Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mekke Anlaşması’na Kapsamlı Açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesine verdiği mülakatta Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesine verdiği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, anlaşmanın yalnızca konjonktürel bir gelişme olmadığını, değişen bölgesel şartlar karşısında ortaya konulan stratejik bir irade olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı, bölgesel barış ve istikrarın tesisi için Türkiye’nin üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini vurguladı.

SUUDİ ARABİSTAN İLE STRATEJİK İLİŞKİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ile ilişkileri “ortak tarihin, kardeşlik bağlarının ve karşılıklı çıkarların şekillendirdiği stratejik bir ilişki” olarak tanımladı. İki ülke arasındaki ilişkilerde son dönemde yakalanan ivmeden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, siyasi diyaloğun güçlendirilmesinin yanı sıra ekonomi, ticaret, yatırım, savunma sanayii, enerji ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda iş birliğinin geliştirildiğini ifade etti.

“Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi dönemsel gelişmelerin ötesinde, uzun vadeli ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde ele alıyoruz. Bölgemizin çok ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki yakın istişare ve iş birliği daha da önem kazanmış durumda.”

MEKKE ANLAŞMASI: STRATEJİK İRADE VE KOLEKTİF CAYDIRICILIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Anlaşması’nı “günübirlik gelişmelere verilmiş bir tepki” olarak görmenin yanlış olacağını vurguladı:

“Mekke’de ortaya çıkan üçlü mekanizmayı, günübirlik gelişmelere verilmiş bir tepki olarak göremeyiz. Attığımız adım değişen bölgesel şartlar karşısında ortaya konulan stratejik bir iradedir.”

Anlaşmanın, taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırının üç tarafa birden yapılmış sayılacağına ilişkin maddesine de açıklık getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Mekke Ortak Savunma Anlaşması her şeyden önce kolektif caydırıcılığı temel alan bir anlaşma. Güvenlik ve savunma iş birliğimizi ilerletecek, savunma sanayiinde ortak projeler geliştirecek ve terörizmle mücadelede bizlere güç verecek bir anlaşma.”

“HİÇBİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYORUZ, HERKESE AÇIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığını net bir dille ifade etti:

“Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı. Anlaşma maddelerinde de açık, net ifade edildiği gibi burada esas olan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdidin diğer taraflarca da ortak bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesidir.”

Erdoğan, ittifakın genişlemeye açık olduğunun da sinyalini verdi:

“Mekke Ortak Savunma Anlaşması, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır.”

“BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın temel mesajını “birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir” sözleriyle özetledi:

“Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın mesajı gayet açıktır, birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir. Bu anlayışı bölgemizde kapsayıcı bir yaklaşımla hayata geçirdiğimiz takdirde kalıcı barış, istikrar ve refah ortamını hepimizin faydasına olacak şekilde hayata geçireceğimize inanıyoruz.”

HÜRMÜZ BOĞAZI VE BÖLGESEL GERİLİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilime de değinerek, bölgenin küresel önemine dikkat çekti:

“Hürmüz Boğazı, bölgesel değil küresel önemi haiz bir nokta. Küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret bakımından da son derece stratejik bir geçiş noktası. Bizim temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin bir an önce sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli, istikrarlı ve kesintisiz bir şekilde uluslararası ticarete hizmet etmesi yönünde.”

Türkiye olarak her zaman gerilimin değil diplomasinin, çatışmanın değil diyaloğun yanında olduklarını belirten Erdoğan, “Bütün taraflarla diyalog kurarak sorunların müzakere yoluyla çözülmesini savunduk” dedi.