Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hakan Fidan’dan Çarpıcı Açıklamalar: “Mekke İttifakı Çok Oyun Değiştirici Olacak”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında dış politikaya ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Suriye’den İsrail’e, Mekke İttifakı’ndan ABD-İran görüşmelerine, Ege’den Rusya-Ukrayna savaşına kadar birçok kritik başlıkta çarpıcı mesajlar veren Fidan, “Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak” dedi. İsrail Başbakanı Netanyahu’ya da sert mesaj gönderen Fidan, “Aksi takdirde sadece giderek yalnızlaşmakla kalmayacak, bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında dış politikaya ilişkin

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında dış politikaya ve gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Suriye’deki entegrasyon sürecinden İsrail’in bölgesel politikalarına, Mekke İttifakı’ndan ABD-İran görüşmelerine, Ege’deki gerilimden Rusya-Ukrayna savaşına, Terörsüz Türkiye sürecinden yapay zeka teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede çarpıcı açıklamalar yaptı.

SURİYE’DE ENTEGRASYON SÜRECİ: “KONTROLLÜ İLERLEME ARZUSU GÖRÜYORUZ”

Fidan, Aralık 2024’ten itibaren yeni Suriye yönetimiyle masada çalışılması gereken çok sayıda dosya olduğunu belirterek, özellikle Suriye’nin yeniden kalkınması, birliği, bütünlüğü ve bölgesel ülkelerle işbirliği gibi başlıklara dikkat çekti. Dışişleri Bakanlığı olarak kendilerine bir ortak planlama grubu kurma görevi verildiğini aktaran Fidan, “Bu çerçevede bizlerin iki devlet arasında yürüyen çok sayıdaki konu ve projeyi yakından takip etmemiz, sürekli bir araya gelmemiz gerekiyor” dedi.

Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin Fidan, “Şu anda yapılan beyanatlar, tavırların ortaya koyduğu niyetler, fevkalade önemli. Aslında kontrollü bir şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda. Açıkçası bunu olumlu karşılıyoruz ve destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Fidan ayrıca, “Suriyeli kardeşlerimizle yakından konuşuyoruz. Oradaki güvenlik, istihbarat kurumlarıyla süreç nasıl gidiyor, iyi mi, riskler var mı? Riskler nasıl yönetiliyor? Bunlar hem bizim hem diğer kurumlarımızın yakından takip ettiği hususlar. Şu anda ortaya konan beyanatlar iyi. Bunun gerisinde pratik adımların da atılması gerekiyor. Onu da yakından takip ediyoruz” dedi.

İSRAİL’E SERT MESAJ: “BEDELİNİ BÖLGEYLE BERABER KENDİSİ DE ÖDEYECEK”

Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ülkesindeki siyasi pozisyonunu güçlendirmek için birtakım arayışlar içinde olduğunu belirterek, Netanyahu’nun Türkiye düşmanlığının da bunun bir ürünü olduğunu söyledi. Fidan, “Bunu da hafife alıyor değiliz. Burada ortaya konan sözler, tavırlar, yakından takip ettiğimiz hususlar, bölge ülkeleriyle olan özellikle askeri işbirliklerini yakından takip ediyoruz” dedi.

Fidan, “Umulur ki, İsrail hem kendisinin hem bölgenin çıkarına olacak barışa, saygıya, işbirliğine dayalı bir dış politikayı benimser. Aksi takdirde, gerçekten sadece giderek yalnızlaşmakla kalmayacak, bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Biz bunu çok net görüyoruz, bütün detayların farkındayız” diye konuştu.

Fidan ayrıca, “Türkiye bu türden provokasyonlara, ucuz kışkırtmalara gelecek bir devlet değil. Türkiye’nin duruşunu iyi biliyoruz ve hesaplarımızı iyi yapıyoruz” ifadelerini kullandı. “İsrail sadece bölge için değil dünya için de bir tehdit” diyen Fidan, “Bütün dünya bir olup Netanyahu politikalarıyla baş etmek için çözümler arıyor. Bu böyle olduğu sürece aslında ben gereken cevabın da öyle veya böyle verileceğini düşünüyorum. Giderek bu aslında İsrail’in klasik dostlarında da taban bulmaya başladığını görüyoruz. İlerleyen vadede sürecin mazlum Filistinlilerin lehine olacağına inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

MEKKE İTTİFAKI: “ÇOK OYUN DEĞİŞTİRİCİ BİR PLATFORM OLACAK”

Mekke İttifakı’nın iyi bir aşamada olduğunu vurgulayan Fidan, “Şu anda kurumsallaşmaya yönelik atılan adımlar var. Özellikle anlaşmada ismi geçen sekretaryanın kurulması ve buna bağlı bir askeri karargahın hayata geçmesi konularındaki çalışmalar hemen hemen bitmiş durumda. Bir anlayış birliğine ulaşmış durumdayız. Artık bundan sonra personel gönderip karargahın işlemesi aşaması kaldı. Ben o konudaki süreçten memnunum” dedi.

