Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan ve Türkiye’nin mali istatistikler, bütçe yönetimi, mali riskler ve hesap verebilirlik alanlarındaki uygulamalarının incelendiği Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporunu sosyal medya hesabından değerlendirdi. Şimşek, rapordaki bulguları “20 yılı aşkın süredir devam eden kurumsal dönüşümün somut bir sonucu” olarak nitelendirdi.
2015’TEN 2026’YA: YÜZDE 50’DEN ÜÇTE İKİYE
Bakan Şimşek’in paylaştığı verilere göre, Türkiye 2015 yılındaki değerlendirmede Mali Şeffaflık Kodu’nda yer alan ilkelerin yaklaşık yarısında “iyi veya ileri uygulama” düzeyindeydi. Son raporla birlikte bu oran üçte ikiye yükseldi. Bu artış, kamu mali yönetiminin uluslararası standartlara uyumunda kaydedilen ilerlemeyi ortaya koyuyor.
40 ÜLKE ARASINDA EN ÜST SIRALARDA
Şimşek, elde edilen bu ilerlemeyle Türkiye’nin uluslararası karşılaştırmalarda da üst sıralara yerleştiğini vurguladı. Bakan’ın açıklamasına göre Türkiye, mali şeffaflıkta Birleşik Krallık, Finlandiya, İrlanda, Avusturya ve Portekiz‘in de aralarında bulunduğu yaklaşık 40 ülke arasında en üst sıralarda yer alıyor. Bu ülkeler, kamu mali yönetimi ve şeffaflık alanında referans kabul edilen ülkeler arasında gösteriliyor.
REFORMLAR DEVAM EDECEK
Bakan Şimşek, açıklamasını mali şeffaflığı daha da ileri taşıyacak adımların süreceği mesajıyla tamamladı: “Mali şeffaflığı daha da artıracak yapısal reformlara yönelik çalışmalarımız devam ediyor” . Bu vurgu, elde edilen notun bir son durak değil, reform sürecinin bir aşaması olarak görüldüğünü işaret ediyor.
SONRAKİ SÜREÇTE NE BEKLENİYOR?
Gözler şimdi, IMF’nin bir sonraki değerlendirme dönemine ve Bakan Şimşek’in işaret ettiği yapısal reform takvimine çevrildi. Mali şeffaflık alanında elde edilen bu ilerlemenin, uluslararası yatırımcı algısı ve kredi notu değerlendirmeleri üzerindeki etkisi ise önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.
