Dokuz gün, yüzlerce gönül, tek bir ülkü: Dilde, fikirde, işte birlik!
Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin düzenlediği 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 3-11 Ekim tarihleri arasında yalnızca kitapların, yazarların ve yayınevlerinin buluştuğu bir organizasyon olmadı. Dokuz gün boyunca kültürün, tarihin, edebiyatın ve ortak hafızamızın hayat bulduğu büyük bir gönül köprüsüne dönüştü.
“Romanların ve Hatıratların İzinde” temasıyla gerçekleştirilen fuarda 515 yayınevi, sahaf ve sivil toplum kuruluşu yer aldı; toplam 1.065 etkinlik ve söyleşi düzenlendi. 2025 yılında 1 milyon 48 bin 526 ziyaretçiyi ağırlayan fuar, bu yıl 1 milyon 59 bin 347 ziyaretçiye ulaşarak kendi rekorunu kırdı. Son günün bir milyonuncu ziyaretçisi Şadiye Akbelen’in hediyeler ve konfetilerle karşılanması da bu büyük organizasyonun hafızalara kazınan anlarından biri oldu.

Ancak rakamların ötesinde, benim için asıl önemli olan başka bir gerçek vardı: Türk dünyasının sesini Kocaeli’de duyurmak, ortak kültürümüzü gelecek nesillerle buluşturmak ve bizi birbirimize bağlayan tarihî bağları yeniden hatırlatmak.
İşte TOYŞAD olarak dokuz gün boyunca bu anlayışla çalıştık.
Birinci günden son güne Türk dünyası
3 Ekim Cumartesi günü, Türk Dünyası Günü ile başladığımız fuar yolculuğumuzda Anara Baizhanova, Nafi Çağlar ve şahsımın katılımıyla Süleyman Paşa Salonu’nda gerçekleştirdiğimiz buluşma, ortak kültürümüzün zenginliğini ortaya koydu. Dış sahnedeki Türk Dünyası Günü etkinlikleriyle Kazak, Kırgız, Özbek, Tacik, Çuvaş ve Gagauz gibi farklı Türk topluluklarının kültürel değerlerini Kocaelili kitapseverlerle buluşturduk. Kazakistan İstanbul Konsolosluğundan Daniel’in standımıza gerçekleştirdiği ziyareti de bu anlamlı günün güzel hatıraları arasında yer aldı.

4 Ekim’de Kocaeli Kırım Tatarları Kocaeli Şubesi Başkanı Şengül Talgır ve Eskişehir’den gelen Kırım Ailesi ekibiyle Kırım Tatar Türklerinin kültürünü, folklorunu ve köklü geleneklerini tanıttık. Çünkü biliyoruz ki kültürünü yaşatmayan milletler, zamanla hafızalarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
5 Ekim’de Cesur Melek ile gerçekleştirdiğimiz “Bu Hayatta En Çok Engelimi Sevdim” başlıklı söyleşi ise hayatın zorlukları karşısında insan iradesinin, azmin ve umudun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu buluşma, fuarın yalnızca kitapları değil, insan hikâyelerini ve gönüllere dokunan mücadeleleri de bir araya getirdiğinin güzel bir örneğiydi.

6 Ekim’de Özbekistan kültürünü konuştuk. Özbekistan kültür elçisi Çokay Kaçar ile gerçekleştirdiğimiz programda ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerimizi ağırladık. Çocuklarımızın Türk dünyasının kültürünü, geleneklerini ve kardeş topluluklarını küçük yaşlardan itibaren tanıması bizim için son derece kıymetliydi. Özbekistan’dan gelen nakış ustalarının çalışmaları ve Kırgız kültürünün tanıtılmasıyla bu buluşma, kültürün yalnızca anlatılarak değil, yaşatılarak da öğrenildiğini gösterdi.
7 Ekim’de Çepni Federasyonu Başkanı Harun Özdemir’in katılımıyla Oğuz Çepni Türklerini ele aldık. Türk milletinin tarihî köklerini, boylarını ve kültürel zenginliklerini konuşurken bir kez daha gördük ki Türk dünyasının bütünlüğünü anlamak için önce kendi tarihimize ve kültürel hafızamıza sahip çıkmalıyız.

