Eylül ayının ilk önemli verisi, 31 Ağustos Pazartesi günü açıklanacak Türkiye’nin ikinci çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verisi olacak. Piyasa beklentileri, büyümenin yıllık bazda yaklaşık yüzde 2,8 civarında gerçekleşeceği yönünde. Türkiye’nin uzun vadeli büyüme ortalamasının yüzde 4-4,5 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, bu rakam belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor. Uzmanlar, uygulanan parasal sıkılaşma politikasının talep üzerindeki baskılayıcı etkisinin bu yavaşlamada belirleyici olduğunu belirtiyor. Yüksek faiz ortamı ve döviz kurunun baskılanması, büyüme ile dış ticaret verilerindeki mevcut görünümü şekillendiriyor. Değerli Türk Lirası’nın ihracat rakamları üzerindeki olumsuz etkisi ise kabul gören bir görüş olarak öne çıkıyor.
3 EYLÜL ENFLASYON RAPORU: GIDA VE PETROL BASKISI SÜRİYOR
3 Eylül Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyon verileri, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) aylık artış beklentisi yüzde 1,90 civarında şekilleniyor. Bu rakamın gerçekleşmesi durumunda, enflasyon temmuz ayı verisinin üzerine çıkmış olacak. Petrol fiyatlarındaki düşüş eğiliminin durması ve gıda fiyatlarının yaz mevsimine rağmen yükselişini sürdürmesi, enflasyon üzerinde baskı oluşturan temel faktörler arasında yer alıyor. Beklenti üzerinde gelecek bir veri, piyasalar tarafından “TCMB’nin faiz indirimi zorlaştı” şeklinde olumsuz yorumlanabilir; beklenti altı bir rakam ise iyimserlik yaratabilir.
10 EYLÜL TCMB KARARI: FAİZ İNDİRİMİ İHTİMALİ ZAYIFLIYOR
Piyasaların en çok merak ettiği sorulardan biri, 10 Eylül’deki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indirimi yapılıp yapılmayacağı. Bu konuda piyasalarda henüz net bir görüş birliği bulunmuyor. “Faiz indirimi gelir” diyenler azınlıkta olsa da, TCMB’nin geçen hafta başladığı haftalık repo ihaleleri, gevşeme yönünde atılan ilk adım olarak yorumlanıyor.
TCMB’nin bu hamlesi, bankaların mevduat ve kredi faizlerinde bir düşüş beklentisi oluştururken, gösterge tahvil faiz oranı yüzde 40’ın altını test etti. Ayrıca imalatçılara ve esnafa yeni kredi imkanları sunan paketler de parasal gevşeme sinyali olarak algılandı. Ancak enflasyon düşmeden faiz indirimi yapılması, geçmiş dönemlerde benzer senaryolarda yaşanan olumsuz tecrübeler hatırlatılarak, ekonomi yönetiminin bu adımı “ekonomiyi canlandırma” amacıyla atabileceği ifade ediliyor.
KÜRESEL MERKEZ BANKALARI PEŞ PEŞE TOPLANIYOR
Eylül ayı yalnızca Türkiye için değil, küresel piyasalar için de yoğun bir merkez bankası takvimi sunuyor. Takvimin öne çıkan başlıkları şöyle:
- 10 Eylül: Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı
- 16 Eylül: ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı
- 18 Eylül: Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantısı
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole sempozyumunda yaptığı konuşma, piyasalarda temkinli bir havaya yol açtı. Warsh, enflasyonun ikna edici bir hızda yavaşlamadığını vurgulayarak, gerekirse para politikasında ilave adımlar atılabileceğinin sinyalini verdi. Bu açıklamalar Fed’in faiz artırımı olasılığını gündeme taşırken, ABD tahvil faizlerinde yükseliş ve dolarda değerlenme görüldü. Euro’da zayıflama yaşanırken, bu durum altın ve gümüş fiyatlarına sert satış olarak yansıdı. ABD borsalarında ise kâr satışları etkili oldu.
BORSADA YÜKSELİŞ TRENDİ KORUNUYOR
Borsa İstanbul’da çıkış hareketi devam ediyor. BIST100 Endeksi, 9 Ağustos’ta 13.778 seviyesindeyken, bugün itibarıyla yüzde 6’lık bir primle 14.600 civarında seyrediyor. Endekste düşüş trendinin kırılmasıyla başlayan bu hareket, haftalık repo ihalelerinin başlamasıyla ivme kazanmıştı.
Teknik seviyelere bakıldığında, ilk destekler 14.040 ve 14.250-14.500, ilk dirençler ise 14.870-15.000 ve 15.200 seviyelerinde bulunuyor. 15.200 tarihi zirve olması açısından kritik önem taşıyor; orta dönemli çıkıştan söz edebilmek için bu seviyenin aşılması gerekecek. Endekste çıkış hareketi gücünü korumakla birlikte, direnç noktalarında satış denemeleri görülebilir.
YABANCI YATIRIMCILAR ÜÇ HAFTADIR HİSSE ALIYOR
TCMB’nin 21 Ağustos ile biten haftaya ait verilerine göre, yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 150 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi. Bu, üç haftadır art arda gelen bir alım serisi olarak dikkat çekiyor. Yabancıların üç haftalık hisse alım toplamı 328 milyon dolara ulaştı. Tahvil ve bonoda ise iki haftadır satış eğilimi sürüyor. Alım miktarı çok yüksek olmasa da, serinin sürmesi olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Diğer yandan TCMB brüt rezervleri ve yurtiçi yerleşiklerin yabancı para mevduatlarında haftalık bazda 5 milyar dolar civarında artış yaşandı. Rezervlerdeki bu artışta altın fiyatlarındaki yükselişin belirleyici rol oynadığı belirtiliyor.
EMTİA PİYASALARINDA KARIŞIK SİNYALLER
Petrol fiyatlarındaki düşüş dururken, Hürmüz Boğazı konusunda İran-Umman arasında sağlanan anlaşmanın işlerlik kazanması için ABD’nin de onayı gerektiği yönündeki görüşler, fiyatlardaki düşüşü sınırlı tutuyor. ABD Başkanı Trump’ın İran’la görüşmek istemediklerini açıklaması ise belirsizliği artırdı. Brent petrol şu anda 87,97 dolar seviyesinde.
Tarım emtialarında ise yükseliş güç kazanıyor. Buğday, mısır ve kakao fiyatlarında çıkış hareketi hızlandı. Avrupa’daki kuraklık ve Rusya-Ukrayna savaşının altyapılara yönelmesi, arz tedariğine ilişkin kaygıları artırarak buğday fiyatlarını 2,5 yıllık yatay ve düşüş hareketinin ardından yükselişe geçirdi.
Altın fiyatlarında ise Fed Başkanı Warsh’ın şahin açıklamalarının ardından sert satışlar yaşandı. Ons altın 4.455 dolar, gümüş ise 66,35 dolar seviyesinde. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,72, Euro/dolar paritesi 1,1582, dolar endeksi ise 99,70 seviyesinde bulunuyor.
