CHP’de İstanbul İl Başkanlığı’na ilişkin hukuki süreçte kritik bir dönüm noktası yaşandı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin olarak daha önce verdiği ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu kararla birlikte, tedbir kapsamında İstanbul İl Başkanlığı’na “kayyım” olarak atanan Gürsel Tekin ve beraberindeki heyetin görevi resmen sona erdi.
MAHKEME KARARININ GEREKÇESİ: “DURUM VE KOŞULLAR DEĞİŞTİ”
Mahkemenin kararına gerekçe olarak, süreç içerisinde “durum ve koşulların değişmesi” gösterildi. Davacı vekilinin 14 Eylül 2026 tarihli dilekçesinde, Özgür Çelik ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerinin CHP’den istifa ettiği, tedbir kararının verildiği tarihte mevcut olan yönetim yapısının fiilen ve hukuken ortadan kalktığı belirtildi. Dilekçede ayrıca, tedbir kapsamında göreve getirilen geçici kurulun varlığını sürdürmesini gerektiren koşulların bütünüyle ortadan kalktığı ifade edildi. Bunun üzerine mahkeme, 2 Eylül 2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına hükmetti.
HUKUKİ SÜRECİN GEÇMİŞİ: 2023 KONGRESİNDEN BUGÜNE
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na ilişkin hukuki sürecin temeli, 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’ne dayanıyor. Bu kongrede Özgür Çelik il başkanı seçilmiş, ancak kongrenin ardından “oylamaya hile karıştırıldığı” iddiaları ortaya atılmıştı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2025 tarihinde kongreyi iptal ederek Çelik ve yönetimini görevden almış, Gürsel Tekin’in de aralarında bulunduğu beş kişilik bir heyeti CHP İstanbul İl Başkanlığı’na “geçici kurul” olarak atamıştı.
Özgür Çelik, mahkemenin kararını Anayasa Mahkemesi’ne taşımış; başvurusunda delegelerin iradesinin yok sayıldığını ve siyasi faaliyette bulunma hakkının engellendiğini ileri sürmüştü.
SIRADAKİ ADIM: CHP’DEN YENİ GÖREVLENDİRME BEKLENİYOR
Mahkeme kararının ardından CHP Genel Merkezi’nin, İstanbul İl Başkanlığı için yeni bir görevlendirme yapması bekleniyor. Parti yönetiminin, il kongresine kadar geçici olarak görev yapacak bir ismi belirlemesi ve süreci parti içi demokratik işleyişe uygun şekilde yönetmesi öngörülüyor.
