Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Şüpheli Ölüm Dosyasında Yeni İddialar: İfadelerdeki Çelişkiler Dikkat Çekti

Şüpheli ölüm soruşturmasında savcılık, çiftlik çalışanının ifadesindeki çelişkiler, olay günü çiftliğe gelen kişiler ve adli bulgular arasındaki tutarsızlıklar nedeniyle dosyayı derinleştirirken, “intihar mı cinayet mi” sorusu yeniden gündeme geldi.

Şüpheli ölüm soruşturmasında savcılık, çiftlik çalışanının ifadesindeki çelişkiler, olay günü

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybetmesine ilişkin yürüttüğü soruşturmada, çiftlik çalışanı Rufat Kadyrow’un ifadesinde dikkat çekici çelişkiler tespit edildi. Gazeteci Erkin’in köşe yazısında aktardığı bilgilere göre savcılık, özellikle olay günü çiftliğe gelen kişiler ve ifadelerdeki tutarsızlıklar üzerinde duruyor.

Erkin, Denizolgun’un şoförü Murat ile çiftliğe gelen “Ahmet” isimli kişiye dikkat çekerek, şoför Murat’ın çiftlikte yaklaşık 6 saat beklemesine rağmen, Denizolgun’un çiftlikten ayrılma ihtimalinin bulunduğu son 2 saat kala ayrılmasının soru işaretleri yarattığını ifade etti. Ayrıca, Kadyrow’un ifadesinde “yukarıda bulduklarını” söylediği Ahmet Bey’in kim olduğunun net olmadığı ve bu kişiyle ilgili detay paylaşılmadığı vurgulandı.

Savcılığın dikkat çektiği hususlar arasında; Ahmet Bey’in at binmek için çiftliğe geldiğinin söylenmesine rağmen 36 saat boyunca kendisinden haber alınmamasına karşın durumun merak edilmemesi, ev anahtarının kapıda bırakılması ve polis tutanaklarıyla ifade arasındaki kanama bulgularına ilişkin çelişkiler de yer aldı.

Öte yandan, Arif Ahmet Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun ile oğlu Fatih Süleyman Denizolgun’un 3 Ekim 2024’te Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu, Avukat Burak Bekiroğlu’nun da 15 Mayıs 2025’te dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısı yaptığı hatırlatıldı. Bu gelişmelerin ardından, “cinayetin Adli Tıp Kurumu’nda örtbas edildiği” iddiası nedeniyle dosyanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği bildirildi.

Erkin, yazısında ayrıca Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümünün ardından cemaatte liderliğin Alihan Kuriş tarafından ilan edildiğini belirterek, benzer şüpheli ölüm iddialarına da dikkat çekti. Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan’ın “Süleymancılar/FETÖ’nün ‘Renklenme’ Merkezi” adlı kitabında yer alan iddialara atıf yapan Erkin, cemaat yapıları içindeki şüpheli intihar ve ölümlerin yeterince araştırılıp araştırılmadığının kamuoyunda tartışılması gerektiğini ifade etti.