Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Adalet Bakanı Gürlek’ten Gündeme Dair Kritik Açıklamalar

Adalet Bakanı Akın Gürlek, basın mensuplarıyla iftar buluşmasında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, basın mensuplarıyla iftar buluşmasında gündeme dair

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi’nde basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği iftar buluşmasında gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. İmralı’nın statüsü, umut hakkı, Terörsüz Türkiye süreci, suça sürüklenen çocuklar ve İBB soruşturması gibi kritik başlıklarda değerlendirmelerde bulunan Gürlek, yargıya yönelik yeni düzenlemelerin sinyallerini verdi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ: “MEYVELERİ TOPLAMA AŞAMASINDAYIZ”

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, DEM Parti heyetiyle bir araya geldiklerini belirterek, Meclis’teki müzakere metninin Adalet Komisyonu’na ulaştığını söyledi. Adalet Bakanlığı olarak komisyona teknik destek vermeye hazır olduklarını ifade eden Gürlek, şahsa özgü genel af anlayışının söz konusu olmadığını vurguladı.

Gürlek, “Terörden hepimiz çektik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle önemli bir aşamaya geldik. Artık Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplama aşamasındayız” dedi.

Sürecin olmazsa olmazlarını sıralayan Gürlek, öncelikli olarak örgütün tamamen silah bırakması ve feshedilmesi gerektiğini, ardından yasal düzenlemelere geçileceğini kaydetti. Toplumda oluşan beklentiye dikkat çeken Bakan, vatandaşların kardeşlik ve birlik ortamının yasal düzenlemeye kavuşmasını temenni ettiğini söyledi.

12. YARGI PAKETİ: BOŞANMA DAVALARINDA ARABULUCULUK GELİYOR

12.Yargı Paketi’ne ilişkin bilgi veren Gürlek, daha önce Meclis’te bulunan paketi, eksiklikler nedeniyle geri çektiklerini açıkladı. Yargılamaların uzun sürmesinin vatandaşlarda memnuniyetsizlik yarattığını belirten Bakan, bu sorunu çözmek için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye’de 12,5 milyon dosya bulunduğunu, bunun dünyada eşi benzeri olmayan bir rakam olduğunu ifade eden Gürlek, “Her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için adımlar atıyoruz. Uzlaştırma ve arabuluculuk kapsamını genişletiyoruz” dedi.

Çekişmeli boşanma davalarının 8-10 yıl sürdüğünü, bu süreçte vatandaşların nafaka ödeyip yeni bir hayat kuramadığını belirten Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk uygulamasını getireceklerini açıkladı.

Yargılamaların hızlanması için “atlamalı temyiz” müessesini de pakete ekleyeceklerini söyleyen Bakan, bir dosyanın hem istinafa hem Yargıtay’a gitmesini engelleyeceklerini belirtti. Ayrıca hakim atama ve terfilerinde, kararların Yargıtay’dan onanmasını mutlak kriter olarak arayacaklarını ifade etti.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE AMATEM DÜZENLEMESİ

Son dönemde çocukların işlediği suçlardaki artışa dikkat çeken Gürlek, mevcut cezaları yetersiz bulduğunu söyledi. “Özellikle çocukların adam öldürme gibi suçlarda, yetişkinler gibi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını sağlayacağız” dedi.

Suç örgütlerinin çocukları kullanması durumunda verilecek cezaların 11. Yargı Paketi’nde artırıldığını hatırlatan Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde bu cezaları daha da yükselteceklerini belirtti.

Uyuşturucu suçundan cezaevine giren çocuklarla ilgili yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıklayan Bakan, AMATEM sürecini tahliyeden 6 ay önce cezaevi içinde başlatmayı planladıklarını söyledi. Böylece çocukların tahliye olduktan sonra tedaviye devam etmeme sorununun çözüleceğini ifade etti.

Çocukların işlediği suçlardan ailelerin sorumlu tutulması konusunda ise Gürlek, mukayeseli hukuk araştırması yaptıklarını ancak bu yönde bir düzenlemelerinin bulunmadığını, ailelerin çocuklarına sahip çıkması ve denetlemesi gerektiğini vurguladı.