İttifakın bölge ülkelerine açık olduğunu belirten Fidan, “Böyle bir prensip kararımız var çünkü Cumhurbaşkanımız da baştan itibaren söyledi. Burası büyümeyecekse zaten bir ittifak alanı olmaz. Biz bir kamplaşma yapmış oluruz. Bizim bölgesel vizyonumuz bölge ülkelerinin mümkün olan çok sayıda ülkenin bir araya gelip, bir ortak savunma alanı kurması. Bu savunma alanı aslında dışarıya karşı değil, kendi içerisindeki sorun alanlarını bölgesel sahiplenme anlayışıyla daha iyi çözmek” ifadelerini kullandı.

Mekke İttifakı’na yönelik “kağıt üzerinde kaldı” yorumlarına da yanıt veren Fidan, “Söylediğiniz ülkelere baktığımız zaman İsrail, Hindistan, Yunanistan aslında Mekke İttifakı’nın ne kadar fazla ses getirici, önemli bir hamle olduğunu da anlamış oluyoruz. Bu türden itibarsızlaştırma operasyonları, basın eliyle, dezenformasyon yöntemleriyle aslında bunun bir yansıması. Buna biz gülüp geçiyoruz, bu aslı astarı olmayan bir şey” dedi. “Göreceksiniz, Mekke İttifakı, çok oyun değiştirici bir platform olacak” diyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz 1952’den beri NATO’nun üyesiyiz. NATO belki tarihinde iki defa beşinci maddeyi işletti. Bunun dışında da bir görev alanı olmadı. Hiç kimse NATO’ya da kağıttan kaplan demedi. Daha 3 ay önce imzalanan bir anlaşmanın bu kadar hızlı adım atıyor olmasına rağmen bu şekilde nitelendirilmesi, bir şeyi başlamadan bitirmeye yönelik.”

HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN SALDIRILARI VE MEKKE İTTİFAKI’NIN TUTUMU

Fidan, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarına ilişkin, “Bizim anlaşmamıza baktığımız zaman ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var. Cumhurbaşkanımız da sözünün eri olan bir lider. Devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz” dedi.

Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve altyapısına çok ciddi saldırılar olduğunu vurgulayan Fidan, “Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller. Geldiğimiz noktada Mekke İttifakı üyeleri olarak biz durumu yakından takip ediyoruz. Birtakım görüşmelerimiz var kamuoyuna yansımayan. Bu noktada askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz” ifadelerini kullandı.

ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ: “SON BİRKAÇ AYDIR BİR TIKANMA VAR”

Fidan, ABD-İran görüşmelerine ilişkin, “Son birkaç aydır bir tıkanma var. Bu tıkanmanın tezahürü olarak sadece birbirlerine saldırıyı değil, Babulmendeb Boğazı ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Suudi Arabistan’a doğru giderek bir yaygınlaştırma ameliyesi içerisinde olduğunu görüyoruz tarafların. Şimdi giderek daha karmaşık bir hale geliyor. Bütün ağırlığımızı aslında Amerika-İran arasındaki yürüyen müzakerelerin bir sonuca varmasına veriyoruz ama taraflar arasında büyük bir güvensizlik var” dedi.

Fidan, enerji yollarına yönelik ciddi bir darboğazın söz konusu olduğunu belirterek, Türkiye gibi sanayisini ve ekonomisini ithal edilen enerjiyle sürdüren ülkelerin ciddi bir ekonomik kriz yönetimiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI: “YOK ETME SAVAŞINA DÖNÜŞTÜ”

Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının 2023’e kadar klasik bir savaş olduğunu, bunun daha sonra 2025’e kadar yıpratma savaşına dönüştüğünü, 2025’ten sonra ise yok etme savaşı haline geldiğini belirtti. Fidan, “Bu giderek sivil hayatı daha zor hale getiren bir husus. Bu yok etmenin önüne geçmek lazım” dedi.

