Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Haluk Levent’ten Emniyette Çarpıcı Savunma: “Adı Usulsüzlük Olabilir Ama Yolsuzluk Değil”

Haluk Levent, Ahbap soruşturmasındaki ifadesinde “Adı usulsüzlük ama yolsuzluk değil” savunması yaptı. Dernek çeklerini teminat olarak kullandığını itiraf eden Levent, 80 milyonluk daire devrinin operasyondan bir gün önce yetişmediğini öne sürdü. Aralarında Levent’in de bulunduğu 23 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Haluk Levent, Ahbap soruşturmasındaki ifadesinde "Adı usulsüzlük ama yolsuzluk değil"

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen kara para aklama ve yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent’in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Yöneltilen suçlamalara “etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini” belirterek yanıt veren Levent, aylık gelirini dahi hatırlamadığını söyledi. Dernek çeklerini teminat olarak kullandığını itiraf eden ünlü sanatçı, “İşlerimi doğru dürüst yönetemedim. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz” savunması yaptı. Levent ayrıca, borçlarına karşılık Ahbap’a devretmeyi planladığı 20 dairenin tapu işlemlerinin operasyondan sadece bir gün önce yetişmediğini öne sürerek gözaltı sürecinin “bilinçli ve kasıtlı” olduğunu iddia etti.

“AHBAP ÇEKLERİNİ VE SENETLERİNİ TEMİNAT OLARAK KULLANDIM, YÜKSEK MİKTARDA BORÇLANDIM”

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadede dernek yönetimindeki tek yetkilinin kendisi olduğunu vurgulayan Levent, Ahbap İktisadi İşletmesi adına VakıfBank’ta bulunan çek karnesini sadece lojistik faaliyetleri için değil, kişisel teminat amacıyla da kullandığını kabul etti. Yüksek miktarda borçlandığını itiraf eden Levent, “Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Ben ne kendimi ne etrafımı ne de işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım AMA BUNA İZİN VERİLMEDİ” DEDİ.

20 DAİRELİK TAPU KRİZİ: “OPERASYON BİR GÜN DAHA BEKLESEYDİ HER ŞEY ÇÖZÜLECEKTİ”

Levent ifadesinin devamında, kendisinin gözaltına alınmasına giden süreci “bir günlük gecikme” ile açıkladı. Şu anki değeri 150 milyon lira olan 20 adet taşınmazı, Ahbap Derneği’ne olan 80 milyon liralık şahsi borcuna karşılık devretmek üzere yönetim kurulu kararı aldırdığını belirten Levent, tapu işlemleri için genel kurul kararı gerektiğini ve tüm prosedürü tamamladıklarını ancak devrin son ana kaldığını söyledi. “Cuma günü yetişmedi. Cuma günü yetişseydi bugün Yeliz Kaya’ya bir yıldır gelen 80 milyon lira yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Kaya’ya gelen 80 milyon lira, yani benim param, aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Eğer bir gün daha beklenseydi Ahbap Derneğinden Kaya’ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur” iddiasında bulundu.

DEPREM BAĞIŞLARI VE BORSA İTİRAFI: “PİS BİR ZAAFIM VAR”

Haluk Levent, Ahbap’a deprem döneminde gelen yaklaşık 4 milyar 300 milyon liralık bağışın 4 milyar liralık kısmının o yıl harcandığını ve tüm faturaların valilikler ile İçişleri Bakanlığı’nda kayıtlı olduğunu savundu. Kendi ekonomik krizinin nasıl başladığını ise şöyle anlattı: “Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap Derneğinden para alıp oynamadım.” Bu noktadan sonra susma hakkını kullanan Levent, kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktı. Öte yandan aralarında Levent’in de bulunduğu 23 şüpheli sağlık kontrolünün ardından tutuklama talebiyle Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.