Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Oğuzhan Kaplan
Oğuzhan Kaplan

Plaza Dili ve Edebiyatı: Yalakalığın El Kitabı

Hadi gelin, bugün o çok “kurumsal”, çok “vizyoner”, çok “sinerjik” iş dünyasının arka bahçesine bir bakalım. Bakalım da biraz içimiz şişsin.

1. BİR YALAKALIK BİÇİMİ OLARAK: “HAKLISINIZ CEO’M”

Efendim, adam ağzını açıyor, daha cümlesini bitirmeden bizimki atılıyor: “Kesinlikle katılıyorum!” Yahu bir dur. Bir nefes al. Adam belki “Bugün hava çok basık” diyecek. Yok, bizimki o kadar odaklanmış ki onaylamaya, sanırsın arkadan pille çalışıyor. Bu tip arkadaşların boyun kasları, sürekli kafa sallamaktan dünya vücut geliştirme şampiyonlarını kıskandıracak düzeye gelmiş durumda. Yazık.

2. ADAM KAYIRMANIN “NETWORK” DİYE YUTTURULMASI

Eskiden buna “torpil” denirdi, şimdi adı oldu “referans” ya da “networking”.

Liyakat mi? Hak getire! İşten anlayan, gece gündüz çalışan adam köşede “Excel” tablolarıyla boğuşurken; genel müdürün halasının oğlunun arkadaşı, “Creative Director” koltuğunda bacak bacak üstüne atmış “story” paylaşıyor. Sonra da diyorlar ki: “Biz bir aileyiz.” Doğru, sülale boyu orada olduğunuz için tam bir ailesiniz!

3. YAVŞAKLIĞIN KURUMSAL ADI: “FEEDBACK”

Bir de bunlar var. Yüzüne gülüp arkandan kuyunu kazanlar… Toplantıda “Harika bir iş çıkardın” deyip, asansörde patrona “Aslında projenin eksikleri çok ama ben toparladım” diye fısıldayanlar…

Bu bir sanattır dostlar. Ama öyle kirli bir sanattır ki, sabun fabrikasına girseniz yine de temizlenemezsiniz.

4. ŞU TİPLERDEN UZAK DURUN

  • Patronun her şakasına, sanki Cem Yılmaz sahneye çıkmış gibi kahkaha atanlardan.
  • Kendi hatasını stajyerin üstüne yıkıp, başarıyı “biz” diye sahiplenenlerden.
  • Mesai bitince ofiste kalmayıp, sırf patron görüyor diye bilgisayar başında “boş boş” ekrana bakanlardan.

NETİCE-İ KELAM

İş hayatı serttir, anlarım. Rekabet vardır, anlarım. Ama omurga, bir insan için en temel ihtiyaçtır be kardeşim.

Eğilip bükülmekten, el etek öpmekten yorulmadınız mı? O koltuklarda oturduğunuzda aynaya nasıl bakıyorsunuz? Vallahi ben sizin yerinize utanmaktan yoruldum, siz o sahtelikten yorulmadınız.

Haydi hayırlı işler!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER