Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cevdet Yılmaz ‘Terörsüz Türkiye’ İçin ‘Türkiye Modeli’nin Müjdesini Verdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, TBMM’de 467 oyla kabul edilen yasanın tamamen yerli bir mutabakat ürünü olduğunu vurguladı. Silahların bırakılması ve örgütsel fesih süreçlerinin sahadaki teyidinin ardından yargı sürecinin başlayacağını belirten Yılmaz, terörün ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon doları bulduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı

Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, Türkiye’nin siyasi ve hukuki geleceğine yön veren kritik mesajlara sahne oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” vizyonuna ulaşmak için atılan adımları ve yasal çerçevenin işleyişini kamuoyuyla paylaştı.

Yılmaz, konuşmasında terörün ülkeye maliyetinden, Meclis’teki geniş uzlaşıya, sürecin dış güçlerden bağımsızlığından yargı aşamasına kadar birçok kritik başlığa değindi.

TERÖRÜN EKONOMİK YIKIMI: 2,3 TRİLYON DOLARLIK DEV FATURA

Konuşmasının başında terörün Türkiye’nin kalkınma hamlelerine verdiği zarara dikkat çeken Cevdet Yılmaz, şehitler ve sivil kayıplar dışarıda bırakıldığında bile ekonomik tahribatın çarpıcı boyutlara ulaştığını söyledi.

“Terör yarım asra yakın bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiştir. Sadece doğrudan ekonomik maliyeti en az 2,3 trilyon dolardır. Devletimizin kararlı mücadelesi ve milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştık.”

Bu rakam, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu da ortaya koyuyor.

MECLİS’TE 467 OYYLA TARİHİ MUTABAKAT

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” un TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilmesini, Türk siyasetinin temel meselelerde uzlaşı üretebilme kapasitesinin kanıtı olarak nitelendirdi.

Tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, Türkiye’nin sağladığı geniş bir mutabakkattır. Meclisimiz, temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğini bir kez daha göstermiş oldu.”

DIŞ GÜÇ YOK, TAMAMEN YERLİ VE MİLLİ MODEL

Yılmaz’ın konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, sürecin hiçbir dış müdahaleye açık olmadığına dair vurguydu. Yılmaz, bu yaklaşımı “Türkiye modeli” olarak tanımladı:

“Bir başka ülkenin, bir başka gücün devreye girmediği, tamamen ‘Türkiye modeli’ diyebileceğimiz bir anlayışla bu sorundan ülkemizi kurtarma gayreti içindeyiz. Meclisimizin ortaya koyduğu irade çok çok kıymetli.”

Bu açıklama, yurt içinde ve uluslararası alanda sürecin özgünlüğüne yapılan güçlü bir atıf olarak değerlendirildi.

SİLAHLARIN BIRAKILMASI VE TEYİT SÜRECİ: İLK AŞAMA TESPİT VE ONAY

Yasa kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısında 4 alt kurul ihdas edildiğini belirten Yılmaz, sürecin aşamalarını net bir şekilde ortaya koydu:

  • Birinci aşama – Tespit ve teyit: Sahada silahların bırakıldığının ve örgütsel yapıların tasfiye edildiğinin ilgili kurumlarca hassasiyetle izlenmesi.
  • İkinci aşama – MGK onayı: Bu tespitlerin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla tescillenmesi.
  • Üçüncü aşama – Yargı süreci: Teyit ve onayın ardından sürecin tamamen yargı ve hukuk mekanizmalarına devredilmesi.

Cevdet Yılmaz, bu üç aşamalı işleyişin, devlet bürokrasisinin koordinasyonuyla yürütüleceğini ve şimdiden hazırlıkların tamamlandığını ifade etti.

ADLİ VE HUKUKİ KOORDİNASYON ALT KURULU ÇALIŞMALARA BAŞLADI

Yılmaz, sürecin hukuki ayağına ilişkin olarak Adalet Bakanlığı koordinasyonunda bir “Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu” oluşturulduğunu ve bu kurulun çalışmalarına başladığını duyurdu.

“Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği ve MGK kararıyla da bunun tescillendiği bir ortamda, ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak.”

Ayrıca sosyal uyum konuları için ayrı bir alt komisyon kurulduğunu belirten Yılmaz, bu yapıların zamanı geldiğinde devreye gireceğini ve yargı teşkilatının tüm paydaşlarının sürece katkı sunacağına inandığını söyledi.

HEDEF: TERÖR GÜNDEMİNİ KALICI OLARAK GERİDE BIRAKMAK

Konuşmasının sonunda Yılmaz, bu sürecin nihai amacını net bir dille ifade etti:

“Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, ülkemizin imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz.”

Bu sözler, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde güvenlik, ekonomi ve toplumsal bütünleşme alanlarında yeni bir safhaya geçileceğinin sinyali olarak yorumlandı.

SONRAKİ ADIM: YARGI SÜRECİNİN İŞLEYİŞİ VE TOPLUMSAL UYUM

Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, “Terörsüz Türkiye” hedefine giden yolda sadece güvenlik önlemlerinin değil, aynı zamanda hukuki ve sosyal mekanizmaların da eşgüdüm içinde çalışacağını gösteriyor. Takip ve Değerlendirme Kurulu ile alt kurulların süreci yakından takip edeceği, Adalet Bakanlığı ve yargı organlarının ise teyit aşaması sonrasında aktif rol üstleneceği belirtildi.

Önümüzdeki günlerde, MGK kararının ardından yargı sürecinin nasıl işleyeceğine ve sosyal uyum çalışmalarının detaylarına ilişkin yeni gelişmeler bekleniyor. Türkiye, bu tarihi dönemeçte kendi modelini hayata geçirirken, uluslararası kamuoyu da sürecin yerli ve milli niteliğini yakından takip ediyor.