Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) “mutlak butlan” kararıyla başlayan yetki karmaşası, grup toplantısı kriziyle yeni bir boyut kazandı. Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevi sona eren Özgür Özel, eski dönem MYK’sını toplayarak yarın TBMM’de grup toplantısı yapma kararı aldı ve Meclis Başkanlığı’na başvuruda bulundu. Buna karşılık Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise parti içi disiplini ve kurumsal işleyişi önceleyen bir tutum sergiledi; grup toplantısı için başvuru yapmayarak mesaisini MYK ve Parti Meclisi toplantılarına yoğunlaştırdı. Kılıçdaroğlu’nun bu tavrı, partiyi yeni bir provokasyonun eşiğine sürükleyen Özel’in aksine, sorumlu ve istikrar odaklı bir liderlik örneği olarak değerlendirildi.
ÖZEL’İN ISRARI KAFA KARIŞIKLIĞINI DERİNLEŞTİRİYOR
Geçtiğimiz hafta hem Özel hem de Kılıçdaroğlu grup toplantısı için başvuru yapmayarak gerilimi düşürmüştü. Ancak Özgür Özel, bu hafta yeniden kriz çıkarma pahasına bir adım atarak, genel başkan olduğu dönemdeki MYK’sını topladı ve grup toplantısı kararı aldırdı. Oysa Kılıçdaroğlu, partinin asli gündemine odaklanmış durumda. CHP lideri, salı günü için iki kritik toplantı planladı; saat 11.00’de MYK’yı, saat 14.00’te ise Parti Meclisi’ni (PM) toplayacak. Bu toplantıların gündeminde ise partinin kurumsal işleyişi, disiplin süreçleri ve ihraç talepleri yer alıyor.
KILIÇDAROĞLU İŞİNE BAKIYOR: GÜNDEM DİSİPLİN VE ARINMA
Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı için başvurmayarak tercihini parti içi disiplinden yana kullanması, “koltuk kavgası” yerine “arınma” sürecine verdiği önemi gözler önüne serdi. Hemen her MYK’da ihraç kararlarının alındığı bir dönemde, PM üyelerine gönderilen toplantı gündeminde “il disiplin kurullarının durumunun görüşülmesi” maddesinin yer alması dikkat çekici. Bu durum, Kılıçdaroğlu’nun partiyi kirlilikten arındırma kararlılığının somut bir göstergesi olarak yorumlanırken, Özel’in grup toplantısı ısrarı ise kaosu derinleştirmekten başka bir amaca hizmet etmiyor. Parti tabanı, bu kritik dönemde Kılıçdaroğlu’nun sağduyulu ve kurumsal tutumunu desteklerken, Özel’in bitmeyen kriz çıkarma çabalarına tepki gösteriyor.