Karadeniz’de ticaretin Türkiye için de önemli olduğuna işaret eden Fidan, “Tarladan toplanan tahıl eğer dünya marketlerine gitmezse, yine gıda güvenliği açısından birçok ülkede sıkıntının olacağını görüyoruz. Şimdi biz her iki tarafa da bu konuda bir teklif gönderdik. Ona ilişkin çalışmalarımız var, cevapları bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

EGE VE YUNANİSTAN: “GAYRİ ASKERİ STATÜYE SAHİP ADALARIN SİLAHLANDIRILMASINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”

Fidan, Türkiye’nin Ege’deki mevcut tehditleri ciddiye almamasıyla ilgili bir durum olmadığını ve pozisyonunun belli olduğunu belirterek, “Bir defa Ege’deki sorunlar, kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar bizim durduğumuz yer belli. Biz gerilim çıkarılmasından taraf değiliz. Gayri askeri statüye sahip adaların silahlandırılmasını asla kabul etmiyoruz. Bununla ilgili çok ince, çok ısrarlı girişimlerimiz var” dedi.

Yunanistan’da iç siyasette bir Türkiye faktörü bulunduğuna işaret eden Fidan, “İç siyasette birisi ‘short cut’ yapacaksa, ilave hızlı çabuk puan alması gerekiyorsa veya kamuoyunun dikkatini üstüne çekmesi gerekiyorsa, kamuoyu rüzgarına ihtiyaç varsa açacağı kart Türkiye kartı” ifadesini kullandı. Fidan, “Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz. Barışın, huzurun, gereği neyse onu yaparlar” diye konuştu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ: “ÖRGÜTÜN LİDERİ DE SİYASAL SEBEBİ BİTMİŞTİR DEMİŞTİ”

Fidan, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin, “Örgütün lideri de bunu yıllar önce söylemişti, yani siyasal sebebi bitmiştir. Pratikte bu çatışmaları durdurmanın yoluna bakmak gerekiyor. Ben özellikle bölgede olan Suriye’de, Irak’ta olan gelişmelerin bunu mümkün kıldığını gördüm” dedi.

Fidan, “Gönül ister ki tabii daha hızlı olsun her şey. Mesela örgüt Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini deklare etmiş. Geldiğimiz nokta şimdi Eylül 2026’dayız. Bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Silahların bırakılmasıyla ilgili somut adımların atılması şu ana kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşmesi için işte birtakım mekanizmaların hayata geçmesi, onun için zaman faktörünün önemli olduğunu düşünüyorum. Daha hızlı olabilir ama dediğim gibi dikkatli olmak gerekiyor. Şu anda ortaya konmuş birtakım beyanlar, iradeler var ama pratikte tehdidin kendisini lağvetmesi, tehdit olmaktan çıkartması önemli” ifadelerini kullandı.

BM GENEL KURULU VE TRUMP GÖRÜŞMESİ

Fidan, gelecek hafta Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nun New York’ta toplanmasına ilişkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her sene BM’de verdiği mesajların çok yakından takip edildiğini ve kurulda hitap sıralamasında da Erdoğan’ın ilk konuşmacılar arasında yer aldığını söyledi. Fidan, “Cumhurbaşkanımızın dünya sorunlarına çözüm önerileri çerçevesinde kapsamlı ve vizyoner bir konuşması olacağını, yapay zeka konusunda gelecekteki risklere yönelik ortak adım atılmasına ilişkin de çağrısı olacağını” anlattı.

Fidan, Erdoğan ile Trump arasında olacak görüşmeye dair, “CAATSA yaptırımları bizim için özellikle Savunma Sanayii Başkanlığımız için bir ayak bağı. Bunu kaldırmaya uğraşıyoruz. Bunun başlamasına sebep olan bu S-400 meselesinin çözüm yolunda da birtakım yaratıcı fikirler var. Bunu karşılıklı iyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz, birtakım çözüm yollarını. İnşallah o konuda olumlu adımlar atacağız diye umut ediyorum” dedi.

YAPAY ZEKA: “SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ”

Fidan, yapay zeka konusunda Türkiye’nin yapması gerekenin bu teknolojiye sahip olmak olduğuna dikkati çekerek, “Bunun için bir seferberlik ilan etmemiz gerekiyor, bu fevkalade önemli” dedi. ABD ve Çin’in kendilerini yapay zeka yatırımları ve veri merkezleriyle yeni bir çağa hazırladıklarını kaydeden Fidan, yapay zekanın nükleer silah açısından olduğu gibi “sahip olunan ya da olunmayan” bir teknoloji olduğuna işaret etti. Fidan, “Bu ulusal güvenlikle ve var olmayla alakalı bir konu. Çok yukarıda bir konu. Konuyu oradan görüp, oradan götürmemiz gerekiyor” dedi.