Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Gökalp Şentürk
Gökalp Şentürk

İzmit Körfezi’ni Temizlemek Yetmez, Geleceğini de Kazanmalıyız!

Bir körfez düşünün… Yılların kirliliğini geride bırakmaya çalışıyor. Bir yanda denizi temizlemek için verilen mücadele, diğer yanda yelkenleri rüzgârla buluşturma heyecanı. İzmit Körfezi, yalnızca Kocaeli’nin değil, Türkiye’nin çevre, denizcilik ve turizm geleceği açısından da önemli bir değerdir. Mesele, bu değeri korumak ve gelecek nesillere taşımaktır.

Bazı buluşmalar vardır; insan oradan yalnızca bir gecenin hatırasıyla değil, üzerine düşünülmesi gereken sorumluluklarla ayrılır.

13 Ekim’de Derince Yelken Restoran’da gerçekleştirilen “Haydi Yelken Basın” ödül gecesi benim için de böyle bir buluşmaydı. İnternet Gazeteleri Derneği (İGD) tarafından düzenlenen, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi Yerel Destek Programı’nın (YEDEP) desteklediği etkinlikte, İzmit Körfezi’nin temizlenmesine ve su sporlarının gelişmesine katkı sunan kişi ve kuruluşlar bir araya geldi.

Gazeteci yazar kimliğimle ve Turan Elleri Ozanlar Yazarlar Şairler Aydınlar Derneği (TOYŞAD) bünyesinde sürdürdüğüm çalışmalarla bu gecede ödüllendirilenler arasında bulunmak elbette anlamlıydı. Ancak benim açımdan gecenin asıl değeri, bireysel bir takdirin ötesinde, çevreye, topluma ve yaşadığımız şehre karşı ortak sorumluluğumuzun yeniden hatırlatılmasıydı.

Çünkü mesele yalnızca ödül almak değil; yapılan iyi işleri görünür kılmak, topluma fayda sağlayan girişimlerin yanında durmak ve bu çabaların devam etmesine katkıda bulunmaktır.

İGD Başkanı Soner Kılıç’ın öncülüğünde gerçekleştirilen “Haydi Yelken Basın” projesi de bu yönüyle üzerinde durulmayı hak ediyor. Basını, çevre duyarlılığını ve deniz sporlarını aynı çatı altında buluşturan bu girişim, İzmit Körfezi’nin geleceğine farklı bir pencereden bakmamızı sağlıyor.

Körfez temizleniyorsa, umut da yeniden yeşeriyor demektir

İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamuru Temizleme Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 2,4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarıldığı bildiriliyor. Bu miktar, yaklaşık 160 bin kamyon dolusu çamura karşılık geliyor.

Projenin ikinci etabında ise 165 hektarlık alandan 1 milyon 100 bin metreküp dip çamurunun temizlenmesi hedefleniyor.

Rakamlar büyük. Mücadele büyük. Sorumluluk ise çok daha büyük…

Çünkü denizi temizlemek, yalnızca dipteki çamuru çıkarmaktan ibaret değildir. Asıl mesele, denizi kirleten anlayışı değiştirmek, çevre bilincini toplumun her kesimine yaymak ve elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirmektir.

Körfezde deniz çayırlarının, midyelerin, yunusların ve çeşitli kuş türlerinin yeniden gözlendiğine ilişkin paylaşılan bilgiler umut verici. Bu gelişmelerin bilimsel verilerle takip edilmesi, temizliğin sürekliliğinin sağlanması ve yeni kirliliklerin önlenmesi ise büyük önem taşıyor.

Benim üzerinde özellikle durduğum nokta şu: Denizlerimizi temizlemek bir proje, temiz tutmak ise bir kültür meselesidir.

Bu kültürü çocuklarımıza kazandırmadan, sanayiden yerel yönetime, işletmelerden vatandaşlara kadar herkesin sorumluluk üstlenmesini sağlamadan kalıcı başarıya ulaşamayız.

Yelkenler yalnızca rüzgârla değil, vizyonla da yol alır

İzmit Körfezi’nin potansiyelini yalnızca kıyılarından seyrederek anlayamayız. Bu denizin yelken sporlarına, uluslararası organizasyonlara, deniz turizmine ve gençlerin sporla buluşmasına sağlayabileceği katkıyı da düşünmek zorundayız.

İGD Başkanı Soner Kılıç’ın körfezin uluslararası su sporları organizasyonlarına ev sahipliği yapabileceğine ilişkin değerlendirmesi, bu açıdan önemli bir çağrıdır.

Kocaeli, güçlü sanayisi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri. Ancak kentimizin kimliği sanayiyle sınırlı kalmamalı. Doğal güzellikleri, deniz kültürü, tarihî mirası ve turizm olanakları da aynı kararlılıkla değerlendirilmelidir.

Yelken yarışları, deniz sporları etkinlikleri ve uluslararası organizasyonlar gençlere yeni imkânlar sunabilir, kent ekonomisine katkı sağlayabilir ve Kocaeli’nin tanıtımını güçlendirebilir.