8 Ekim’de Türk Dünyası Yazarlar Birliği Başkanı Yasemin Meydan ile gerçekleştirdiğimiz “Türk Dünyası Masalları” söyleşisinde, nesilden nesile aktarılan sözlü kültürümüzü ele aldık. Masallar, yalnızca çocuklara anlatılan hikâyeler değildir; bir milletin hayalleri, değerleri, ahlakı ve dünyayı algılama biçimidir. Aynı gün gerçekleştirdiğimiz “Tepük: Unuttuğumuz Türk Sporu” söyleşisiyle de geçmişimizin kültürel ve sportif mirasına dikkat çektik. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi hatırlatmak, onları yeniden gündeme taşımak ve genç kuşaklara aktarmak bizim için bir sorumluluktur.

9 Ekim’de Roza Kurban ile birlikte, modern İdil Tatar edebiyatı ve dilinin kurucularından, Tatarların Mehmet Akif’i Abdullah Tukay’ı 140. vefat yılında andığımız; Kırım Tatar Türklerinin tarihini ve tarihî hafızasını merkeze alan programımızı gerçekleştirdik. Kırım Türklerinin yaşadığı tarihî süreçleri, kültürel varlığını ve kimliğini konuşurken bir milletin hafızasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hatırladık.

10 Ekim’de Doğu Türkistan davasının öncü neferleri nden Hamit Göktürk ve Nurala Göktürk’ün katılımıyla “Tanrıdan Erciyes’in Eteklerine Göç Hikâyeleri” başlıklı söyleşimizde Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan göç yollarını, insan hikâyelerini ve kültürel hafızayı ele aldık. Dış sahnede gerçekleştirilen Uygur folklor gösterisiyle Doğu Türkistan’ın kültürel zenginliğini ziyaretçilerle buluşturduk.Bu buluşmada bizlere katkı sunan Uygur kültür derneği Başkan yardıcısı Necime kardeşime ve Türkistan kültür Derneği Başkanı İsa Dost kardeşime ayrıca teşekkür ederim,Sağlık sorunları nedeniyle aramızda olamayan Nimetullah Kahraman başkanımada acil şifalar dilerim

11 Ekim’de, fuarın son gününde ise TOYŞAD’ın faaliyetlerini ve Türk dünyasına ilişkin çalışmalarımızı anlattık . Fuarın bitiş saati ile K-37 standımızı toparlayacak dokuz günlük kültür yolculuğumuzu tamamladık. Böylece Türk dünyasının farklı coğrafyalarını, ortak değerlerini ve kardeş topluluklarını Kocaeli’de bir araya getirmeye çalıştık.

Standımız bir buluşma noktası oldu
Dokuz gün boyunca standımızda birbirinden kıymetli misafirleri ağırladık. Gökçen Çaklı’nın ziyareti bizleri memnun etti. Kocaeli Milletvekilimiz Veysel Tipioğlu standımıza gelerek bizleri onurlandırdı.
AK Parti Kocaeli il Başkanı Şahin Talus ve Milliyetçi Hareket Partisi İl başkanı Enes Emen genede ayrıca teşekkür ediyorum.

Kazakistan istanbul Konsolosluğu konsolos Daniyar Nuraldinov’a Özbekistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Şerzod Abdunazarov’un ve Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Elçi Aibek Akaev’in eşleriyle birlikte gerçekleştirdikleri ziyaretler, Türk dünyasıyla kurduğumuz kültürel bağların önemini bir kez daha ortaya koydu.
Kocaeli’deki çok sayıda sivil toplum kuruluşu standımıza gelerek bizleri ziyaret etti. Biz de onların stantlarını ziyaret ederek kültürel dayanışmayı, karşılıklı saygıyı ve gönül birlikteliğini güçlendirmeye gayret ettik.
Çünkü sivil toplum kuruluşlarının gücü yalnızca kendi faaliyetlerinden ibaret değildir. Asıl güç; birbirini tanımak, birbirine destek olmak, ortak değerler etrafında buluşmak ve aynı şehrin kültürel zenginliğine birlikte katkı sunabilmektir.

