Sonra milletin gerçek meselelerine dönmek…

Ve en önemlisi, “iktidara alternatif olma” iddiasını lafla değil, siyasi olgunlukla göstermektir.

Aksi halde bugün “mutlak butlan” diye başlayan tartışmalar, yarın Türk siyasetinin topyekûn meşruiyet krizine dönüşecektir.

Ve unutulmamalıdır:

Millet, kendi sorununu konuşmayan siyasetçiyi bir süre sonra tamamen yok sayar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER