Tarih bazen büyük orduların değil, büyük yüreklerin omuzlarında yürür.
Bugün genç nesillere sorulsa, kaç kişi Halit Molla’nın adını bilir? Kaç kişi Adapazarı’nın 87 gün boyunca işgal altında kaldığını, bu topraklarda bağımsızlık için nasıl bir mücadele verildiğini anlatabilir?
Oysa bu milletin gerçek serveti, bankalardaki para değil; Halit Molla gibi evlatlarının bıraktığı şeref mirasıdır.
Anadolu işgal altındayken, birçok kişi umudunu kaybetmişti. İstanbul susmuştu. Devlet çökmüş görünüyordu. Ancak Türk milletinin mayasında teslimiyet yoktu. İşte o günlerde Sakarya’nın bağrından bir yiğit çıktı: Halit Molla.
Çanakkale’nin ateşinden geçmişti. Arıburnu’nda düşmana karşı savaşmıştı. Vatanın ne demek olduğunu, bayrağın hangi bedellerle dalgalandığını biliyordu. Bu yüzden Anadolu’nun yeniden diriliş mücadelesinde en ön safta yer aldı.
Kurduğu müfrezeyle işgalcilere korku saldı. Düşman komutanını etkisiz hale getirdi. Ancak zafer kolay kazanılmadı. Bu kutlu mücadelenin bedelini kendi ailesiyle ödedi. Ağabeyini şehit verdi.
İşte Türk milletinin büyüklüğü burada gizlidir.
Bugün makam için kardeşini satanların bulunduğu bir dünyada, onlar vatan için canından can vermişti.
21 Haziran 1921 sabahı henüz güneş doğmadan Adapazarı’na giren Halit Molla ve silah arkadaşları, sadece bir şehri kurtarmadı. Türk milletine yeniden umut verdiler. Her sokağa nöbetçi dikildi. İşgalin karanlığı dağıldı. Özgürlüğün ilk sabahında yükselen ezan sesi, bu toprakların ebediyen Türk yurdu kalacağının ilanıydı.
Savaş sona erdiğinde ise Halit Molla’nın önünde birçok kapı açılabilirdi. Makam alabilirdi. Servet elde edebilirdi. Devletin sunduğu imkânları kullanabilirdi.
Ama o bunların hiçbirini istemedi.
Kendisine bağlanan maaşı bile devlete bağışladı.
Çünkü onun davası şahsi menfaat değil, milli istiklaldi.
Bugün elimizde telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya var. Ancak bazen görüyoruz ki teknoloji ilerlerken hafızamız geriliyor. Şehitlerimizi unutuyor, kahramanlarımızı tanımıyor, bu vatanın hangi bedellerle kurtarıldığını göz ardı ediyoruz.
Oysa bir millet geçmişini unuttuğu gün geleceğini de kaybetmeye başlar.
Halit Molla’yı hatırlamak sadece bir kahramanı anmak değildir. Türk milletinin bağımsızlık karakterini hatırlamaktır. Vatan sevgisinin ne demek olduğunu yeniden anlamaktır.
Bu topraklar bize miras kalmadı.
Bu topraklar bize emanet edildi.
O emaneti taşıyabilmenin yolu da Halit Molla gibi isimleri unutmamaktan geçiyor.
Ruhun şad olsun Sakarya’nın yiğit evladı…
Ruhun şad olsun Halit Molla…
Bugün hâlâ özgürce ezan okunuyorsa, hâlâ ay yıldızlı bayrak göklerde dalgalanıyorsa, bunda senin ve senin gibi kahramanların alın teri, kanı ve fedakârlığı vardır.

YORUMLAR