TOYŞAD olarak bizim anlayışımız tam da budur: Dilde, fikirde, işte birlik!
Ayrıca TOYŞAD K-37 Standımıza ziyaretimize gelen tüm Turan sevdalısı gönül dostlarımıza hazırlamış olduğumuz TOYŞAD teşekkür belgelerini hediye ettik. Bu belgeleri takdim etmemizdeki en büyük amaç, üzerinde logomuzun da yer aldığı Türk dünyası sınırları içerisindeki tüm devletleri kapsayan Turan coğrafyasının bayraklarını, Türk dünyasına ait motifleri ve sembolleri kendilerine sunmaktı. Böylece ortak tarihimizin, kültürümüzün ve Turan ülkümüzün izlerini taşıyan bu anlamlı belgelerle misafirlerimize teşekkürlerimizi en güzel şekilde ifade etmeye çalıştık.

Bu büyük organizasyonun arkasında görünmeyen bir emek ordusu vardı
Bir fuarı başarılı kılan yalnızca sahnede konuşanlar, kitaplarını imzalayan yazarlar veya ziyaretçi sayıları değildir.
O organizasyonun her ayrıntısında emeği bulunan, çoğu zaman görünmeyen kahramanları da vardır.

Bu vesileyle öncelikle bizlere bu imkânı sunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a gönülden teşekkür ediyorum. Türk dünyasını ve kültürel değerlerimizi Kocaeli’de tanıtabilmemiz için oluşturulan bu ortam, bizler açısından son derece kıymetlidir.
Kocaeli Büyükşehir BelediyesiGenel sekreter yardımcısı Doç. Dr. Ali Yeşildağ’a ,Kültür Daire Başkanımız Murat Yavuz’a ve çalışma arkadaşlarına; her ihtiyacımızda yanımızda olan, karşılaştığımız sorunların çözümü için gayret gösteren Kültür Daire Başkanlığı ve ilgili şube personeline ayrıca teşekkür ediyorum.
Ulaşım Daire Başkanlığımıza, misafirlerimizi en iyi şekilde karşılayan VIP sorumlusu arkadaşlarımıza, organizasyonun düzeni ve güvenliği için çalışan bütün personele şükranlarımı sunuyorum.
Fuar alanının temizliğinden yemek hizmetlerine, güvenlikten ulaşım düzenine, basın çalışmalarından sosyal medya aracılığıyla sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına kadar pek çok alanda emek veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının hakkını teslim etmek gerekir.
Gecesini gündüzüne katarak çalışan, ziyaretçilerin huzuru ve organizasyonun düzeni için gayret gösteren bütün emekçi kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Söyleşilerimizde görev alan, hazırlıklarımızda bize destek olan ve her ayrıntının başarıyla yürütülmesi için çaba gösteren tüm arkadaşlarımızın emeği bizim için değerlidir.
Dokuz gün boyunca bizlerin yanında olan; Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan’ın kültürel takı sanatlarını, el işlerini ve kıyafetlerini tanıtan standımızı her gün düzenleyen, misafirlerimizi ağırlayan Kırgızistanlı Kunduz ablamıza, Özbekistanlı Rana ablamıza, Milda ablamıza ve Ümida ablamıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bir teşekkür de bizleri yalnız bırakmayan TOYŞAD Yönetim Kurulu’na… Kendilerine teşekkür etmeyi ayrıca bir borç biliyorum.
Ve en büyük gayretleri gösteren, “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” sözünü gerçek manasıyla yerine getiren TOYŞAD Derneği Genel Sekreteri ve eşim Sevda Şentürk’e de sizlerin huzurunda ayrıca teşekkür etmeyi borç biliyorum.
Bir teşekkür de dokuz gün boyunca bizleri yalnız bırakmayan, standımıza gelen, söyleşilerimize katılan, sorularıyla programlarımıza katkı sunan ve Türk dünyasını tanımaya ilgi gösteren bütün kitapseverlere…
Her bir misafirimizin ziyareti bizler için ayrı bir mutluluk, ayrı bir motivasyon oldu.
Mesele yalnızca fuara katılmak değildi!

