MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/15142 sayılı soruşturması kapsamında, ölümün meydana geldiği dönemde görev yapan adli makamlar ile Kozinoğlu’nun cezaevi koğuş arkadaşlarına yönelik yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 17 Eylül 2026 sabahı saat 07.00’de İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Eski BAŞSAVCI VE CEZAEVİ SAVCISI GÖZALTINDA
Gözaltına alınan isimler arasında soruşturmanın kilit noktasındaki iki isim dikkat çekiyor. Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen ilk soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığı” (takipsizlik) kararını veren isim olarak kayıtlara geçti. İşgören’in daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği belirtildi.
Gözaltına alınan bir diğer kritik isim ise olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan Necip Doğan oldu. Doğan’ın, Kozinoğlu’nun ölümünün ardından olay yeri incelemesine katılan savcı olduğu, onun da FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği öğrenildi.
KOĞUŞ ARKADAŞI HASAN ATAMAN YILDIRIM GÖZALTINDA
Operasyon kapsamında gözaltına alınan üçüncü isim, Kozinoğlu’nun cezaevindeki koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım oldu. Yıldırım’ın da Ergenekon davası tutukluları arasında yer aldığı ve Kozinoğlu ile aynı koğuşta kaldığı belirtildi.
HASAN ATİLLA UĞUR KIBRIS’TA: YAKALAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Soruşturmanın en dikkat çeken isimlerinden biri ise emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur oldu. Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı olan Uğur hakkında da yakalama ve gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Uğur’un Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunduğu tespit edilirken, yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Başsavcılık kaynaklarına göre karar henüz uygulanmadı ancak şüpheliyle irtibata geçildiği ifade edildi.
BAKAN GÜRLEK’TEN NET MESAJ: “YILLAR GEÇSE DE PEŞİNDEYİZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından sosyal medya hesabından çarpıcı bir açıklama yaptı. Gürlek, “Aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçler kararlılıkla yürütülmektedir” ifadelerini kullandı. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananların, olay sonrası yürütülen adli işlemlerin ve önceki soruşturma sürecinin “hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde” yeniden incelendiğini vurguladı.
SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ: FETH-İ KABİRDEN 4. DALGAYA
Kozinoğlu soruşturması, 15 yıl aradan sonra yeniden açılmış ve kapsamı her geçen gün genişlemişti. Soruşturma kapsamında daha önce Kozinoğlu’nun mezarı açılarak (feth-i kabir) doku örnekleri alınmış, cezaevinde kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılmaya başlanmıştı. İlk üç dalga operasyonda cezaevi görevlileri, sağlık çalışanları ve bir muhabir gözaltına alınmıştı. Bugünkü 4. dalga operasyonla birlikte soruşturma, olayın üzerini örttüğü iddia edilen adli makamlara ve koğuş arkadaşlarına kadar uzanmış durumda.
