Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yavuz Ağıralioğlu’ndan Ankara’daki Su Krizine Sert Eleştiri

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da aynı anda hem su kıtlığı hem de su taşkını yaşanmasının iklim krizinden çok yönetim ve planlama eksikliğinin sonucu olduğunu belirterek, hükümet ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne sert eleştiriler yöneltti.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da aynı anda hem

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da yaşanan su sorununa ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından değerlendirmeler yapan Ağıralioğlu, aynı kentte hem su kıtlığı hem de su taşkınının yaşanmasının yalnızca iklim kriziyle açıklanamayacağını belirterek, “Bu tablo açık bir yönetim ve planlama krizidir” dedi.

Ankara örneğinin, Türkiye’nin genel su yönetimi sorunlarının küçük bir özeti olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, başkent olmanın krizi ilk yaşayan şehir olmak anlamına gelmediğini, aksine çözümü ilk uygulayan şehir olmayı gerektirdiğini ifade etti.

“SORUN SADECE İKLİM DEĞİL, UYGULAMA YOK”

Ağıralioğlu, Ankara’nın Yerel İklim Değişikliği ve Yeşil Şehir Eylem Planları’nda risklerin doğru şekilde tanımlandığını ancak uygulama, izleme ve güncelleme aşamalarında ciddi eksiklikler bulunduğunu dile getirdi. Su yönetiminin siyaset üstü bir mesele olduğuna dikkat çeken Ağıralioğlu, konu vatandaşın temel ihtiyacı olduğunda planlama ve yatırımların mazeretlerle ertelenemeyeceğini söyledi.

HÜKÜMETE VE BÜYÜKŞEHİR’E SORULAR

Ağıralioğlu açıklamasında hem merkezi hükümete hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne sert sorular yöneltti. Hükümete seslenen Ağıralioğlu, nüfus yoğunluğu ve sanayinin belirli şehirlere sıkıştırıldığını, havza bazlı su bütçesi yapılmadan ve iklim senaryoları dikkate alınmadan su yönetiminin mümkün olmadığını ifade etti. Ankara’nın neden yüksek maliyetli ve kırılgan su kaynaklarına mahkûm edildiğini soran Ağıralioğlu, bunun siyasi bir zorunluluk mu yoksa planlama hatası mı olduğunun açıklanması gerektiğini belirtti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, 2053 Master Planı’nda 2029’dan itibaren ilave su ihtiyacının açıkça belirtilmesine rağmen, şebekelerdeki kayıp-kaçak oranlarının hâlâ yüzde 35-40 bandında olmasını eleştirdi. Risklerin bilindiğini ancak somut sonuç üretilmediğini vurguladı.

“AYNI ANDA KIŞLIK VE TAŞKIN YAŞANIYORSA…”

Bilim insanlarının verilerine dikkat çeken Ağıralioğlu, bu yıl Ankara Çayı’na 500 yıllık tekerrürlü debi geldiğinin söylendiğini hatırlattı. Buna rağmen barajlardaki su seviyelerinin bazı bölgelerde yüzde 3-10’a kadar düştüğünü ifade eden Ağıralioğlu, “Aynı kentte hem su kıtlığı hem su taşkını yaşanıyorsa, bu yalnızca iklim krizi değildir; bu, açık bir yönetim ve planlama krizidir” dedi.

“BİZ OLSAK NE YAPARDIK?”

Anahtar Parti olarak iktidarda olmaları halinde nasıl bir yol izleyeceklerini de anlatan Ağıralioğlu, merkezi düzeyde havza bazlı su bütçesi çıkarılacağını, DSİ’nin siyasi takvimlerden arındırılacağını ve su yatırımlarının iklim değişikliği senaryolarına göre planlanacağını söyledi. Kayıp-kaçak oranlarının tüm belediyeler için bağlayıcı hedef haline getirileceğini ve Su Kanunu’nun gecikmeden çıkarılacağını vurguladı.

Ankara özelinde ise Gerede Su Sistemi’nin yeniden ele alınacağını, kayıp-kaçak oranlarının en geç beş yıl içinde yüzde 20’nin altına düşürüleceğini, yağmur suyu ve gri su kullanımının zorunlu hale getirileceğini ifade etti. Kızılırmak suyunun ileri arıtma standartlarına kavuşturulacağını ve ASKİ’de güçlü bir dijital karar destek altyapısı kurulacağını da sözlerine ekledi.

“ANKARA ÖRNEK OLMAK ZORUNDA”

Ağıralioğlu açıklamasını, “Ankara başkenttir. Suyu mazeretle değil, bilimle ve planla yöneten örnek bir şehir olmak zorundadır” sözleriyle tamamladı. Açıklamalar, Ankara’daki su yönetimi tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.