Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Oğuzhan Kaplan
Oğuzhan Kaplan

Bir Fenomenin Anatomisi: Kabe’de Hacılar Hu Der Allah!

Önce bir video düştü önümüze… Hafif cızırtılı, eski bir kayıt. Bir amca, elinde mikrofon, arkada o dönemin düşük bütçeli düğün salonu orgu… Ve o efsane nakarat: “Kabe’de hacılar hu der Allah…”

Bir baktık ki; TikTok’un tozlu raflarından fırlayan bu video, memleketin üzerine bir karabasan gibi değil, tam tersine bir neşe yumağı gibi çökmüş. Herkesin dilinde aynı nakarat, her Reels videosunda aynı tını.

NEDEN ŞİMDİ, NEDEN CELAL KARATÜRE?

Etrafımız o kadar çok “autotune”lu şarkıcıyla, o kadar çok yapay stüdyo kaydıyla doldu ki; Celal Bey’in o hiçbir kaygı gütmeyen, detone olmaktan korkmayan, dümdüz ve samimi sesi hepimize “işte gerçek bu” dedirtti.

O RİTİM… AH O RİTİM

Kabul edelim, ilahinin öyle bir ritmi var ki; hip-hop altyapısı koysan sırıtmaz, techno yapsan kulüplerde çalar. İnsanı farkında olmadan sallamaya başlayan, garip bir manyetizması var bu işin.

ANADOLU İRFANI MI, NOSTALJİ Mİ?

İkisi de değil. Bu tamamen “kitsch” (kiç) dediğimiz o rüküş ama sevimli estetiğin zaferi. 90’lı yılların mahalle düğünlerine, o samimi fakirliğe duyulan özlemin dışa vurumu.

ŞÖYLE BİR BAKINCA…

Modern dünya bizi o kadar çok kastı ki, şöyle bir “Hu” deyip rahatlamaya ihtiyacımız varmış demek ki.

Celal Karatüre’nin o kendinden geçmiş hali, o mikrofonu tutuşundaki özgüven; aslında hepimizin içindeki “başkası ne der” korkusunu yıkan bir devrimdir.

İlahinin sözleri dini, ama yarattığı etki tamamen sosyolojik. Sekülerinden dindarına kadar herkesin bu şarkıda buluşması, Türkiye’nin en büyük toplumsal mutabakat metni olabilir.

“BU DİNİ BİR MESELE” DİYENLERE

Yahu bırakın bu işleri. İnsanlar eğleniyor, insanlar gülümsüyor. Kimse kutsallarla dalga geçmiyor; aksine, o samimi dindarlığın o “eski” ve “saf” halini seviyorlar.

“KULAĞIMIZ KANIYOR” DİYEN ELİTİSTLERE:

Sizin o çok sevdiğiniz, Berlin’deki yeraltı kulüplerinde çalan “minimal techno” parçalarından daha ritmik bu iş. Biraz teslim olun şu sese, korkmayın bir şey olmaz.

Celal Karatüre, bugün istese memleketin en büyük konser salonlarını doldurur. Neden mi? Çünkü onda, milyon dolarlık prodüksiyonlarda olmayan bir şey var: Filtresiz bir ruh. Şu an bu yazıyı okurken bile içinizden o nakaratın geçtiğini biliyorum. Kendinizi kasmayın. Bırakın ruhunuz biraz “Hu” desin.

Nasıl olsa kaçış yok: Hepimiz o cızırtılı kaydın, o eski kasetin çocuklarıyız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER