Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü, başkent Ankara’da devletin en üst düzey katılımıyla gerçekleştirilen resmi törenle kutlandı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamındaki ilk tören, geleneksel olduğu üzere Anıtkabir’de düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki heyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı’nı okudu.

ASLANLI YOL’DA GENİŞ KATILIMLI KORTEJ
Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol’daki yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu yer aldı. Kortejde ayrıca Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve siyasi partilerin temsilcileri de hazır bulundu. Bu tablo, siyasi yelpazenin farklı kesimlerinin Cumhuriyet Bayramı’nda bir araya geldiği bir görüntü oluşturdu.

ÖZEL DEFTER’DE “MİLLİ DAVA” VURGUSU
Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Milli Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Erdoğan’ın deftere yazdığı mesaj, iktidarın “Türkiye Yüzyılı” söylemini tarihsel bir referansla temellendirme çabası olarak dikkat çekti. Erdoğan, mesajında Atatürk’ün 1 Mart 1922 tarihli Meclis konuşmasından “Bizi milli davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Milli davamız bizim hayatımızdır” sözlerini alıntılayarak, “Bu ışıkta milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE YÜZYILI” NEDEN ÖNEMLİ?
Erdoğan’ın Özel Defter’e yazdığı mesaj, yalnızca bir bayram kutlaması değil, aynı zamanda 2027 bütçesi ve sonrasına ilişkin siyasi programın ideolojik çerçevesini de ortaya koydu. “Türkiye Yüzyılı” kavramı, iktidar tarafından Cumhuriyet’in ikinci asrına ilişkin bir hedef olarak konumlandırılıyor. Erdoğan’ın bu hedefi “milli dava” olarak nitelendirmesi, söz konusu vizyonun retorik düzeyden çıkarılıp devletin resmi hafızasına kaydedilmesi anlamını taşıyor. Bu çerçevede tören, bir yandan Cumhuriyet’in kuruluş ideallerine bağlılık mesajı verirken, diğer yandan da hükümetin gelecek dönem önceliklerini meşrulaştırma işlevi gördü.


ANITKABİR HALKIN ZİYARETİNE AÇILDI
Resmi törenin tamamlanmasının ardından Anıtkabir, yurdun dört bir yanından gelen vatandaşların ziyaretine açıldı. Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla başkentte gün boyu süren etkinlikler, devlet protokolünün yanı sıra halkın geniş katılımıyla gerçekleştirildi. 103. yıl kutlamaları, siyasi liderlerin bir aradalığı ve “Türkiye Yüzyılı” vurgusunun öne çıkmasıyla hafızalarda yer etti.
