Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında Yeni Boyut

BBP’nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin 17 yıl sonra yeniden açılan soruşturmada şok edici gelişmeler yaşanıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, “CIA’in Türkiye’deki gölge adamı” olarak anılan Enver Altaylı’nın ismi ilk kez resmi olarak dosyaya girdi.

BBP'nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını

2009 yılında Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde meydana gelen helikopter kazası, yıllardır Türkiye siyasetinin en tartışmalı dosyalarından biri olmaya devam ediyor. 17 yıl sonra yeniden ele alınan soruşturmada, 27 kişi gözaltına alındı, 19 şüpheli tutuklandı. Soruşturma derinleştikçe, kazanın bir “kaza” olmaktan çok öte olduğuna dair iddialar da güç kazanıyor.

15.15 İLE 15.26 ARASINDAKİ 11 DAKİKA: KAZAYI KİM, NE ZAMAN BİLİYORDU?

Soruşturmanın en kritik detaylarından biri, kazanın zamanlamasına ilişkin ortaya çıktı. Helikopterdeki gazeteci İsmail Güneş, saat 15.26’da 112 acil çağrı merkezini arayarak helikopterin düştüğünü bildirmişti. Ancak aile avukatı Mustafa Selami Ekici’nin aktardığına göre, Enver Altaylı bu bilgiyi tam 11 dakika önce, saat 15.15’te BBP’li yöneticilere iletmişti.

Ekici’nin ifadesine göre, kazadan yıllar sonra kendisine ulaşan bir camia mensubu, “Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştü” haberinin Altaylı tarafından saat 15.15’te BBP yönetimine iletildiğini söyledi. Bu iddia, kazanın önceden bilindiği ve birilerinin olayın gerçekleşeceğinden haberdar olduğu yönündeki şüpheleri yeniden alevlendirdi.

ARAMA KURTARMADAKİ ‘YANLIŞ YÖNLENDİRME’ İDDİASI: ERCÜMENT GÜLER KİM?

Ekici, kaza sonrası arama-kurtarma çalışmalarını yönlendiren emekli Yarbay Ercüment Güler’in de soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini belirtti. Güler’in, tüm sivil ve askeri personelin emrinde olduğu en aktif isim olduğunu vurgulayan Ekici, ilginç bir ayrıntıya dikkat çekti:

“Saat 18.00 itibarıyla kaza yeri 1 km’ye 1 km tespit ediliyor. Ama enkaz 50 km tam tersi istikamette aranıyor. Enver Altaylı’nın adamı olduğu yönünde bilgiler var.”

Bu ifade, arama çalışmalarının kasıtlı olarak yanlış yönlendirildiği ve zaman kaybettirilmek istendiği iddialarını güçlendiriyor. Güler’in sorgulanmamış olması ise soruşturmadaki en büyük eksikliklerden biri olarak öne çıkıyor.

KAYIP GÖRÜNTÜLER VE GİZEMLİ ÖLÜMLER: TANIKLAR NEDEN SUSTU?

Ekici’nin dile getirdiği bir diğer çarpıcı iddia, Yazıcıoğlu’nun kazadan sonra bir süre hayatta olduğuna dair görüntülerin varlığı. İddiaya göre, enkazın başında siyah giyimli kişilerin yaka kamerasıyla çektiği görüntülerde, Yazıcıoğlu oturur pozisyonda ve bu kişiler ona yaklaşıyor.

Bu görüntüyü izlediğini söyleyen BBP kurucularından Emrullah Önalan’a, görüntüyü polis muhabiri Ahmet Akpak izletmiş. Görüntünün kaynağı ise bir Özel Kuvvetler mensubu. Ancak bu tanıkların akıbeti düşündürücü:

  • Ahmet Akpak: Görüntüyü izlettikten sonra şeker komasına girerek hayatını kaybetti.
  • Akpak’ın oğlu: Babasının ölümünün ardından iletişime geçilen oğul, 1 ay sonra bir taraftar kavgasında öldürüldü.

Bu gizemli ölüm zinciri, kazanın üzerini örtmek için tanıkların susturulmuş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

ADİL ÖKSÜZ BAĞLANTISI VE 152 KEZ ARANAN TELEFON

Soruşturma dosyasına yansıyan FETÖ bağlantıları da dikkat çekiyor. Olay günü bölgede F-4 uçağıyla uçuş yaptığı iddia edilen eski Kurmay Başkanı Ali Armağan ile FETÖ’nün Hava Kuvvetleri yapılanmasındaki kilit isim Adil Öksüz arasında yoğun bir iletişim olduğu tespit edildi.

Armağan’ın 2010 yılından itibaren Öksüz ile toplam 152 kez irtibat kurduğu belirlenirken, Öksüz’ün evinde yapılan aramada ele geçirilen bir kitapta Armağan’ın eşine ait parmak izlerinin bulunması da dosyaya yansıdı. Bu bağlantı, kazanın askeri bir operasyonla ilişkilendirilebileceği yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

ENVER ALTAYLI DOSYADA, SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR

Enver Altaylı’nın isminin soruşturma dosyasına girmesi, kazanın sadece bir helikopter kazası olmadığı, arkasında derin ve karmaşık bir yapının olduğu iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Altaylı’nın kazayı önceden bilmesi, arama kurtarmadaki yanlış yönlendirmeler ve tanıkların gizemli ölümleri, dosyanın önümüzdeki günlerde çok daha büyük bir skandala dönüşebileceğini gösteriyor.

17 yıllık bekleyişin ardından yeniden açılan bu dosya, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin ailesi ve sevenleri için adaletin tecelli edeceği günü bekliyor.