Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Karataş
Ömer Karataş

Ekranı Aldık, Evladı Kaybettik

Son günlerde sosyal medyada yüreğimizi dağlayan bir görüntü dolaşıyor. Elinden tableti alınan küçücük bir çocuk, öz babasına saldırıyor. Vuruyor, bağırıyor, ağza alınmayacak küfürler savuruyor.

Birçok kişi bunu sıradan bir öfke krizi, bir şımarıklık olarak görüyor.

Hayır. Bu bir öfke krizi değil. Bu, tam anlamıyla kimyasal bir uyuşturucu bağımlısının yaşadığı yoksunluk krizidir.

Çünkü ekran, çocuğun beyninde yapay bir dopamin fırtınası oluşturuyor. Sürekli akan videolar, hızlı oyunlar, bitmeyen uyaranlar çocuğun beynini esir alıyor. Bir süre sonra çocuk, ekran olmadan duramayan, ekranı alındığında ise kontrolünü kaybeden bir bağımlıya dönüşüyor.

Peki bu çocuk bu hale nasıl geldi?

Henüz minicik bir bebekken iki lokma yemek yesin diye önüne kontrolsüzce tablet dayatıldıysa,

Ağlamasın, sussun, bizi rahat bıraksın diye eline sınırsız ekran verildiyse,

Ona hiçbir zaman sağlıklı bir şekilde Hayır denilemediyse ve sınır çizilmediyse,

Aman yavrum üzülmesin, kimseden eksik kalmasın diye her istediği anında yapıldıysa; işte sonuç kaçınılmaz olarak bu zihinsel tahribat oluyor.

Beyin yapay dopaminin esiri haline geliyor ve o ekran elinden alındığında çocuk kendini korumak için değil, o zehre yeniden ulaşmak için saldırıyor.

Fakat bu videoda asıl canımızı yakan başka bir nokta daha var. O küçücük çocuğun öz babasına savurduğu o ağır küfürler ve hakaretler.

Bu durum, ekran bağımlılığından çok daha derin bir yaraya işaret ediyor. Ahlak eğitimine.

Evde sınır koyamamak bir disiplin sorunudur. Fakat bir çocuğun babasına küfretmesi, ona el kaldırması doğrudan bir ahlak sorunudur.

Eğer bir evde biz yetişkinler ahlaki ve insani değerlerimizi yüksek tutuyorsak, evladımızı büyüklere saygı ve edep ile yetiştiriyorsak; o çocuk ekranı alındığında belki ağlar, öfkelenir ama babasının yüzüne asla o hakaretleri savuramaz.

Çocuklarımıza sadece ekran kısıtlaması yetmez. Onlara sınır öğretmek zorundayız, saygı öğretmek zorundayız, edep öğretmek zorundayız. Sevgi ile sınır, disiplin ile şefkat bir arada verilmedikçe bu tablo değişmez.

Ben, dernek olarak her gün ailelerle görüşüyoruz. Size şunu söyleyebilirim. Bağımlılık sokağa düşmekle başlamıyor. Bağımlılık, çocuğun eline ilk kontrolsüz ekranın verildiği gün başlıyor.

Ama çaresiz değiliz. Henüz geç değil.

Çocuğunuzun elinden ekranı alın. Ama yerine kendiniz geçin. Onunla konuşun, onunla oynayın, ona zaman ayırın. Ona Hayır demeyi öğretin ama bunu sevgiyle yapın. Ona saygıyı öğretin.

Ve eğer çocuğunuzda bu tür saldırganlık, kontrol kaybı, yoksunluk belirtileri görüyorsanız lütfen bunu gizlemeyin, yardım isteyin.

Unutmayın, tedavisi mümkündür. Ümit vardır. Umutlar tükenmemiştir.

Biz bu yolda yalnız değilsiniz demek için buradayız. Kapımız her zaman açık.


Ömer KARATAŞ

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER