Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, telefon görüşmesinde bölgedeki tırmanan gerilime dikkat çekti. Taraflar, sükunetin yeniden tesis edilmesi için 18 Haziran 2026’da imzalanan ancak kısa süre içinde askıya alınan İslamabad Mutabakat Zaptı’nın yeniden hayata geçirilmesi gerektiğinde uzlaştı.
İSLAMABAD MUTABAKATI: 60 GÜNLÜK UMUT VE ARDINDAN GELEN ÇÖKÜŞ
ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında 18 Haziran 2026’da elektronik ortamda imzalanan 14 maddelik mutabakat, ilk adım olarak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal açmasını, ABD’nin ise deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirmesini öngörüyordu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in arabuluculuğunda imzalanan bu tarihi anlaşma, bölgede gerilimi düşürecek bir fırsat olarak görülmüştü.
Ancak mutabakatın uygulanması kısa sürede sekteye uğradı. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer konusunda yaşanan anlaşmazlıkların ardından temmuz ayında çatışmalar yeniden başladı. Tahran yönetimi, ABD’nin saldırıları ve deniz ablukasını yeniden uygulama girişimi nedeniyle İslamabad Mutabakatı’nın geçerliliğini yitirdiğini duyurdu.
İRAN’DAN ABD’YE ŞART: “YÜKÜMLÜLÜKLER YERİNE GETİRİLSİN”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde İran’ın da buna karşılık derhal adım atacağını belirtmişti. Pezeşkiyan daha önce yaptığı açıklamalarda, mutabakatın İran’ın dış ilişkilerinin merkezi olacağını ve tarafların yükümlülüklerine bağlılığının önemini vurgulamıştı.
Ancak aynı gün ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a ait askeri hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgası düzenlediğini duyurdu. Saldırılarda hava savunma sistemleri, radarlar, deniz unsurları, mayın döşeme kabiliyetleri ve iletişim merkezlerinin hedef alındığı açıklandı. Ardından CENTCOM, İran Devrim Muhafızları’nın iki ABD savaş gemisine yönelik balistik füze saldırılarının ardından üç İran ham petrol tankerini vurduğunu bildirdi.
MISIR-PAKİSTAN EKSENİ: DÖRTLÜ MEKANİZMA DEVREDE
Abdulati ve Dar, görüşmede yalnızca mutabakatın yeniden uygulanmasını istemekle kalmadı; Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin yer aldığı Dörtlü Bölgesel Mekanizma kapsamında istişare ve yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusunda da mutabık kaldı. İki bakan, bölgesel güvenlik ile istikrarı güçlendirecek ve çatışmanın yayılmasını önleyecek kapsamlı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya varılmasının önemini vurguladı.
Mısır, 18 Haziran’da mutabakat zaptının imzalanmasını memnuniyetle karşılamış ve anlaşmanın gerilimin düşürülmesi ile bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanması açısından önemine dikkat çekmişti. Ancak çatışmaların yeniden başlaması, bölge ülkelerini yeni bir diplomasi trafiğine yöneltti.
SAVAŞIN GÖLGESİNDE DİPLOMASİ ARAYIŞI
Mısır ve Pakistan’ın bu ortak çağrısı, ABD ile İran arasındaki gerilimin her geçen gün derinleştiği bir dönemde geldi. Taraflar arasında doğrudan bir müzakere zemini bulunmazken, bölgesel aktörlerin arabuluculuk çabaları yeniden önem kazanıyor. İki bakanın çağrısının, mutabakatın askıya alınmasının ardından bölgede yaşanan askeri çatışmaların sona erdirilmesi ve diplomatik çözümün teşvik edilmesi yönünde atılmış önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.
