Fransa, 17 Ekim’de Sarı Yelekliler hareketinin öncülüğünde düzenlenen ve ülke geneline yayılan protestolarla sarsıldı. Hayat pahalılığı, yüksek akaryakıt fiyatları ve eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle sokağa inen on binlerce gösterici, başkent Paris başta olmak üzere Marsilya, Lyon, Bordeaux, Rennes, Strazburg, Grenoble, Nice ve Limoges gibi kentlerde güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Olayların ardından açıklanan bilanço, ülke siyasetinde deprem etkisi yarattı.

PARİS’TE CAN KAYBI: MAGENTA BULVARI’NDA KALP DURMASI
Fransız medyasının güvenlik kaynaklarından edindiği bilgilere göre, Paris’teki Magenta Bulvarı’nda bir gösterici kalp ve solunum durması sonucu hayatını kaybetti. Polis kaynakları, fenalaşan kişinin ilk yardım merkezine götürüldüğünü, ancak merkezin önüne getirildiği sırada yaşamını yitirdiğini açıkladı. Paris Emniyet Müdürlüğü de ölüm nedenini kalp ve solunum durması olarak doğruladı.

GÖZALTI BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR: 2 BİNDEN FAZLA GÖZALTI, 171 ÇOCUK
Fransa İçişleri Bakanlığı, ülke genelindeki protestolarda 500’den fazla polis, jandarma ve itfaiye görevlisinin yaralandığını, 2 binden fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, yaralı güvenlik görevlisi sayısının 600’ü aştığını ancak bu rakamın kesin olmadığını belirtti. Paris Polisi, başkentte 855 kişinin gözaltına alındığını ve bu sayının rekor düzeyde olduğunu açıkladı. Paris Savcılığı ise gözaltına alınanlardan 171’inin çocuk olduğunu ve toplam 517 kişinin polis gözetiminde tutulmaya devam ettiğini duyurdu.

LİMOGES’TA TARİHİ BELEDİYE BİNASI KUNDAKLANDI
Şiddet olaylarının en çarpıcı görüntüleri, ülkenin orta kesimindeki Limoges kentinden geldi. 1883’ten bu yana ayakta olan ve tarihi eser olarak tescillenen belediye binası, maskeli grupların kundaklaması sonucu büyük oranda kullanılmaz hale geldi. Görgü tanıklarına göre kalabalık, camları kırdı ve ana kapıyı koçbaşıyla yıktıktan sonra binayı ateşe verdi. Yangında çatının bir bölümü ve saat kulesi çöktü. Limoges Belediye Başkanı Guillaume Guerin, binayı korumak için yeterli sayıda ulusal polis memuru bulunmadığını belirterek, “Bu ülke kötü durumda, hem de çok kötü durumda” ifadelerini kullandı. Olayla bağlantılı olarak aralarında 7’si reşit olmayan 17 kişi gözaltına alındı.

NUNEZ’E İSTİFA ÇAĞRILARI: “GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN NOKTA”
Protestolara yönelik güvenlik müdahalesi, siyasi yelpazenin dört bir yanından sert eleştirileri beraberinde getirdi. Fransa Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, güvenlik güçlerinin müdahalesini “tam bir felaket” olarak nitelendirerek İçişleri Bakanı Laurent Nunez’i istifaya çağırdı. Tondelier, “İnsanların ve malların güvenliğini garanti altına alacak uygun bir güvenlik düzenlemesini öngöremeyen Laurent Nunez, durumun açıkça kontrolünü kaybetmiş durumda ve olayların boyutunu da belli ki hafife aldı” dedi. İstifa çağrıları solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ve aşırı sağdaki Ulusal Birlik (RN) partilerinden de yükseldi. LFI milletvekili Éric Coquerel, Nunez’in “istifa etmesi gerektiğini” söylerken, RN sözcüsü Laurent Jacobelli, bakanın “kaosu yönetmek için tamamen yetersiz” olduğunu savundu. Bir hükümet yetkilisi ise ülkede “geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiğini” kaydetti.

POLİS SENDİKASI: “KONTROLÜ KAYBETTİK”
Öte yandan polis sendikası Unsa-Police, güvenlik güçlerinin olaylar karşısında “tamamen kontrolü kaybettiğini” kabul etti. Sendika temsilcisi Rudy Manna, “Nadiren bu kadar yoğunlukta şiddet yaşadık” diyerek, yetkililerin yıkıma katılabilecek kişi sayısını hafife aldığını belirtti. İçişleri Bakanı Nunez ise protesto düzenlemenin temel bir hak olduğunu ancak kamu binalarına saldırmanın, valilikleri işgal etmenin ve dükkanları yağmalamanın hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyeceğini vurguladı. Nunez, “Cumhuriyet, düzensizliği ve şiddeti dayatmaya çalışanlara karşı hiçbir taviz vermeyecek” ifadelerini kullandı.

SONRAKİ SÜREÇTE NE BEKLENİYOR?
Fransa’da gözaltı ve yaralı sayılarının netleşmesiyle birlikte gözler, hükümetin önümüzdeki günlerde atacağı adımlara çevrildi. Sarı Yelekliler hareketinin eylül ayında liselilerin başlattığı eylemlerle yeniden canlanması, hayat pahalılığı ve eğitim reformu taleplerinin önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor. İçişleri Bakanı Nunez’in görevde kalıp kalamayacağı ise Fransız siyasetinin en kritik sorularından biri olarak öne çıkıyor.
