Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin ortaklaşa hazırladığı taslak metin, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda atılacak en somut adım olarak görülüyor. PKK’nın silah bırakma sürecinin yasal zemine oturtulacağı düzenleme, ülkenin terör yükünden kurtulması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması açısından tarihî bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
KURTULMUŞ’TAN PARTİ ZİYARETLERİ: UZLAŞI ARAYIŞI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasaya ilişkin görüşleri almak üzere MHP, DEM Parti, Yeni Yol ve CHP’yi ziyaret etti. Kurtulmuş’un ziyaretlerini tamamlamasının ardından teklifin bu hafta içinde Meclis’e sunulabileceği belirtiliyor.
Görüşmelerde, AK Parti kurmaylarının tavsiyesi doğrultusunda teklife yeni eklemeler yapılabileceği de kulislerde konuşuluyor. Kurtulmuş, sürecin Meclis kapanmadan yasalaşması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
DEM PARTİ’DEN ÖCALAN VURGUSU
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Kurtulmuş ile yaptıkları görüşmenin ardından yaptıkları açıklamada, çerçeve yasada Abdullah Öcalan’ın statüsü ile özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının hayati önemini vurguladı.
Parti yetkilileri, “Çerçeve yasanın kapsayıcı karakteriyle, Kürt meselesinin çözümünü çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek katkıyı sağlaması gerektiğini vurguladık” ifadelerini kullandı.
Ancak iktidar cephesi, taslakta Öcalan’a yönelik herhangi bir statü düzenlemesine sıcak bakmıyor. Görüşmelerin ardından bu tablonun değişip değişmeyeceği ise merak konusu.
ÖZEL KOMİSYON KURULACAK: SİLAH BIRAKMA SÜRECİ TAKİP EDİLECEK
Çerçeve yasa taslağının en dikkat çeken maddelerinden biri, sürecin koordinasyonu için özel bir komisyon kurulmasını öngörmesi. DW Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, bu komisyon:
- Terör örgütü PKK’nın açıkladığı silah bırakma sürecini izleyecek
- Sürecin koordinasyonunu sağlayacak
- Terör örgütü üyelerinin “rehabilitasyon” ve “istihdam” gibi yollarla topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yürütecek
Komisyonun başkanı Cumhurbaşkanı tarafından atanacak, üyeleri ise belirlenen bakanlıklar tarafından seçilecek. Örgütün silahları bıraktığı ve varlığına son verdiği ise bir Cumhurbaşkanlığı kararı ile kayıt altına alınacak.
DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARGILAMA SÜRECİ
Taslakta, silah ve şiddet eylemlerini bıraktığını beyan eden örgüt mensuplarının Ankara’da ağır ceza mahkemelerinde yargılanacağı ve bu kişilere denetimli serbestlik uygulanacağı hüküm altına alınıyor.
- Kapsam dışı suçlar: “Kasten öldürme” ve “işkence” gibi ağır suçlar denetimli serbestlik kapsamı dışında tutulacak.
- Kapsamdaki suçlar: “Terör örgütü üyesi olma” ve “propaganda” gibi suçlar denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilecek.
- Süreler: Cezası 10 yıldan az olan suçlar için 4 yıl, 10 yılı geçen suçlar için ise 6 veya 7 yıl süreyle denetimli serbestlik uygulanacak.
Bu sürede yeniden suç işlemeyen örgüt mensuplarının geçmiş suçları infaz edilmiş sayılacak. Denetimli serbestlik süresinde suç işleyenler ise her iki suçtan da hapis cezası alacak. Ancak tüm bu kararlara itiraz edilebilecek.
SÜRELİ YASA VE HUKUKİ KORUMA
Çerçeve yasa, 3 veya 4 yıllık bir dönem sınırıyla süreli olarak yürürlüğe girecek. Meclis, kanunun süresini en fazla dört kez olmak üzere altışar ay süreyle uzatabilecek.
Ayrıca, kanunun uygulanması sürecinde görev alanlara hukuki bir kalkan getirilmesi ve terör mağdurlarının tazminat talep etme haklarının korunması da taslakta yer alıyor.
SONRAKİ AŞAMA: MECLİS’TE YOĞUN MESAİ
Çerçeve yasa taslağının bu ay sonu veya ağustos ayı başında Meclis’e sunulması bekleniyor. Taslak hakkında İmralı Adası’nda tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’a da bilgi verildiği iddia ediliyor.
DEM Parti’nin İmralı heyeti, önceki gün adaya yaptığı ziyaretin ardından Öcalan’ın “Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir” mesajını ilettiğini duyurdu.
Önümüzdeki günlerde Meclis’te yoğun bir mesai yaşanması ve çerçeve yasanın tüm partilerin katkısıyla şekillenmesi bekleniyor. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine giden yolda atılacak bu kritik adım, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.