İMRALI’NIN STATÜSÜ: “MECLİS’İN TAKDİRİNDE”

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin soruya Gürlek, “O süreci biz takip etmiyoruz. Yüce Meclis’imiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o Meclis’in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı’ya gitmesine izin veriyoruz” yanıtını verdi.

Akademisyen ve gazetecilerin İmralı’ya gitme talepleriyle ilgili ise “Onlarla ilgili şu an düşünmüyoruz. Sadece heyetler belli, onlara izin veriyoruz. Süreç Meclis’in çizeceği rotaya göre belli olacak” dedi.

UMUT HAKKI: TERÖR SUÇLARINDA ŞARTLI SALIVERME YOK

“Umut hakkı” konusunda açıklama yapan Gürlek, Türkiye’de terör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin bulunmadığını hatırlattı. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa, infazı aynı şekilde yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı 30 yıl, 36 yıl olabiliyor. Bu konuda Meclis’imizin takdiri. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da değişiklik yapılırsa elbette farklı olur” ifadelerini kullandı.

KADINA ŞİDDETLE MÜCADELEDE 6284 GÜNCELLEMESİ

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda hassas olduklarını vurgulayan Gürlek, 6284 sayılı Kanun’un uygulamasında sorunlar tespit ettiklerini söyledi. Özellikle 5. maddedeki koruyucu tedbirlerin uygulanmasında aksaklıklar olduğunu belirten Bakan, bu konuda bir güncelleme çalışması yapacaklarını açıkladı.

HAKİM VE SAVCILARIN SOSYAL MEDYA KULLANIMINA KARŞI

Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımına ilişkin değerlendirmede bulunan Gürlek, son zamanlarda bazı hakim ve savcıların operasyonlarla ilgili polislerle fotoğraf çekip paylaştığını, açıklamalar yaptığını belirterek, “Bunlar yanlış. Hakim ve savcıların sosyal medya kullanmasına karşıyız. Hakim ve savcı dosyasıyla, kararıyla konuşur” dedi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ: 1982 ANAYASASI YAMALI BOHÇAYA DÖNDÜ

Anayasa değişikliğine ilişkin soru üzerine Gürlek, sadece Terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkenin bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğunu söyledi. “1982 darbe anayasası yamalı bohçaya döndü, sürekli değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değiştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

İBB SORUŞTURMASI: “VİCDANEN RAHATIM, İSMİN EKREM OLMASI BİZİ İLGİLENDİRMEZ”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, daha önce Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemdeki soruşturmaya atıfta bulunarak şunları söyledi:

“Cumhuriyet savcısı, ortada suç var mı yok mu ona bakar. Şahısların makamları, mevkileri, görevleri ilgilendirmez. O şahsın belediye başkanı, sanatçı ya da zengin, fakir olması Cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşturmayı yaparken bu şekilde baktım. Şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. Ben sadece Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım.”

Soruşturmanın detaylarına ilişkin bilgi veren Gürlek, “Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem, Veli olması bizi ilgilendirmiyor” dedi.

İddianamedeki delillerin çoğunun somut deliller olduğunu belirten Gürlek, MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri ve HTS baz istasyon kayıtlarının soruşturmada yer aldığını ifade etti.

9 Mart’ta başlayacak İBB davasındaki “makul süre” tartışmalarıyla ilgili soruya ise Gürlek, “Yargılama mahkemenin kontrolünde. 406 sanık var. Bu davaya sadece tek bir heyet bakacak, başka dosyası yok. Alanında uzman arkadaşlardan oluşuyor. Ne kadar sürede tamamlanır bilmiyorum, mahkemenin takdiri” yanıtını verdi.

İRAN’DAKİ ÇATIŞMALAR VE BÖLGESEL İSTİKRAR

İran’daki sıcak çatışma ortamına da değinen Gürlek, “Etrafımızdaki karışıklıklara rağmen devletimiz ve askeriyemiz güçlü. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız sürecin suhuletle sonlandırılması için adımlar attı. Bölgemizde istikrar, kalıcı barış istiyoruz. Türkiye olarak komşularımızla mutlu şekilde devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Gürlek, Gazze’de hayatını kaybeden gazetecileri anarak, “Görevini yapan gazetecilerin hedef alınması kabul edilemez. Basın mensuplarının can güvenliği uluslararası hukukta insan haklarının ortak sorumluluğudur” dedi.