Bunun için çevre yatırımlarının, spor altyapısının, eğitim çalışmalarının ve turizm planlamasının birbirini tamamlaması gerekiyor.

Körfezin temizliğiyle başlayan dönüşüm, doğru bir planlamayla Kocaeli’nin geleceğine uzanan büyük bir kazanıma dönüşebilir. Bunun için geçici heyecanlardan çok, uzun vadeli bir iradeye ihtiyacımız var.

Basın ve sivil toplumun sorumluluğu

“Haydi Yelken Basın” gecesinde çevreye ve su sporlarına katkı sunanların yanı sıra basın dünyasına emek veren isimler de ödüllendirildi.

TürkiyeTurizm.com yazarları Nurhan Demirel ve Özkan Altıntaş, Hürriyet Gazetesi’nin uzun yıllar Kocaeli muhabirliğini yapan Mustafa Bağdiken ve Fatih Ahmet Yersiz de ödül alan isimler arasında yer aldı. TOYŞAD ve gazeteci yazar olarak şahsımın da ödüllendirildiği gecede, farklı alanlarda çalışan kişi ve kuruluşların aynı amaç etrafında buluşması dikkat çekiciydi.

Bu buluşma bana bir kez daha gazeteciliğin yalnızca haber aktarmaktan ibaret olmadığını düşündürdü. Gazetecilik bazen gözden kaçanı göstermek, bazen bir sorunu gündemde tutmak, bazen de toplumun ortak yararına olan çalışmaların sesini daha geniş kitlelere duyurmaktır.

Sivil toplum kuruluşlarının sorumluluğu da kendi faaliyet alanlarıyla sınırlı değildir. Şehrin çevresine, kültürüne, insanına ve geleceğine katkı sunmak, toplumsal sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır.

TOYŞAD bünyesinde kültürümüzü, ortak değerlerimizi ve Türk dünyasının zengin mirasını yaşatmak için çalışırken, yaşadığımız şehrin doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkmanın da aynı sorumluluk anlayışının içinde olduğuna inanıyorum.

Çünkü kültür, doğadan ayrı düşünülemez. Gelecek nesillere bırakacağımız miras yalnızca kitaplar, eserler ve tarihî hatıralar değildir. Temiz bir çevre, korunmuş bir deniz ve yaşanabilir bir şehir de bu mirasın en önemli parçalarıdır.

İzmit Körfezi, Kocaeli’nin geleceğidir

Kocaeli’nin denizle ilişkisini yeniden güçlendirmesi gerekiyor. Bunun için yalnızca temizlik çalışmalarına değil, uzun vadeli bir çevre politikasına, sürdürülebilir turizm anlayışına ve denizcilik kültürünü geliştirecek projelere ihtiyaç var.

Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, basının, spor camiasının, iş dünyasının ve vatandaşların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşıyor.

Bugün çıkarılan her metreküp dip çamuru, daha temiz bir körfez için atılan bir adımdır. Bugün bir gencin yelkenle tanışması, yarın deniz kültürünü sahiplenen bir neslin yetişmesine vesile olabilir. Bugün çevre için verilen emek, geleceğin turizmine, ekonomisine ve yaşam kalitesine katkı sağlayabilir.

Ancak bunun gerçekleşmesi için çalışmalar kararlılıkla sürdürülmeli, sonuçlar şeffaf biçimde paylaşılmalı ve çevreyi koruma anlayışı günlük hayatın bir parçası hâline getirilmelidir.

13 Ekim akşamı katıldığım ödül gecesinden geriye kalan düşüncem de tam olarak buydu: Bir araya gelmek, birbirimizin emeğini takdir etmek elbette kıymetlidir. Fakat asıl başarı, o gecede dile getirilen hedefleri ertesi gün de sahiplenmek ve somut adımlarla ileriye taşımaktır.

İzmit Körfezi yalnızca bakılacak bir manzara değil, korunacak ortak bir emanettir.

Buradan yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına, iş dünyasına, basın mensuplarına ve bütün Kocaelililere çağrıda bulunuyorum: Gelin, İzmit Körfezi’ni ortak davamız kabul edelim. Çevreyi korumayı bir günlük etkinlikten çıkarıp kalıcı bir yaşam kültürüne dönüştürelim. Gençlerimizi su sporlarıyla buluşturalım, yelken yarışlarına ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek bir Kocaeli için birlikte çalışalım.

Bu sorumluluk ne tek bir kurumun ne de birkaç duyarlı insanın omuzlarına bırakılabilir. Bu, hepimizin meselesidir.

Şimdi söz değil, birlik olma ve harekete geçme zamanıdır. Haydi Kocaeli, haydi Türkiye! İzmit Körfezi’ne sahip çıkalım, yelkenleri umutla dolduralım ve gelecek nesillere temiz bir deniz bırakalım. Çünkü denizi korumak, yalnızca doğayı değil; çocuklarımızın geleceğini, kentimizin değerini ve ülkemizin yarınlarını korumaktır.

Denizi koruyan, geleceğini korur!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER