Türk dünyasında siyasi, ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik adımlar hız kesmeden devam ederken, gözler ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek kritik zirveye çevrildi. Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Zirvesi, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla Ankara’da toplanacak. Zirvede dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye devredilmesiyle birlikte Türkiye, Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesinde önemli bir sorumluluk üstlenecek.
TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİNE GÜÇLÜ VURGU
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, zirve öncesinde yaptığı yazılı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere özel bir vurgu yaptı. Bahçeli, “Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devletidir” ifadelerini kullanarak, iki ülke arasındaki bağların siyasi gelişmelerin çok ötesinde olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarının milletlerin ortak hafızasına dayandığını vurgulayan Bahçeli, “İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
“HİÇBİR NİFAK TOHUMUNUN ARAMIZA EKİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Bahçeli’nin açıklamasının en dikkat çekici bölümünü, Türk dünyası arasındaki birliğe yönelik tehditlere karşı verdiği net mesaj oluşturdu. Bahçeli, “Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek… ortak geleceğimizi inşa etmek” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, son dönemde bazı çevrelerce Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini hedef alan girişimlere karşı bir yanıt niteliği taşıyor.
ERDOĞAN-ALİYEV BULUŞMASI: “SARSILMAZ İRADENİN GÖSTERGESİ”
Bahçeli, zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in gerçekleştireceği buluşmanın önemine de dikkat çekti. Bahçeli, “Karabağ Zaferi’nin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz” dedi. Bu buluşma, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın geleceğine ilişkin güçlü bir mesaj olarak yorumlanıyor.
TDT’NİN GELECEĞİ VE 2040 VİZYONU
Bahçeli, açıklamasında Türk Devletleri Teşkilatı’nın geldiği noktayı da değerlendirdi. TDT’nin ortak tarih, kültür ve müşterek gelecek tasavvurunun kurumsal zemini haline geldiğini belirten Bahçeli, “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir” ifadelerini kullandı. Savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür alanlarında iş birliği imkanlarının arttığını vurgulayan Bahçeli, Türkiye’nin dönem başkanlığı sürecinde bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum yapılarının TDT’nin 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut projeler geliştirmesi gerektiğini belirtti.
EGEMENLİK VE KARŞILIKLI SAYGI İLKESİ
Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ilişkilerin temelinde her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesinin bulunduğunu hatırlattı. “Her bir Türk cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir” diyen Bahçeli, iş birliğinin bu egemenlik anlayışını esas aldığını ve karşılıklı saygı, eşitlik ile ortak menfaatler temelinde geliştiğini ifade etti.
İSMAİL GASPIRALI’NIN MİRASI
Bahçeli, açıklamasında İsmail Gaspıralı’nın ortaya koyduğu “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışına da atıfta bulundu. Bu anlayışın bugün Türk devletleri arasındaki ilişkilerin çağın şartlarına uygun biçimde geliştirilmesi bakımından yol gösterici niteliğini koruduğunu belirten Bahçeli, Türkiye’nin bilgi birikimi ve kurumsal kapasitesinin Türk dünyasının ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
