Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP), Türkiye’nin ekonomik hedeflerini yeniden şekillendirdi. Programda 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3’e çekilirken, enflasyon hedefi ise yüzde 28,4 olarak güncellendi. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, bu yukarı yönlü revizyonun perde arkasını ve özellikle bölgesel savaşın enflasyon üzerindeki yıkıcı etkisini detaylandırdı.
HEDEFLER ORTAK BELİRLENDİ, REVİZYONUN İKİ ANA NEDENİ
Karahan, OVP hedeflerinin Merkez Bankası ile ortak bir şekilde belirlendiğini vurgulayarak, yapılan revizyonun geçmiş dönem gerçekleşmelerinden ve küresel gelişmelerden kaynaklandığını ifade etti. Başkan, bir önceki yıl hedefin üzerinde kalan enflasyonun sonraki yıllara sarkan bir etkisi olduğunu belirtirken, esas belirleyici faktörün küresel konjonktür olduğunu söyledi. Pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunlarının, ticaret savaşlarının ve ardından gelen fiziki savaşların enflasyon dinamiğine ciddi etkileri olduğunu vurguladı.
SAVAŞIN FATURASI: 7 PUANA YAKIN DOĞRUDAN ETKİ
TCMB Başkanı’nın açıklamalarında en dikkat çekici nokta, bölgesel savaşın Türkiye enflasyonuna doğrudan maliyetinin net bir şekilde ortaya konması oldu. Karahan, “Bu yıl da bu etkinin 7 puana yakın olduğunu hesaplıyoruz” diyerek somut bir rakam paylaştı.
Karahan, bu etkinin yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı olmadığının altını çizdi. Savaşın yol açtığı maliyet artışlarının; ulaştırma hizmetlerinden gıdaya, gübre gibi tarımsal girdilerden temel mallara, dayanıklı tüketim ürünlerinden petrokimya sektörüne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını belirtti. “Bütün bunları genel olarak değerlendirdiğimizde 7 puana yaklaşan bir etki görüyoruz” ifadeleriyle bu etkinin sektörel bazdaki yayılımına dikkat çekti.
“KARAMSARLIĞA GEREK YOK” MESAJI
Enflasyon tahminindeki bu ciddi revizyona rağmen Karahan, karamsar bir tablo çizilmemesi gerektiğini savundu. Savaşın olumsuz etkilerine rağmen, para politikasının kontrol edebildiği alanlarda olumlu veriler alındığını belirten Başkan, emtia ve kur gelişmelerinin temel enflasyona yansımasının daha sınırlı kaldığını ifade etti.
Hizmet enflasyonundaki katılığa rağmen kira ve eğitim gibi kalemlerde önceki yıllara kıyasla daha olumlu bir tablo bulunduğunu da sözlerine ekleyen Karahan, “Bu yılki temel sapmanın savaşın beklenenden daha şiddetli gerçekleşmesi ve sürecin hâlâ devam etmesinden kaynaklandığını” sözlerine ekledi.
