ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Başkan Donald Trump’ın talimatıyla başlattığı gizlilik kaldırma süreci, tarihin en çarpıcı belgelerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. İlk parti belgeler 8 Mayıs 2026’da yayımlandı; ikinci parti ise 22 Mayıs’ta 222 dosyayla kamuoyuna açıldı. Ancak asıl şok edici bilgiler, bu dosyaların içinden çıkan detaylarda gizliydi.
NÜKLEER ÜSTE 209 GÖZLEM: “MANEVRA YAPTILAR, KAYBOLDULAR, PATLADILAR”
Yayımlanan 222 dosya arasında yer alan 116 sayfalık rapor, ABD’nin en gizli nükleer tesislerinden biri olan Sandia, New Mexico‘daki askeri üste 1948-1950 yılları arasında kaydedilen gözlemleri belgeliyor. Sandia, 1947’deki ünlü Roswell olayının yaşandığı bölgenin hemen yakınında bulunuyor ve Manhattan Projesi’nin doğrudan halefi olan Silahlı Kuvvetler Özel Silah Programı (AFSWP) kapsamında faaliyet gösteriyordu.
Pentagon’un açıklamasına göre bu raporda tam 209 ayrı “yeşil küre”, “disk” ve “ateş topu” gözlemi kayıtlı. Tanıkların ifadelerine göre cisimler manevra yapıyor, görüş alanından çıkıyor, kayboluyor veya patlıyordu. 1940’ların sonunda, atom bombası programının merkezindeki bir tesiste bu yoğunlukta tanımlanamayan cisim gözlemlenmesi, komplo teorilerini yeniden alevlendirdi.
ASTRONOTLARIN İTİRAFLARI: “YANIMIZDAN PARLAK CİSİMLER GEÇTİ”
Belgelerin en sarsıcı bölümlerinden biri, Apollo görevlerine ait kayıtlar. Apollo 17 pilotu Ronald Evans, 1972’de görev kontrolüne “Yanımızdan sürüklenen birkaç çok parlak parçacık veya parça” rapor etmişti. Görev kontrolünün yanıtı ise “Anlaşıldı” olmuştu.
Apollo 12 mürettebatı ise 1969’da Ay yüzeyinde mavi renkli dikey ışık oluşumları gözlemledi. Ay’a ayak basan ikinci insan Buzz Aldrin, görevi sırasında “oldukça parlak bir ışık kaynağı” ve “çok sayıda 90 derecelik dönüş yapan gizemli bir cisim” gördüğünü ifade etmişti.
APOLLO 17’NİN ÜÇGEN CİSMİ: “İNSAN TEKNOLOJİSİ DEĞİL”
Belgelerdeki en çok konuşulan görüntü, Apollo 17 görevi sırasında 1972’de çekilen ve Ay’ın üzerinde üçgen düzeninde sıralanmış üç parlak noktayı gösteren fotoğraf oldu. Pentagon’un ön incelemesinde bu oluşumun “fiziksel bir nesne” olabileceği değerlendirildi.
“The Age of Disclosure” belgeselinin yönetmeni Dan Farah, bu görüntüyü “şimdiye kadar yayımlanan en önemli UAP kanıtı” olarak nitelendirdi ve ekledi: “1972’de Ay’ın üzerinde astronotları izleyen hiçbir insan teknolojisi olduğunu bilmiyoruz, değil mi? Bu oldukça sıra dışı.”
NASA’NIN AY FOTOĞRAFLARINI DEĞİŞTİRDİĞİ İDDİASI
Fizikçi Maaneli Derakhshani, American Alchemy podcast’inde çarpıcı bir iddia ortaya attı: NASA, Apollo görevlerinde çekilen ve UFO’ları gösteren fotoğrafları kamuoyuna sunulmadan önce değiştirdi.
Derakhshani, Apollo 14 görevinde Ed Mitchell’in Ay yüzeyinde durduğu bir fotoğrafı örnek göstererek, Lunar and Planetary Institute arşivindeki versiyonda Ay gökyüzünün tamamen siyah olduğunu, ancak Johnson Space Center ve Arizona State University tarafından yönetilen “March to the Moon” versiyonunda Mitchell’in üzerinde açıkça mavi bir küre görüldüğünü belirtti.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA 550 METREDE UFO RAPORU
Belgeler yalnızca Ay görevleriyle sınırlı kalmadı. Hürmüz Boğazı üzerinde 2020 yılında yaklaşık 550 metre irtifada görüldüğü belirtilen bir UFO’ya ait askeri rapor da kamuoyuna sunuldu. Ayrıca 2025 tarihli FBI görüşme notlarında, üst düzey bir ABD istihbarat yetkilisinin askeri bir tesis yakınında “çok sıcak bir küre” gördüğüne dair kayıtlar yer aldı.
TÜRKİYE’DEN DE UFO KAYITLARI VAR
Pentagon’un yayımladığı belgelerde Türkiye’yi de ilgilendiren kayıtlar bulunuyor. Samsun’da görüldüğü iddia edilen UFO görüntüleri ABD’nin yayımladığı belgelerde yer aldı. Öte yandan Türkiye’nin önde gelen bilim kuruluşu TÜBİTAK, 2008 yılında Kumburgaz’da bir site bekçisi tarafından çekilen ve “UFO” olduğu iddia edilen görüntüler için “UFO terimi kullanılabilir” değerlendirmesinde bulunmuştu. TÜBİTAK incelemesinde görüntülerde manipülasyon, CGI veya görsel değişiklik izine rastlanmadığı belirtildi.
DAHA FAZLASI YOLDA: “BU DAHA YÜZEYİ ÇİZİYOR”
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, dosyaların bir sonraki bölümü üzerinde aktif olarak çalışıldığını ve belgelerin kademeli olarak yayımlanmaya devam edeceğini açıkladı. Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna, yaklaşık 30 gün içinde ek bir belge paketinin yayımlanmasının beklendiğini duyurdu.
Belgesel yönetmeni Dan Farah ise şu uyarıyı yapıyor: “Yayımlanan her şey sadece buzdağının görünen kısmı. Bu daha yüzeyi çiziyor.”
