Hızlı kilo verme amacıyla kullanılan zayıflama iğnelerine yönelik talep son yıllarda dikkat çekici şekilde artarken, uzmanlar bilinçsiz kullanımın önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle diyabet tedavisinde geliştirilen bazı ilaçların kilo kontrolü amacıyla yaygınlaşması, beraberinde yeni sağlık tartışmalarını da gündeme taşıdı.
“ZAYIFLAMA İĞNESİ” TALEBİ SON İKİ YILDA ARTTI
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Simla Dilara Sezgin, kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen ilaçlara olan ilginin son dönemde belirgin biçimde yükseldiğini söyledi.
Sezgin, piyasaya giren yeni ilaçlarla birlikte kullanım oranlarının arttığını belirterek, bu ürünlerin başlangıçta Tip 2 diyabet tedavisi amacıyla geliştirildiğini ancak günümüzde kilo kontrolü için de yaygın şekilde tercih edildiğini ifade etti.
GLP-1 AGONİSTLERİ NASIL ETKİ GÖSTERİYOR?
Uzmanlara göre GLP-1 agonisti olarak tanımlanan ilaçlar, iştahı baskılayarak ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kaybına destek oluyor. Ancak bu ilaçların etkileri yalnızca kilo kaybıyla sınırlı kalmıyor.
Tedavi sürecinde en sık görülen yan etkiler arasında mide bulantısı, sindirim sistemi rahatsızlıkları, baş ağrısı ve enjeksiyon bölgesinde hassasiyet yer alıyor. Uzmanlar, bu etkilerin bazı hastalarda zamanla azalabileceğini belirtiyor.
PANKREATİT VE TİROİT RİSKİ UYARISI
Simla Dilara Sezgin, kontrolsüz kullanımın daha ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek özellikle pankreatit riskinin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca tiroit kanseri geçmişi bulunan kişilerde bu ilaçların kullanımının risk oluşturabileceğini vurgulayan Sezgin, tedavinin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
“MUCİZE YÖNTEM” ALGISI TEHLİKE YARATIYOR
Uzmanlar, sosyal medyada hızla yayılan “mucize zayıflama yöntemi” algısının toplumda yanlış kullanım riskini artırdığı görüşünde birleşiyor.
Estetik kaygılarla doktor kontrolü olmadan kullanılan ilaçların ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtilirken, kilo verme sürecinde bilinçli ve tıbbi destekli yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
