Milyonlarca çalışanın ve işverenin gözü, 2027 yılının ocak ayında yürürlüğe girecek yeni asgari ücrete çevrildi. 2026 yılı boyunca net 28 bin 75 TL, brüt 33 bin 30 TL olarak uygulanan asgari ücret için resmi zam görüşmeleri henüz başlamadı. Ancak ekonomistler, yıl sonu enflasyonu ve 2027 hedefleri üzerinden farklı olasılıkları hesaplamaya başladı. Bu hesaplamaların odağında, ekonomi yazarı Muhammet Bayram’ın “Bu olacak” diyerek paylaştığı iki senaryo bulunuyor.
ENFLASYON VERİSİ VE İKİ SENARYO
Bayram’ın değerlendirmesinin temelinde iki gösterge yatıyor: 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ve 2027 için öngörülen enflasyon hedefi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre eylül ayında yıllık enflasyon yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Bayram, yıl sonu enflasyonunun yüzde 29 civarında oluşacağını, 2027 hedefinin ise yüzde 21 seviyesinde bulunduğunu belirtiyor. Bu iki oranın ortalaması yaklaşık yüzde 25’e karşılık geliyor ve geçmiş yıllardaki hesaplama yöntemlerinden hareketle bir taban senaryo oluşturuyor.
Bu çerçevede ortaya çıkan iki temel rakam şöyle:
- Yüzde 25 zam senaryosu: Net asgari ücret 35 bin 94 TL’ye yükseliyor. Mevcut ücrete göre aylık artış yaklaşık 7 bin 19 TL’ye denk geliyor.
- Yüzde 30 zam senaryosu: Net asgari ücret 36 bin 498 TL’ye ulaşıyor. Bayram’ın kendi beklentisini yansıtan bu senaryoda ücret, “yaklaşık 36 bin 500 TL” olarak ifade ediliyor.
Bayram, yüzde 30’luk artışın gerçekleşmesi halinde bunun yalnızca bir ücret artışı olarak kalmaması gerektiğini savunuyor. Ona göre çalışanın eline geçen net tutar, yıl boyunca uygulanan vergi kesintileri ve temel yaşam giderleri nedeniyle eriyebiliyor. Bu nedenle ücret artışının yanı sıra vergi ve sosyal destek alanlarında da düzenleme yapılması gerekiyor.
VERGİ İSTİSNASINDA FORMÜL TARTIŞMASI
Bayram’ın gündeme getirdiği başlıklardan biri, asgari ücret istisnasının vergi hesabında nasıl uygulandığı. Mevcut uygulamada istisna tutarının doğrudan gelirden düşülmediğini, hesaplanan vergi üzerinden indirim yapıldığını belirten Bayram, bunun özellikle yılın ilerleyen aylarında — ağustos ve eylül gibi dönemlerde — ücretlilerin vergi yükünü artırabildiğini ifade ediyor. Önerisi, istisna tutarının gelirden düşülmesi yönünde. Bu değişikliğin, aynı brüt ücretle çalışan bir kişinin yıl boyunca eline geçen net tutarı artırabileceğini savunuyor. Bu başlık, asgari ücret artışının nominal büyüklüğünden bağımsız olarak, “alım gücü” tartışmasının merkezinde yer alıyor.
İŞVEREN DESTEĞİ VE BÖLGESEL ÜCRET TARTIŞMASI
Asgari ücret görüşmelerinin bir diğer ayağını işverenlere sağlanan destek oluşturuyor. 2026 yılında işverenlere asgari ücretli başına günlük 42,33 TL destek sağlanıyor; bu da aylık yaklaşık 1.270 TL’ye denk geliyor. Ancak bu desteğin yasal dayanağı 31 Aralık 2026’da sona eriyor ve 2027 için yeni bir kanuni düzenleme yapılması gerekiyor. Bayram, mevcut aylık desteğin 1.500-1.600 TL bandına çıkarılmasını öneriyor. Bu artışın, işverenlerin ücret zamlarını karşılamasını kolaylaştıracağını belirtiyor.
Bayram’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise bölgesel asgari ücret. Büyükşehirlerdeki kira ve yaşam maliyetlerinin Anadolu’nun diğer illerine göre belirgin biçimde yüksek olduğunu savunan Bayram, illerin gelişmişlik düzeyine göre farklı ücret uygulamalarının değerlendirilebileceğini söylüyor. Ancak bu öneri, sendikaların sert muhalefetiyle karşılaşıyor. TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücretin “işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülük” olduğunu belirterek, uygulamanın 1960’lı yıllarda denendiğini ve olumsuz sonuçlar doğurduğunu hatırlatıyor. Sendika, gündemin bölgesel ayrışma değil, asgari ücretin “geçim ücretine” dönüştürülmesi olması gerektiğini vurguluyor.
RESMİ TAKVİM VE BELİRSİZLİKLER
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın mevcut tutumu, 2026 yılı içinde asgari ücrete ara zam yapılmayacağı ve yeni ücretin ocak ayında yürürlüğe gireceği yönünde. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun aralık ayında toplanması bekleniyor. Komisyonun yapısı ve karar alma süreci, işçi ve işveren taraflarının yanı sıra hükümetin de belirleyici olduğu bir denge içinde işliyor. Bayram’ın hesaplamaları bir beklenti senaryosu olarak okunmalı; nihai oran, komisyon görüşmeleri ve hükümetin ekonomi politikası tercihleriyle şekillenecek.
SONRAKİ SÜREÇTE NE BEKLENİYOR?
Gözler şimdi aralık ayında toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na çevrildi. Bayram’ın işaret ettiği yüzde 25-30 bandındaki bir artışın gerçekleşmesi halinde net asgari ücret 35 bin ila 36 bin 500 TL aralığında oluşacak. Ancak sürecin asıl belirleyicisi, yalnızca zam oranı değil; vergi istisnasının uygulanma biçimi, işveren desteğinin 2027’de hangi tutarla devam edeceği ve bölgesel ücret tartışmasının masaya taşınıp taşınmayacağı olacak. Bu başlıkların her biri, milyonlarca çalışanın yıl boyunca eline geçecek net tutarı doğrudan etkiliyor.
