Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’ndeki ölümü, yıllardır istihbarat ve siyaset çevrelerinde tartışma konusu olmuştu. “Doğal ölüm” raporuyla kapatılan dosya, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla yeniden ele alındı. Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmeden hemen önce B-1 Koğuşu 4 Nolu odada kaleme aldığı el yazılı notlar, dosyaya en somut deliller olarak girdi.
Kozinoğlu’nun oğlu Özel Kozinoğlu’nun da ifadesine başvurulan soruşturmada, bu notların ölümün arkasındaki sır perdesini aralaması bekleniyor.
“KOZİNOĞLU 3 İSİMLİ KLASÖR: DELİL NİTELİĞİ OLMAYAN BİR KOMPLO”
Kozinoğlu’nun notlarında, dönemin FETÖ kumpas davalarından biri olan Odatv davasında bilinçli olarak “günah keçisi” seçildiğini vurguladığı görülüyor. 37 yıllık meslek hayatı boyunca hiçbir gazeteciyle irtibat kurmadığını belirten Kozinoğlu, hakkındaki iddiaları şu sözlerle reddediyor:
“İddianameye göre benim bu suçu işlediğimi gösteren tek delil ‘Kozinoğlu 3’ isimli klasördür. Malumunuz bir dijital veriye yaratıcısı tarafından her isim verilebilir. Sonuç olarak delil niteliği olmayan bir bilgisayar verisi üzerinde soyadımın geçmesi iddiaları ile doğrudan benim üzerime düzenlenmiş bir komplodur.”
DEŞİFRE EDİLME VE HEDEF GÖSTERİLME İDDİALARI
Notlarda, tutuklanma sürecinden önce devletin en üst kademelerinin bilgisi ve emri doğrultusunda Afganistan’da görev yaptığını belirten Kozinoğlu, dezenformasyona uğrama sürecini de anlatıyor. Özellikle MİT’ten ilişiği kesilen Mehmet Eymür tarafından medyaya hedef gösterildiğini ve fotoğraflarının sızdırıldığını kaydeden Kozinoğlu şunları yazmış:
“Birçok ülkede istihbaratçıların kimliğini deşifre edenlere ağır cezalar verilir. Bizde deşifre etmek hatta onun fotoğraflarını çekmek! Ceza alıyorlar mı? Hayır. Hiç çekinmeden El-Kaide Örgütü bağlamında görevli olduğumu açık açık yazdılar. Beni ve tüm ailemi hedef ettiler.”
ZEHİRLENME ŞÜPHESİ VE İHMALLER ZİNCİRİ BİRLİKTE İNCELENECEK
Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun notlarında dile getirdiği “hedef gösterilme” ve “komplo” iddialarının yanı sıra, cezaevinde yaşanan olası ihmaller ve zehirlenme şüpheleri de titizlikle inceleniyor. Başsavcılık kaynakları, olayın arkasındaki olası azmettiriciler ile görevini ihmal eden personelin sorgulanacağını belirtiyor.
Kozinoğlu’nun notlarında yer alan “Cezaevinde yatmak devlet göreviyse kabulümdür. Ancak komplo sahiplerinin iddialarıyla yargısız infaz edileceksem veya başkasının suçunu üstlenmeye zorlanacaksam bunu kabul etmem mümkün değildir” sözleri, dosyanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
