Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Oğuzhan Kaplan
Oğuzhan Kaplan

Bir “Hayattayım” Telaşı, Bir Vicdan Şahlanışı: Netanyahu vs Bardem

Önce şu Netanyahu’nun son “kanıt” videosundan başlayalım. Günlerdir bir tantana, bir gürültü… “Öldü mü?”, “Bitkisel hayatta mı?”, “Yapay zeka mı?” tartışmaları havada uçuşuyor. En sonunda karşımıza bir video çıkardılar. (Valla izlerken insanın ruhu daralıyor!)

Videoya bakıyorsun; ışık bir tuhaf, mimikler buz gibi, sahnede bir “emanet duruşu” var. Ama mesele bizim “Videonun teknik kalitesini” beğenip beğenmememiz değil efendim. Mesele, bu videonun neden şimdi, neden bu kadar “servis edilerek” önümüze atıldığıdır.

Adamlardaki şu sinsi stratejiye bakar mısınız? Dünya Gazze’de dökülen kanı konuşmasın, bombalanan hastaneleri görmesin, açlıktan ölen bebekleri fark etmesin diye ortaya bir “magazinel tartışma” atıyorlar. “Aaa bakın Netanyahu yaşıyor mu, yaşamıyor mu?” (Hadi oradan be! Sizin hayatınızın tartışması, o masumların ölümünden daha mı değerli?)

Bu video bir “sağlık raporu” falan değil. Bu bir “suç mahallini sisleme” operasyonudur. Dikkatleri sahadaki vahşetten alıp, bir kişinin biyolojik varlığına kilitleme kurnazlığıdır. İnsanlık şunu tartışsın istiyorlar: “Pikseli mi bozuk, yoksa kalbi mi?” (Biz söyleyelim: Kalbi çoktan bozulmuş zaten!)

Ama tam bu dijital illüzyonlar, bu “hayattayım” şovları dünyayı meşgul ederken; 98. Oscar töreninde sahneye dev gibi bir adam çıktı: Javier Bardem. Öyle Oscar heyecanıyla “Ayakkabımı yapan tasarımcıya teşekkürler” diye boş laflar etmedi.

Bardem çıktı ve o ışıltılı, o steril, o “aman tadımız kaçmasın” diye fısır fısır konuşulan Hollywood salonunda, herkesin gözünün içine baka baka haykırdı: “SAVAŞA HAYIR! ÖZGÜR FİLİSTİN!” (İşte budur! İşte gerçeklik budur!)

Bakınız, Javier Bardem’in bu tavrı, Netanyahu’nun o binbir filtreli videosunu tek hamlede çöp kutusuna attı. Neden mi? Çünkü Netanyahu ne kadar yapaysa, Bardem o kadar sahicidir. Netanyahu ne kadar gizlemeye çalışıyorsa, Bardem o kadar ifşa ediyor.

Bir saniye, şunu iyi anlamak lazım: Bardem orada sadece bir slogan atmadı. O kürsüden dünyaya bir “insanlık dersi” verdi. Kariyerini, alacağı rolleri, karşısına alacağı devasa lobileri bir kenara itti ve “Ben önce insanım” dedi. (Bu devirde kaç kişi yapabilir bunu? Kaç kişi o konforunu riske atabilir?)

Netanyahu o videoda ister yapay zekayla olsun, ister kanlı canlı… Hiç fark etmez! Çünkü o video sadece bir korkuyu kanıtlıyor: “Ya beni unuturlarsa, ya iktidarım biterse” korkusu. Ama Bardem’in konuşması bir direnişi, bir umudu ve bir hakikati kanıtlıyor.

Şunu sormak lazım: Hangi görüntü daha etkileyici? Bir odada “ben ölmedim” diye kasılan bir siyasetçinin kurgu videosu mu, yoksa dünya devlerinin karşısında “Filistin özgür olmalı” diyen bir sanatçının titreyen ama gür çıkan sesi mi? (Cevabı hepimiz biliyoruz ama bazılarının duymaya gücü yetmiyor!)

Netanyahu’nun ekibi istediği kadar “Deepfake mi, değil mi?” tartışması yaratsın. İstediği kadar gündemi bu “hayalet” tartışmalarla işgal etsin. Bardem gibi vicdanlı insanlar olduğu sürece, o sis bulutu dağılmaya mahkumdur.

Sonuç olarak… Bir yanda kendi hayatını kanıtlama derdine düşmüş, bunu yaparken de binlerce ölümü unutturmaya çalışan bir zihniyet var. Diğer yanda ise kendi rahatını bozup, başkasının yaşam hakkı için haykıran bir yürek.

Netanyahu o videolarda hapsolsun, Bardem o kürsüden tüm dünyaya nefes olsun! Yapay zekanın gücü, bir insanın onurlu duruşundan süzülen o hakikati bastırmaya asla yetmeyecek.

Helal olsun sana Javier Bardem! Sana da yazıklar olsun, kendi “varlığını” kanıtlamak için milyonların “yok oluşunu” perdelemeye çalışan karanlık odak!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER