Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kuriş Soruşturmasında Yeni Gelişme: Eski Bakan Denizolgun’un Doktoru Gözaltında

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada doktoru Nurettin Demirkol, “yalan tanıklık” suçlamasıyla gözaltına alındı. Daha önce “ihbarı kimin yaptığını bilmiyorum” diyen Demirkol’un, 8 Eylül 2016 gecesi 155 Polis İmdat’ı bizzat aradığı ve ölümü “şüpheli ani ölüm” olarak nitelendirdiği ortaya çıktı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un vefatına ilişkin yürüttüğü soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında tanık olarak ifade veren aile hekimi Dr. Nurettin Demirkol, beyanları ile resmi kayıtlar arasındaki çelişki nedeniyle gözaltına alındı. Savcılık, Demirkol’u “yalan tanıklık” suçundan sorguya çekecek.

YALAN TANIKLIK İDDİASI: DEMİRKOL EMNİYETTE

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu’nca yürütülen soruşturmada, daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Dr. Nurettin Demirkol’un, olay gecesi acil çağrıyı kimin yaptığına ilişkin beyanlarının gerçekle örtüşmediği tespit edildi. Bunun üzerine Demirkol, “yalan tanıklık” suçlamasıyla gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Demirkol’un, yarın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda dosya savcısına ifade vereceği öğrenildi.

155 TUTANAĞI GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU

Soruşturma dosyasına giren 8 Eylül 2016 tarihli 155 Acil Çağrı İhbar Çözüm Tutanağı, Demirkol’un daha önceki ifadesiyle taban tabana zıt ayrıntılar içeriyor. Demirkol, daha önce verdiği ifadede, acil ihbarı yapan kişinin kim olduğunu bilmediğini söylemişti. Ancak tutanak, ihbarı bizzat kendisinin yaptığını gözler önüne serdi.

“BEN DOKTOR NURETTİN DEMİRKOL”

Tutanağa göre ilk ihbar, saat 00.29’da gerçekleşti. 155 operatörüne kendisini açıkça “Ben Doktor Nurettin Demirkol” diye tanıtan hekim, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde vefat ettiğini bildirdi. Demirkol, konuşmada “Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hâkimin savcının görmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ŞÜPHELİ, BEKLENMEDİK ANİ BİR ÖLÜM”

Yalnızca dört dakika sonra, saat 00.33’te Demirkol, 155’i ikinci kez aradı. Bu görüşmede operatör, “Burada şüpheli ölüm konusu mu var?” sorusunu yöneltti. Demirkol’un yanıtı tutanağa “Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm” olarak geçti. Böylece Demirkol, ölümü yalnızca “ani” değil, doğrudan “şüpheli” olarak nitelendirmişti.

İkinci görüşmede, jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirterek yeniden 155’ten yardım istedi. Operatör adres bilgilerini aldıktan sonra ekipleri olay yerine yönlendirdi.

SORUŞTURMADA FETHİ KABİR AŞAMASI

Hatırlanacağı üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un ölümüne ilişkin yapılan şikâyet ve iddialar üzerine 18 Ağustos’ta fethi kabir kararı almıştı. 19 Ağustos’ta Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri eşliğinde Denizolgun’un kabri açılmış, cesetten örnekler alınarak Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti. Alınan örneklerin ardından mezar yeniden kapatılmıştı.

İFADE İLE TUTANAK ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

Soruşturmanın kritik dönemeçlerinden biri, Demirkol’un ifadesi ile 155 tutanağı arasındaki bariz çelişki oldu. Demirkol, yıllar önceki ihbarı kimin yaptığını bilmediğini söylerken, tutanak onun ismini ve bizzat yaptığı iki ayrı aramayı kayıt altına almış durumda.

Ayrıca Demirkol’un, ölüm nedeninin belli olmadığını, savcının olaya el atması gerektiğini belirtmesi ve ölümü “şüpheli” olarak tanımlaması, soruşturmanın seyrini değiştiren unsurlar arasında yer alıyor.