Büyük Birlik Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin 17 yıl sonra yeniden açılan soruşturmada, tüyler ürperten FETÖ bağlantıları ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, kazanın yaşandığı anda bölgede uçan F-4 savaş uçağının pilotunun, 15 Temmuz’un firari ismi Adil Öksüz ile yoğun irtibatının bulunduğu tespit edildi. FETÖ’nün hava kuvvetleri mahrem imamlarının kaza öncesi ve sonrasındaki sıra dışı seyahatleri ile ByLock yazışmalarında geçen “tereyağından kıl çeker gibi halledildi” ifadeleri, olayın bir suikast olduğu şüphesini güçlendirdi.
GÖKYÜZÜNDEKİ KABUS: ÜÇ SAVAŞ UÇAĞI VE ŞÜPHELİ RADAR KAYBI
Güvenlik birimlerinin yaptığı incelemelere göre, helikopterin düştüğü sırada bölgede üç savaş uçağı görev yapıyordu. Bu uçaklardan ikisi Amasya 5. Ana Jet Üssü’nden kalkan F-16’lar, üçüncüsü ise Malatya Erhaç Askerî/Sivil Havalimanı’ndan havalanan bir F-4 savaş uçağıydı. Radar kayıtları, F-4’ün belirli bir süre boyunca radardan kaybolduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumun radarın kasıtlı olarak kapatılması, ani bir irtifa değişikliği veya alçak uçuşla meydana gelebileceğini değerlendirdi. Devlet Denetleme Kurulu raporlarında da belirtildiği üzere, savaş uçaklarının alçak irtifa uçuşlarının helikopterler için büyük tehlike oluşturduğuna dikkat çekildi.
PİLOT ARMAĞAN’IN ADİL ÖKSÜZ BAĞLANTISI VE EŞİNİN PARMAK İZİ
Soruşturmanın en kritik halkalarından biri, olay anında bölgede bulunan F-4 pilotu Ali Armağan oldu. Armağan’ın, uçuş saatini tamamlamak amacıyla kazadan sadece 5 gün önce Malatya’ya geldiği belirlendi. FETÖ/PDY üyesi olmaktan 2018-2023 yılları arasında cezaevinde yattığı kayıtlara geçen Armağan’ın, 2010 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde operasyonel hat kullandığı ve FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem imamı Adil Öksüz ile yoğun bir irtibatının olduğu tespit edildi. Daha da çarpıcı olan ise, Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve Fetullah Gülen tarafından yazılan bir kitabın üzerinde, Ali Armağan’ın eşi Şerife Armağan’a ait parmak izlerinin bulunmasıydı.
ÖRGÜTÜN KARANLIK KODLARI: “TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ HALLEDİLDİ”
FETÖ’nün şifreli haberleşme programı ByLock üzerinden yapılan yazışmalar, olayın bir kaza olmadığına dair en güçlü delillerden birini oluşturdu. Dönemin FETÖ Elazığ İl İmamı Mehmet Durakoğlu ile örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında sorumlu Ömer Hakan Kısıkkaya arasında geçen mesajlarda şu ürkütücü ifadeler yer aldı: “Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir’e gittim. Barbaros abiyle görüştüm. O büyüğümüzle konuştu. Sabah İstanbul’da heyet toplandı. Öğlen El Aziz’e geldim, noktayı koyduk. Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi.”
MAHREM İMAMLARIN GİZEMLİ TRAFİĞİ VE ABD SEYAHATİ
FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasındaki hareketlilik de soruşturma dosyasına damga vurdu. Dönemin İstanbul Hava Mahrem İmamı Erol Sağlam’ın 21 Mart 2009’da Malatya’ya giderek Malatya Hava Mahrem İmamı Ali Cingitaş ile buluştuğu tespit edildi. Bu iki ismin ortak irtibatının, 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nde yakalanan Harun Biniş ve firari Adil Öksüz ile birlikte kazadan 2 gün önce, 23 Mart 2009’da ABD’ye giden Hava Mahrem İmamı Cağfer Sarıkaya olduğu belirlendi. Helikopter kazasından 5 gün sonra ise Malatya İmamı Cingitaş’ın soluğu İstanbul’da aldığı ve kendisiyle daha önce hiçbir irtibatı bulunmayan, 15 Temmuz’un kilit isimlerinden Kemal Batmaz ile yüz yüze görüştüğü ortaya çıktı.
GÜLEN’DEN ‘AÇIĞI BULUNAMAYINCA ORTADAN KALDIRIN’ TALİMATI
Soruşturma dosyasına giren bir diğer çarpıcı delil ise FETÖ içinden gelen itiraflar oldu. Örgütün eski mensuplarından Abuzer Dilekçi, Fetullah Gülen’in özel adamlarından “Jhosef” kod adlı kişinin, Yazıcıoğlu’nun FETÖ’nün yanında yer alma teklifini reddettiğini söylediğini aktardı. Dilekçi’nin ifadesine göre bu ret kararı Gülen’e iletildi. Gülen’in önce Yazıcıoğlu’nun bir açığının bulunmasını istediği, ancak herhangi bir açık bulunamayınca bizzat “ortadan kaldırın” talimatını verdiği iddia edildi. Adli makamlar, savaş uçağı hareketleri, FETÖ’nün mahrem yapılanmasının sıra dışı temasları ve ByLock yazışmalarının oluşturduğu bu karanlık tablonun tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmayı derinleştirirken, gözaltındaki 27’si mevcutlu, 2’si tutuklu 29 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor.