Biz TOYŞAD olarak bu fuara yalnızca bir stant açmak, birkaç söyleşi gerçekleştirmek veya adımızı duyurmak için katılmadık. Bizim hedefimiz, Türk dünyasını Kocaeli’de yaşayan insanlarımızla buluşturmak; kardeş topluluklarımızın tarihini, kültürünü, edebiyatını, sanatını ve ortak hafızasını daha geniş kitlelere anlatmaktı.
Kazakistan’dan Kırgızistan’a, Özbekistan’dan Kırım’a, Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan bu geniş coğrafyanın insanlarını birbirine bağlayan ortak değerlerimiz var. Dilimizde farklılıklar bulunabilir, geleneklerimiz değişebilir, yaşadığımız coğrafyalar birbirinden uzak olabilir.

Ancak tarihimiz, kültürel köklerimiz ve ortak hafızamız bizi birbirimize bağlamaya devam ediyor.
Türk dünyası, yalnızca haritalarda gösterilen coğrafyalardan ibaret değildir.
Türk dünyası; ortak türkülerimizde, masallarımızda, edebiyatımızda, geleneklerimizde, hatıralarımızda ve gelecek kuşaklara bırakacağımız kültürel mirasımızda yaşamaktadır.

İşte bu nedenle kitap fuarlarını yalnızca ticari veya kültürel etkinlikler olarak görmüyorum. Bu organizasyonlar, milletlerin hafızasını tazeleyen, toplumları birbirine yaklaştıran ve geleceğe uzanan köprüler kuran önemli buluşmalardır.
Kocaeli’de dokuz gün boyunca yapmaya çalıştığımız da tam olarak buydu.
Bir fuar bitti, gönül köprümüz devam ediyor
16.Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı sona erdi. Ancak bizler için Türk dünyasını tanıtma, kültürümüzü yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu sona ermedi.

TOYŞAD olarak emeğimizle, imkânlarımızla ve gönül birliğimizle Türk dünyasının sesini duyurmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kültürüne sahip çıkan milletler geleceğine de sahip çıkar.
Tarihini bilen, kardeşlerini tanıyan ve ortak değerlerini yaşatan toplumlar yarınlara daha güçlü yürür.
Bu dokuz günlük yolculukta yanımızda olan, destek veren, ziyaret eden, katkı sunan ve emeğini esirgemeyen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.
Başta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın olmak üzere organizasyonda görev alan bütün yöneticilere, kurum çalışanlarına, kültür ve sanat emekçilerine, yazarlarımıza, konuklarımıza ve kitapseverlerimize şükranlarımı sunuyorum.

Bizim için en büyük mutluluk, Türk dünyasının renklerini, sesini ve kültürel zenginliğini Kocaeli’de yaşatabilmekti.
Eğer bir çocuğumuz Özbekistan’ı merak ettiyse, bir gencimiz Doğu Türkistan’ı daha yakından tanıdıysa, bir ziyaretçimiz Kırım Tatar Türklerinin tarihine ilgi duymaya başladıysa, bir başka gönülde Türk dünyasına dair yeni bir kapı açıldıysa amacımıza ulaşmışız demektir.
Çünkü mesele yalnızca kitapları buluşturmak değil, gönülleri buluşturmaktır. Mesele yalnızca geçmişi anlatmak değil, geleceği birlikte inşa etmektir.
Mesele yalnızca Türk dünyasını tanıtmak değil, Türk dünyasının ortak hafızasını diri tutmaktır.
Dilde, fikirde, işte birlik anlayışıyla çıktığımız bu yolda, aynı inanç ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Gökalp ŞENTÜRK
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar
