Marmara Denizi’nde 2 Eylül’de yaşanan ve Türkiye’yi yasa boğan gemi kazasına ilişkin soruşturma derinleşiyor. Alsu isimli gemi ile çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin 10 mürettebatından hala haber alınamazken, Alsu’nun birinci kaptanı Ahmet Erarslan ve üçüncü kaptanı Murat Evciman “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan tutuklandı. Mahkemedeki ifadeleri, olayın boyutunu ve zincirleme ihmalleri gözler önüne serdi.
KÖPRÜÜSTÜNDE GÖZCÜ YOK, DENEYİMSİZ KAPTAN YALNIZ BIRAKILDI
Sorgu zaptına yansıyan en kritik ayrıntı, kazanın yaşandığı gece Alsu gemisinin köprüüstünde hiçbir gözcünün görev yapmamış olması. Gemi emniyetinin olmazsa olmazı olan gözcülük faaliyeti, tamamen devre dışı bırakılmıştı.
Birinci kaptan Ahmet Erarslan, mahkemede bu ihmalin kendi inisiyatifinde olduğunu savunarak, “Trafiğin yoğun olduğu kısımlarda gözcü bulundurulur, ancak o gece böyle bir önlem almadık” dedi. Bu savunma, facianın ilk ve en hayati ihmal halkasını oluşturdu.
7 AYLIK KAPTANIN ZORLU VARDİYASI
Kaza anında geminin kumandasında bulunan üçüncü kaptan Murat Evciman’ın ise meslekte yalnızca 7 aylık tecrübesi bulunuyor. Alsu gemisine kazadan yalnızca birkaç gün önce, 31 Ağustos 2026’da katılan Evciman, vardiyası sırasında köprüüstünde tek başına olduğunu ve yanında gözcü bulunmadığını doğruladı.
Deniz trafiğinin en yoğun ve riskli olduğu Marmara sularında, tecrübesiz bir zabitin kritik saatlerde yalnız bırakılması, uzmanlara göre facianın en önemli sebeplerinden biri.
3. KAPTAN EVCİMAN’IN İFADESİ: “TUĞBERK ROTASINI ÜZERİME ÇEVİRDİ”
Evciman, hakimlik ifadesinde olayı şöyle anlattı: “Tuğberk İmamoğlu gemisi telsizden ‘İskeleye al’ diye seslenince radar ve ECDIS ekranına baktım. AIS görünmüyordu ancak radar izdüşümünü gördüm. Gemiyi iskeleye aldım, 2-3 dakika sonra tekrar uyarı gelince keskin şekilde 9 derece iskeleye döndüm. Aramızda 700-800 metre mesafe vardı, sonra 500 metreye düştü. Karşı gemi birden sancak alıp rotasını üzerime doğru çevirdi. Telsizle uyardım ama çarpışma kaçınılmaz oldu.”
Evciman, çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüğünü, ancak 20 saniye sonra 2. kaptan Barış Hazar’ın gelerek gemiyi uzaklaştırdığını belirtti. Ayrıca, bilirkişi raporundaki kusur tespitlerini kabul etmediğini ve kazanın karşı geminin rotasını değiştirmesinden kaynaklandığını savundu.
1. KAPTAN ERARSLAN’IN BÜYÜK İHMAL: 15 DAKİKALIK GECİKME
Kazanın ardından uykusundan uyanarak köprüüstüne koşan birinci kaptan Ahmet Erarslan, ifadesinde çarpışan gemiyi yaklaşık 300 metre mesafede, ışıkları yanar halde gördüğünü söyledi. Ancak yaklaşık 5 dakika içinde karşı geminin ışıkları söndü ve radar ekranından kayboldu.
En kritik nokta ise, Erarslan’ın bu acil durumu resmi makamlara bildirmekte yaklaşık 15 dakika gecikmesi oldu. Bu gecikme, arama kurtarma faaliyetlerinin başlamasını geciktirerek, batmakta olan gemideki mürettebata ulaşma şansını neredeyse sıfırladı. Mahkeme, bu eylemi “ölümcül ihmal” olarak nitelendirdi.
MAHKEMEDEN TUTUKLAMA KARARI
Hâkimlik, her iki şüphelinin taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunu işlediklerine dair kuvvetli şüphe bulunduğuna hükmetti. Kazanın oluş şekli, alınması muhtemel cezanın ağırlığı, delillerin karartılma ihtimali ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurularak, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına karar verildi. Ahmet Erarslan ve Murat Evciman, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
