Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın birinci gününde Ankara’daki konutunun önünde gazeteciler ve vatandaşlarla bayramlaşarak gündeme ilişkin merak edilen soruları yanıtladı. “Mutlak butlan” kararı sonrası parti içinde tırmanan gerilime rağmen birlik ve beraberlik mesajları veren Kılıçdaroğlu, en çok tartışılan kurultay takvimi konusunda ilk kez bu kadar net konuştu. Kılıçdaroğlu, “Kurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti olur mu? Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır, sorun yok” derken, Özgür Özel ile bayramlaşma ve yüz yüze görüşme ihtimaline de “Niye olmasın? Biz düşman değiliz ki” sözleriyle kapıyı açık bıraktı. Öte yandan CHP lideri, genel merkeze yapılan polis müdahalesini “Cumhuriyet Halk Partisi’nin en karanlık günü” olarak nitelendirdi.
BAHÇELİ İLE BAYRAMLAŞMA: “KİBAR BİR ÖZELLİĞİ VAR, ARAR”
Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile gerçekleştirdiği bayramlaşma telefon görüşmesinin ayrıntılarını da paylaştı. Bahçeli’nin jestinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılıçdaroğlu, “Sayın Bahçeli aradı, teşekkür ettim kendisine. Doğal olarak her bayramda bir şekliyle bayramlaşıyorduk. Sayın Bahçeli’nin öyle kibar bir özelliği var, arar” dedi. Görüşmede sürece dair herhangi bir yorum yapılmadığını vurgulayan CHP lideri, “Sadece bayramlaşma. Zaten bayramlaşmada başka konular doğal olarak konuşulmaz, görüşülmez. Onların iyi niyetleri, mesajları oluyor, bizim de iyi niyetlerimiz, mesajlarımız oluyor” ifadelerini kullandı.
ÖZEL İLE TEMAS SİNYALİ: “DÜŞMAN DEĞİLİZ, AYNI PARTİDE İKİ KİŞİYİZ”
Gazetecilerin Özgür Özel ile bir görüşme olup olmayacağına dair ısrarlı soruları üzerine Kılıçdaroğlu, uzlaşmacı bir ton benimsedi. Telefonla bayramlaşmanın da yüz yüze görüşmenin de mümkün olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Olur tabii, niye olmasın? Bayramlaşma da olur, tabii niye olmasın? Telefon mu bekliyorsunuz, aramayı mı düşünüyorsunuz? İkisi de olabilir” dedi. Yüz yüze gelme ihtimaline ilişkin ise “Niye gelmeyelim arkadaşlar? Biz düşman değiliz ki. Aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Dolayısıyla bütün partilerimizle buluşuruz, konuşuruz, görüşürüz. Bunlar bizim doğal görevlerimiz” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, parti içindeki ayrışmayı dönülemez noktalara taşımanın doğru olmadığını da sözlerine ekledi.
KURULTAY TAKVİMİ İÇİN İLK NET YANIT: “TEDBİR KALKINCA EN KISA SÜREDE”
Kamuoyunda en çok merak edilen konuların başında gelen kurultayın zamanlamasına ilişkin Kılıçdaroğlu, hukukçu arkadaşlarından aldığı bilgiyi aktardı. “Kurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti olur mu? Kurultay yapılacak. Tabii bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır yani, sorun yok” diyen Kılıçdaroğlu, sürecin hızlandırılması için talimat verdiğini de açıkladı: “Ben de hukukçu arkadaşlara söyledim. Dedim ki kurultay olması yönünde zaman zaman ifadeler, talepler, dilekler bize yansıyor. Biz bunu en kısa sürede nasıl yapabiliriz diye. Onlar bize, ‘Tedbir kararı olduğu sürece bunu yapamazsınız ama tedbir kararı kalktıktan sonra kurultayı yapabilirsiniz’ dediler.”
2 MİLYON ÜYELİ SEÇİM ÖNERİSİNE YANIT: “GENEL BAŞKANI KURULTAY SEÇER”
Özgür Özel’in bir gün önce İzmir’de gündeme getirdiği “2 milyon üyeyle genel başkan seçimi” önerisine de değinen Kılıçdaroğlu, bu çağrıya net bir yanıt verdi. Parti tüzüğüne işaret eden CHP lideri, “Genel başkanın nasıl seçileceği belli. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanları kurultaylar seçer” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu ayrıca partinin güçlü bir itiraz kültürü olduğunu belirterek, “Bu itiraz kültürü partiyi diri tutar. Bu yeni değil, öteden beri olan bir gelenektir. Diğer partilerden farklıdır Cumhuriyet Halk Partisi ama sonuçta o itiraz edenler bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, tartışırlar ama partinin ana ekseninden ayrılmazlar” diye konuştu.
İHRAÇ İDDİALARINA TEPKİ: “DEDİKODU, HUKUK İÇİNDE KALIRIZ”
Son günlerde kulisleri hareketlendiren ihraç listesi iddialarına da açıklık getiren Kılıçdaroğlu, bu tür haberleri “dedikodu” olarak nitelendirdi. “Bir parti yönetimi hukuk içinde ve ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birisinin talebiyle, öbürünün talebiyle bir şey yapamazsınız. Hukuk içinde kalmak zorundasınız” diyen Kılıçdaroğlu, ihraç sürecinin nasıl işlemesi gerektiğini de anlattı: “İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi hemen tutup da ‘Ben bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim’ diye bir kural yok. Açarsınız partinin tüzüğünü, bir kişi hangi gerekçelerle partiden ihraç edilir, bakarsınız oraya.”
PARTİ MECLİSİ SİNYALİ: “BÜYÜK İHTİMALLE TOPLAYACAĞIZ”
Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerin yol haritasına ilişkin de ipuçları verdi. 30 Mayıs’ta Genel Merkez’de yapılacak halk buluşmasının ardından Parti Meclisi’ni toplayacağını belirten CHP lideri, “Büyük bir olasılıkla toplayacağız. Ondan sonra da Parti Meclisi’ni doğal olarak toplayacağız. Merkez Yönetim Kurulu’nu belirleyeceğiz, yolumuza devam edeceğiz” dedi. 30 Mayıs’ta Özgür Özel’in de Ankara’da bir programının olduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, aynı gün bir araya gelme ihtimaline “Olabilir, olabilir tabii” yanıtını verdi.
“CHP TARİHİNİN EN KARANLIK GÜNÜ: KAPILAR KAPANAMAZ”
Kılıçdaroğlu’nun en sert açıklamaları ise genel merkeze yapılan polis müdahalesiyle ilgili oldu. CHP tarihinden örnekler vererek yaşananlara tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet tarihinde, CHP’nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. Tarihinde CHP Genel Merkezi’nin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. CHP Genel Merkezi’nden dışarıya taş atılmamıştır.” Bolu Belediye Başkanı’nın kendisini protesto ettiği dönemi hatırlatan Kılıçdaroğlu, o zaman “Arzu ederse genel merkeze gelsin, çay ısmarlayın” dediğini aktararak, “Böyle bir yapıdan siz çıkıp da ‘Ben kapıları kapatacağım’ diyemezsiniz. Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Bizim tarihimizde yoktur” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, bu konudaki tüm ayrıntıları 30 Mayıs’taki halk buluşmasında anlatacağını da sözlerine ekledi.
